فَكُلًّا أَخَذۡنَا بِذَنۢبِهِۦۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِ حَاصِبًا وَمِنۡهُم مَّنۡ أَخَذَتۡهُ ٱلصَّيۡحَةُ وَمِنۡهُم مَّنۡ خَسَفۡنَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ وَمِنۡهُم مَّنۡ أَغۡرَقۡنَاۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَـٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ ٤٠
فَكُلًّا nitekim hepsini أَخَذۡنَا yakaladık بِذَنۢبِهِۦۖ günahıyla فَمِنۡهُم onlardan مَّنۡ kiminin أَرۡسَلۡنَا gönderdik عَلَيۡهِ üstüne حَاصِبٗا taş yağdıran bir fırtına وَمِنۡهُم ve onlardan مَّنۡ kimini أَخَذَتۡهُ yakaladı ٱلصَّيۡحَةُ korkunç bir ses وَمِنۡهُم ve onlardan مَّنۡ kimini خَسَفۡنَا batırdık بِهِ onunla ٱلۡأَرۡضَ yere وَمِنۡهُم ve onlardan مَّنۡ kimini أَغۡرَقۡنَاۚ boğduk وَمَا ve كَانَ değildi ٱللَّهُ Allah EN لِيَظۡلِمَهُمۡ onlara zulmedecek وَلَـٰكِن fakat كَانُوٓاْ onlar أَنفُسَهُمۡ kendi kendilerine يَظۡلِمُونَ zulmediyorlardı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
İlişkiler55 bağlantı · 6 tür
Açıklar7:64 10:73 11:67 11:94 15:73 15:83 54:34
Aynı kök17:68
Paralel7:136
Aynı ibare3:117 9:70 10:44 16:33 30:9
Aynı konu6:6 11:66–67 11:82–83 16:45 17:103 21:77 26:66 27:58 34:9 36:29 43:55 67:16 Tümünü göster (+1)
Henüz sınıflandırılmamış2:52 2:57 6:45 7:4 8:54 10:39 11:82 11:101 13:11 15:74 16:118 19:98 Tümünü göster (+16)