وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبًا فَقَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱرۡجُواْ ٱلۡيَوۡمَ ٱلۡـَٔاخِرَ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِى ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ ٣٦
وَإِلَىٰ ve مَدۡيَنَ Medyen'e أَخَاهُمۡ kardeşleri شُعَيۡبٗا Şuayb'i (gönderdik) فَقَالَ dedi يَـٰقَوۡمِ ey kavmim ٱعۡبُدُواْ kuluk edin ٱللَّهَ Allah'a وَٱرۡجُواْ ve umun ٱلۡيَوۡمَ gününü ٱلۡـَٔاخِرَ ahiret وَلَا ve asla تَعۡثَوۡاْ karışıklık çıkarmayın فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN مُفۡسِدِينَ bozgunculukla
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:85–93
Paralel7:85 7:85–93 11:84 11:85
Aynı ibare2:60 11:84
Henüz sınıflandırılmamış7:85–92 11:61 22:44 25:21 26:176 26:176–190 26:191