وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمۡ أَلۡفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمۡسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمۡ ظَـٰلِمُونَ ١٤
وَلَقَدۡ ve andolsun أَرۡسَلۡنَا biz gönderdik نُوحًا Nuh'u إِلَىٰ kavmine قَوۡمِهِۦ his people EN فَلَبِثَ kaldı فِيهِمۡ onların arasında أَلۡفَ bin سَنَةٍ seneden إِلَّا eksik خَمۡسِينَ elli عَامٗا yıl فَأَخَذَهُمُ sonunda yakaladı ٱلطُّوفَانُ Tufan وَهُمۡ haksızlık edenleri ظَـٰلِمُونَ (were) wrongdoers EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
İlişkiler24 bağlantı · 5 tür
Aynı kök8:9 97:3
Paralel7:59–64 7:64 10:73 23:23 71:1–28
Aynı ibare2:96 11:25 22:47 32:5
Aynı konu26:106 36:41–42 37:75–79
Henüz sınıflandırılmamış7:133 10:5 10:71 11:24 12:47 12:49 38:23 70:4 71:1 71:26–27