İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Ankebut

al-`Ankabut · Dişi Örümcek · 69 ayet

Ankebut
Sayfaya git

Bu sure 396–404. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

29:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

الٓمٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elif Lam Mim.

İlişkiler10 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+5 daha
29:2

أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتۡرَكُوٓاْ أَن يَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا وَهُمۡ لَا يُفۡتَنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha
29:3

وَلَقَدۡ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ فَلَيَعۡلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْ وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱلۡكَـٰذِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
29:4

أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَسۡبِقُونَاۚ سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
29:5

مَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
29:6

وَمَن جَـٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَـٰهِدُ لِنَفۡسِهِۦٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlere muhtaç değildir.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 397 Ankebut

29:7

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَلَنَجۡزِيَنَّهُمۡ أَحۡسَنَ ٱلَّذِى كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.

İlişkiler26 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha
29:8

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ حُسۡنًاۖ وَإِن جَـٰهَدَاكَ لِتُشۡرِكَ بِى مَا لَيۡسَ لَكَ بِهِۦ عِلۡمٌ فَلَا تُطِعۡهُمَآۚ إِلَىَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Sınırlandırır
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
29:9

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَنُدۡخِلَنَّهُمۡ فِى ٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتۡنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصۡرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمۡۚ أَوَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanlardan öyleleri vardır ki, "Allah'a inandık" derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah'ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, "Biz de sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱلۡمُنَـٰفِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبِعُواْ سَبِيلَنَا وَلۡنَحۡمِلۡ خَطَـٰيَـٰكُمۡ وَمَا هُم بِحَـٰمِلِينَ مِنۡ خَطَـٰيَـٰهُم مِّن شَىۡءٍۖ إِنَّهُمۡ لَكَـٰذِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَلَيَحۡمِلُنَّ أَثۡقَالَهُمۡ وَأَثۡقَالًا مَّعَ أَثۡقَالِهِمۡۖ وَلَيُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ عَمَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمۡ أَلۡفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمۡسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمۡ ظَـٰلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 398 Ankebut

فَأَنجَيۡنَـٰهُ وَأَصۡحَـٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلۡنَـٰهَآ ءَايَةً لِّلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِبۡرَٰهِيمَ إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُۖ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٌ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Paralel
Aynı konu

إِنَّمَا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡثَـٰنًا وَتَخۡلُقُونَ إِفۡكًاۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمۡلِكُونَ لَكُمۡ رِزۡقًا فَٱبۡتَغُواْ عِندَ ٱللَّهِ ٱلرِّزۡقَ وَٱعۡبُدُوهُ وَٱشۡكُرُواْ لَهُۥٓۖ إِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz."

İlişkiler20 bağlantı · 7 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَإِن تُكَذِّبُواْ فَقَدۡ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبۡلِكُمۡۖ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+2 daha
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ كَيۡفَ يُبۡدِئُ ٱللَّهُ ٱلۡخَلۡقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥٓۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

İlişkiler23 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

قُلۡ سِيرُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ بَدَأَ ٱلۡخَلۡقَۚ ثُمَّ ٱللَّهُ يُنشِئُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡـَٔاخِرَةَۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ قَدِيرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَرۡحَمُ مَن يَشَآءُۖ وَإِلَيۡهِ تُقۡلَبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَمَآ أَنتُم بِمُعۡجِزِينَ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِۖ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ وَلِقَآئِهِۦٓ أُوْلَـٰٓئِكَ يَئِسُواْ مِن رَّحۡمَتِى وَأُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 399 Ankebut

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱقۡتُلُوهُ أَوۡ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

İlişkiler18 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَقَالَ إِنَّمَا ٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡثَـٰنًا مَّوَدَّةَ بَيۡنِكُمۡ فِى ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ ثُمَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ يَكۡفُرُ بَعۡضُكُم بِبَعۡضٍ وَيَلۡعَنُ بَعۡضُكُم بَعۡضًا وَمَأۡوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak; kiminiz kiminize lanet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır."

İlişkiler41 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+11 daha
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

۞ فَـَٔامَنَ لَهُۥ لُوطٌۘ وَقَالَ إِنِّى مُهَاجِرٌ إِلَىٰ رَبِّىٓۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Lut ona inandı ve İbrahim 'Doğrusu ben Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum, O şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir' dedi.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَوَهَبۡنَا لَهُۥٓ إِسۡحَـٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَجَعَلۡنَا فِى ذُرِّيَّتِهِ ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلۡكِتَـٰبَ وَءَاتَيۡنَـٰهُ أَجۡرَهُۥ فِى ٱلدُّنۡيَاۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلۡـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükafatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare+3 daha
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَلُوطًا إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ إِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلۡفَـٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنۡ أَحَدٍ مِّنَ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz."

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَئِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقۡطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأۡتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلۡمُنكَرَۖ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱئۡتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِى عَلَى ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡمُفۡسِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 400 Ankebut

وَلَمَّا جَآءَتۡ رُسُلُنَآ إِبۡرَٰهِيمَ بِٱلۡبُشۡرَىٰ قَالُوٓاْ إِنَّا مُهۡلِكُوٓاْ أَهۡلِ هَـٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِۖ إِنَّ أَهۡلَهَا كَانُواْ ظَـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+7 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًاۚ قَالُواْ نَحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَن فِيهَاۖ لَنُنَجِّيَنَّهُۥ وَأَهۡلَهُۥٓ إِلَّا ٱمۡرَأَتَهُۥ كَانَتۡ مِنَ ٱلۡغَـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

İlişkiler33 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَلَمَّآ أَن جَآءَتۡ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمۡ وَضَاقَ بِهِمۡ ذَرۡعًا وَقَالُواْ لَا تَخَفۡ وَلَا تَحۡزَنۡۖ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهۡلَكَ إِلَّا ٱمۡرَأَتَكَ كَانَتۡ مِنَ ٱلۡغَـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهۡلِ هَـٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ رِجۡزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُواْ يَفۡسُقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَلَقَد تَّرَكۡنَا مِنۡهَآ ءَايَةَۢ بَيِّنَةً لِّقَوۡمٍ يَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, aklını kullanacak bir kavm için o memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبًا فَقَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱرۡجُواْ ٱلۡيَوۡمَ ٱلۡـَٔاخِرَ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِى ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِى دَارِهِمۡ جَـٰثِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

İlişkiler14 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَعَادًا وَثَمُودَاْ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَـٰكِنِهِمۡۖ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَـٰنُ أَعۡمَـٰلَهُمۡ فَصَدَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُواْ مُسۡتَبۡصِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ad ve Semud kavimlerini de helak ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Halbuki onlar gözü açık kimselerdi.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

Sayfa 401 Ankebut

وَقَـٰرُونَ وَفِرۡعَوۡنَ وَهَـٰمَـٰنَۖ وَلَقَدۡ جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ فَٱسۡتَكۡبَرُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَمَا كَانُواْ سَـٰبِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Andolsun, Musa kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَكُلًّا أَخَذۡنَا بِذَنۢبِهِۦۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِ حَاصِبًا وَمِنۡهُم مَّنۡ أَخَذَتۡهُ ٱلصَّيۡحَةُ وَمِنۡهُم مَّنۡ خَسَفۡنَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ وَمِنۡهُم مَّنۡ أَغۡرَقۡنَاۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَـٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

İlişkiler55 bağlantı · 6 tür

Açıklar+2 daha
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+23 daha

مَثَلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡلِيَآءَ كَمَثَلِ ٱلۡعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتۡ بَيۡتًاۖ وَإِنَّ أَوۡهَنَ ٱلۡبُيُوتِ لَبَيۡتُ ٱلۡعَنكَبُوتِۖ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ مِن شَىۡءٍۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَتِلۡكَ ٱلۡأَمۡثَـٰلُ نَضۡرِبُهَا لِلنَّاسِۖ وَمَا يَعۡقِلُهَآ إِلَّا ٱلۡعَـٰلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.

İlişkiler20 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

ٱتۡلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيۡكَ مِنَ ٱلۡكِتَـٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَۖ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِۗ وَلَذِكۡرُ ٱللَّهِ أَكۡبَرُۗ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا تَصۡنَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

İlişkiler32 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

Sayfa 402 Ankebut

۞ وَلَا تُجَـٰدِلُوٓاْ أَهۡلَ ٱلۡكِتَـٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحۡسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡۖ وَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيۡنَا وَأُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَإِلَـٰهُنَا وَإِلَـٰهُكُمۡ وَٰحِدٌ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَۚ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَـٰهُمُ ٱلۡكِتَـٰبَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَمِنۡ هَـٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤۡمِنُ بِهِۦۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَّا ٱلۡكَـٰفِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar ederler.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

وَمَا كُنتَ تَتۡلُواْ مِن قَبۡلِهِۦ مِن كِتَـٰبٍ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَۖ إِذًا لَّٱرۡتَابَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

İlişkiler29 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

بَلۡ هُوَ ءَايَـٰتُۢ بَيِّنَـٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّـٰلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَقَالُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَـٰتٌ مِّن رَّبِّهِۦۖ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡـَٔايَـٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

İlişkiler51 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+2 daha
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+23 daha

أَوَلَمۡ يَكۡفِهِمۡ أَنَّآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ يُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَرَحۡمَةً وَذِكۡرَىٰ لِقَوۡمٍ يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

İlişkiler36 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+20 daha

قُلۡ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيۡنِى وَبَيۡنَكُمۡ شَهِيدًاۖ يَعۡلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱلۡبَـٰطِلِ وَكَفَرُواْ بِٱللَّهِ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَـٰسِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır."

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 403 Ankebut

وَيَسۡتَعۡجِلُونَكَ بِٱلۡعَذَابِۚ وَلَوۡلَآ أَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَآءَهُمُ ٱلۡعَذَابُ وَلَيَأۡتِيَنَّهُم بَغۡتَةً وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.

İlişkiler47 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+2 daha
Aynı konu+18 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

يَسۡتَعۡجِلُونَكَ بِٱلۡعَذَابِ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةُۢ بِٱلۡكَـٰفِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

يَوۡمَ يَغۡشَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِن فَوۡقِهِمۡ وَمِن تَحۡتِ أَرۡجُلِهِمۡ وَيَقُولُ ذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

يَـٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِنَّ أَرۡضِى وَٰسِعَةٌ فَإِيَّـٰىَ فَٱعۡبُدُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.

İlişkiler12 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

كُلُّ نَفۡسٍ ذَآئِقَةُ ٱلۡمَوۡتِۖ ثُمَّ إِلَيۡنَا تُرۡجَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَنُبَوِّئَنَّهُم مِّنَ ٱلۡجَنَّةِ غُرَفًا تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَاۚ نِعۡمَ أَجۡرُ ٱلۡعَـٰمِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَكَأَيِّن مِّن دَآبَّةٍ لَّا تَحۡمِلُ رِزۡقَهَا ٱللَّهُ يَرۡزُقُهَا وَإِيَّاكُمۡۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُۖ فَأَنَّىٰ يُؤۡفَكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olsan mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. O halde nasıl (haktan) döndürülüyorlar?

İlişkiler31 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

ٱللَّهُ يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦ وَيَقۡدِرُ لَهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىۡءٍ عَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّن نَّزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ مِنۢ بَعۡدِ مَوۡتِهَا لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُۚ قُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, eğer onlara, "Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?" diye soracak olsan, mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. De ki: "Hamd Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 404 Ankebut

وَمَا هَـٰذِهِ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا لَهۡوٌ وَلَعِبٌۚ وَإِنَّ ٱلدَّارَ ٱلۡـَٔاخِرَةَ لَهِىَ ٱلۡحَيَوَانُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَإِذَا رَكِبُواْ فِى ٱلۡفُلۡكِ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمۡ إِلَى ٱلۡبَرِّ إِذَا هُمۡ يُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gemiye bindikleri zaman dini Allah'a has kılarak O'na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah'a ortak koşuyorlar.

İlişkiler26 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَـٰهُمۡ وَلِيَتَمَتَّعُواْۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.

İlişkiler24 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا جَعَلۡنَا حَرَمًا ءَامِنًا وَيُتَخَطَّفُ ٱلنَّاسُ مِنۡ حَوۡلِهِمۡۚ أَفَبِٱلۡبَـٰطِلِ يُؤۡمِنُونَ وَبِنِعۡمَةِ ٱللَّهِ يَكۡفُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hala batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓۚ أَلَيۡسَ فِى جَهَنَّمَ مَثۡوًى لِّلۡكَـٰفِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine geldiğinde, gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kafirler için bir yer mi yok?

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Karşıtlık
Aynı ibare+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَٱلَّذِينَ جَـٰهَدُواْ فِينَا لَنَهۡدِيَنَّهُمۡ سُبُلَنَاۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bizim uğrumuzda cihad edenler var ya, biz onları mutlaka yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, mutlaka iyilik yapanlarla beraberdir.

İlişkiler17 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha
Sure içi ayet haritası

…