فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱقۡتُلُوهُ أَوۡ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يُؤۡمِنُونَ ٢٤
فَمَا ve كَانَ olmadı جَوَابَ cevabı قَوۡمِهِۦٓ kavminin إِلَّآ başka bir şey أَن demelerinden قَالُواْ they said EN ٱقۡتُلُوهُ onu öldürün أَوۡ yahut حَرِّقُوهُ onu yakın فَأَنجَىٰهُ fakat onu kurtardı ٱللَّهُ Allah مِنَ ateşten ٱلنَّارِۚ the fire EN إِنَّ şüphesiz فِى vardır ذَٰلِكَ bunda لَـَٔايَـٰتٖ ibretler لِّقَوۡمٖ bir toplum için يُؤۡمِنُونَ inanan
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
İlişkiler18 bağlantı · 5 tür
Açıklar21:69
Devam eder29:17
Aynı kök6:63 7:165 10:22 12:45 21:88
Paralel21:68 21:68–69 37:97 37:97–98
Henüz sınıflandırılmamış2:49 20:40 21:55 21:69 21:71 37:96–97 45:10