İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Nahl

an-Nahl · Arı · 128 ayet

Nahl
Sayfaya git

Bu sure 267–281. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

16:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

أَتَىٰٓ أَمۡرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسۡتَعۡجِلُوهُۚ سُبۡحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

İlişkiler37 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+13 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha
16:2

يُنَزِّلُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنۡ أَمۡرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦٓ أَنۡ أَنذِرُوٓاْ أَنَّهُۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, "Benden başka ilah yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının" diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.

İlişkiler25 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
16:3

خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ تَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha
16:4

خَلَقَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
16:5

وَٱلۡأَنۡعَـٰمَ خَلَقَهَاۗ لَكُمۡ فِيهَا دِفۡءٌ وَمَنَـٰفِعُ وَمِنۡهَا تَأۡكُلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha
16:6

وَلَكُمۡ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسۡرَحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 268 Nahl

16:7

وَتَحۡمِلُ أَثۡقَالَكُمۡ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمۡ تَكُونُواْ بَـٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلۡأَنفُسِۚ إِنَّ رَبَّكُمۡ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
16:8

وَٱلۡخَيۡلَ وَٱلۡبِغَالَ وَٱلۡحَمِيرَ لِتَرۡكَبُوهَا وَزِينَةًۚ وَيَخۡلُقُ مَا لَا تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

İlişkiler32 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+18 daha
16:9

وَعَلَى ٱللَّهِ قَصۡدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنۡهَا جَآئِرٌۚ وَلَوۡ شَآءَ لَهَدَىٰكُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.

İlişkiler27 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۖ لَّكُم مِّنۡهُ شَرَابٌ وَمِنۡهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرۡعَ وَٱلزَّيۡتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلۡأَعۡنَـٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوۡمٍ يَتَفَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتُۢ بِأَمۡرِهِۦٓۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا ذَرَأَ لَكُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ مُخۡتَلِفًا أَلۡوَٰنُهُۥٓۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوۡمٍ يَذَّكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibretler vardır.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلۡبَحۡرَ لِتَأۡكُلُواْ مِنۡهُ لَحۡمًا طَرِيًّا وَتَسۡتَخۡرِجُواْ مِنۡهُ حِلۡيَةً تَلۡبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

İlişkiler13 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 269 Nahl

وَأَلۡقَىٰ فِى ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمۡ وَأَنۡهَـٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَعَلَـٰمَـٰتٍۚ وَبِٱلنَّجۡمِ هُمۡ يَهۡتَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

أَفَمَن يَخۡلُقُ كَمَن لَّا يَخۡلُقُۗ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَإِن تَعُدُّواْ نِعۡمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحۡصُوهَآۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعۡلِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَخۡلُقُونَ شَيۡـًٔا وَهُمۡ يُخۡلَقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

أَمۡوَٰتٌ غَيۡرُ أَحۡيَآءٍۖ وَمَا يَشۡعُرُونَ أَيَّانَ يُبۡعَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِلَـٰهُكُمۡ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌۚ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌ وَهُم مُّسۡتَكۡبِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkar etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İlişkiler19 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُسۡتَكۡبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.

İlişkiler20 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمۡۙ قَالُوٓاْ أَسَـٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman, "Öncekilerin masalları" dediler.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Karşıtlık
Aynı ibare+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış

لِيَحۡمِلُوٓاْ أَوۡزَارَهُمۡ كَامِلَةً يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِۙ وَمِنۡ أَوۡزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيۡرِ عِلۡمٍۗ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قَدۡ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنۡيَـٰنَهُم مِّنَ ٱلۡقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّقۡفُ مِن فَوۡقِهِمۡ وَأَتَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 270 Nahl

ثُمَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ يُخۡزِيهِمۡ وَيَقُولُ أَيۡنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمۡ تُشَـٰٓقُّونَ فِيهِمۡۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ إِنَّ ٱلۡخِزۡىَ ٱلۡيَوۡمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمۡۖ فَأَلۡقَوُاْ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعۡمَلُ مِن سُوٓءِۭۚ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

İlişkiler23 bağlantı · 5 tür

Karşıtlık
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَٱدۡخُلُوٓاْ أَبۡوَٰبَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَلَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Karşıtlık
Aynı kök
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

۞ وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمۡۚ قَالُواْ خَيۡرًاۗ لِّلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ فِى هَـٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٌۚ وَلَدَارُ ٱلۡـَٔاخِرَةِ خَيۡرٌۚ وَلَنِعۡمَ دَارُ ٱلۡمُتَّقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a karşı gelmekten sakınan kimselere, "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Hayr indirdi" derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+16 daha

جَنَّـٰتُ عَدۡنٍ يَدۡخُلُونَهَا تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُۖ لَهُمۡ فِيهَا مَا يَشَآءُونَۚ كَذَٰلِكَ يَجۡزِى ٱللَّهُ ٱلۡمُتَّقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükafatlandırır.

İlişkiler33 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+20 daha

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَۙ يَقُولُونَ سَلَـٰمٌ عَلَيۡكُمُ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.

İlişkiler30 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ أَوۡ يَأۡتِىَ أَمۡرُ رَبِّكَۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَـٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَأَصَابَهُمۡ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُواْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 271 Nahl

وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ لَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدۡنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىۡءٍ نَّحۡنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمۡنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىۡءٍۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ فَهَلۡ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

İlişkiler34 bağlantı · 4 tür

Aynı ibare+3 daha
Aynı konu+8 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَلَقَدۡ بَعَثۡنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱجۡتَنِبُواْ ٱلطَّـٰغُوتَۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنۡهُم مَّنۡ حَقَّتۡ عَلَيۡهِ ٱلضَّلَـٰلَةُۚ فَسِيرُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

İlişkiler48 bağlantı · 7 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+20 daha

إِن تَحۡرِصۡ عَلَىٰ هُدَىٰهُمۡ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِى مَن يُضِلُّۖ وَمَا لَهُم مِّن نَّـٰصِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَـٰنِهِمۡۙ لَا يَبۡعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُۚ بَلَىٰ وَعۡدًا عَلَيۡهِ حَقًّا وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

İlişkiler29 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخۡتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَـٰذِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّمَا قَوۡلُنَا لِشَىۡءٍ إِذَآ أَرَدۡنَـٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواْ لَنُبَوِّئَنَّهُمۡ فِى ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةًۖ وَلَأَجۡرُ ٱلۡـَٔاخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış

ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 272 Nahl

وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيۡهِمۡۚ فَسۡـَٔلُوٓاْ أَهۡلَ ٱلذِّكۡرِ إِن كُنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ وَٱلزُّبُرِۗ وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلذِّكۡرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيۡهِمۡ وَلَعَلَّهُمۡ يَتَفَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

İlişkiler50 bağlantı · 4 tür

Aynı kök+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+27 daha

أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَخۡسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضَ أَوۡ يَأۡتِيَهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَوۡ يَأۡخُذَهُمۡ فِى تَقَلُّبِهِمۡ فَمَا هُم بِمُعۡجِزِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

أَوۡ يَأۡخُذَهُمۡ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمۡ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىۡءٍ يَتَفَيَّؤُاْ ظِلَـٰلُهُۥ عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمۡ دَٰخِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَلِلَّهِ يَسۡجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ مِن دَآبَّةٍ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَهُمۡ لَا يَسۡتَكۡبِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler (boyun eğerler).

İlişkiler59 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+38 daha

يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوۡقِهِمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ ۩ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

۞ وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓاْ إِلَـٰهَيۡنِ ٱثۡنَيۡنِۖ إِنَّمَا هُوَ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌۖ فَإِيَّـٰىَ فَٱرۡهَبُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, şöyle dedi: "İki ilah edinmeyin. O, ancak tek ilahtır. O halde, yalnız benden korkun."

İlişkiler22 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًاۚ أَفَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İtaat de daima O'na olmalıdır. Öyle iken siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَمَا بِكُم مِّن نِّعۡمَةٍ فَمِنَ ٱللَّهِۖ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيۡهِ تَجۡـَٔرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarır yakarırsınız.

İlişkiler35 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+14 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمۡ إِذَا فَرِيقٌ مِّنكُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.

İlişkiler40 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+17 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

Sayfa 273 Nahl

لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَـٰهُمۡۚ فَتَمَتَّعُواْۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!

İlişkiler22 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَيَجۡعَلُونَ لِمَا لَا يَعۡلَمُونَ نَصِيبًا مِّمَّا رَزَقۡنَـٰهُمۡۗ تَٱللَّهِ لَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَفۡتَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ ٱلۡبَنَـٰتِ سُبۡحَـٰنَهُۥۙ وَلَهُم مَّا يَشۡتَهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, kızları Allah'a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.

İlişkiler36 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+12 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلۡأُنثَىٰ ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓۚ أَيُمۡسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمۡ يَدُسُّهُۥ فِى ٱلتُّرَابِۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

İlişkiler28 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوۡءِۖ وَلِلَّهِ ٱلۡمَثَلُ ٱلۡأَعۡلَىٰۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah'ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَلَوۡ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلۡمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيۡهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَـٰكِن يُؤَخِّرُهُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّىۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمۡ لَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ سَاعَةًۖ وَلَا يَسۡتَقۡدِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

İlişkiler39 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı ibare
Aynı konu+12 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكۡرَهُونَ وَتَصِفُ أَلۡسِنَتُهُمُ ٱلۡكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلۡحُسۡنَىٰۖ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفۡرَطُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

تَٱللَّهِ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبۡلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَـٰنُ أَعۡمَـٰلَهُمۡ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۙ وَهُدًى وَرَحۡمَةً لِّقَوۡمٍ يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

İlişkiler30 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

Sayfa 274 Nahl

وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَآۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوۡمٍ يَسۡمَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ لَكُمۡ فِى ٱلۡأَنۡعَـٰمِ لَعِبۡرَةًۖ نُّسۡقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيۡنِ فَرۡثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَآئِغًا لِّلشَّـٰرِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلۡأَعۡنَـٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنۡهُ سَكَرًا وَرِزۡقًا حَسَنًاۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوۡمٍ يَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Sınırlandırır
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَوۡحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحۡلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعۡرِشُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسۡلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًاۚ يَخۡرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخۡتَلِفٌ أَلۡوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوۡمٍ يَتَفَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

İlişkiler6 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمۡۚ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرۡذَلِ ٱلۡعُمُرِ لِكَىۡ لَا يَعۡلَمَ بَعۡدَ عِلۡمٍ شَيۡـًٔاۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ قَدِيرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعۡضَكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ فِى ٱلرِّزۡقِۚ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُواْ بِرَآدِّى رِزۡقِهِمۡ عَلَىٰ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَـٰنُهُمۡ فَهُمۡ فِيهِ سَوَآءٌۚ أَفَبِنِعۡمَةِ ٱللَّهِ يَجۡحَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوَٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِۚ أَفَبِٱلۡبَـٰطِلِ يُؤۡمِنُونَ وَبِنِعۡمَتِ ٱللَّهِ هُمۡ يَكۡفُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 275 Nahl

وَيَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمۡلِكُ لَهُمۡ رِزۡقًا مِّنَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ شَيۡـًٔا وَلَا يَسۡتَطِيعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَلَا تَضۡرِبُواْ لِلَّهِ ٱلۡأَمۡثَالَۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ وَأَنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık Allah'a (şanına uymayan) benzetmeler yapmaya kalkmayın. Çünkü Allah bilir, siz bilmezsiniz.

İlişkiler9 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

۞ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبۡدًا مَّمۡلُوكًا لَّا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَىۡءٍ وَمَن رَّزَقۡنَـٰهُ مِنَّا رِزۡقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنفِقُ مِنۡهُ سِرًّا وَجَهۡرًاۖ هَلۡ يَسۡتَوُۥنَۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا رَّجُلَيۡنِ أَحَدُهُمَآ أَبۡكَمُ لَا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَىۡءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوۡلَىٰهُ أَيۡنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأۡتِ بِخَيۡرٍۖ هَلۡ يَسۡتَوِى هُوَ وَمَن يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِۙ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسۡتَقِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir sonuç alamaz. Bu, adaletle emreden ve doğru yol üzere olan kimse ile eşit olur mu?

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلِلَّهِ غَيۡبُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَمَآ أَمۡرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمۡحِ ٱلۡبَصَرِ أَوۡ هُوَ أَقۡرَبُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ قَدِيرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Kıyamet'in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَٱللَّهُ أَخۡرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ شَيۡـًٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَـٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

أَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلطَّيۡرِ مُسَخَّرَٰتٍ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمۡسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gökyüzünde Allah'ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 276 Nahl

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمۡ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلۡأَنۡعَـٰمِ بُيُوتًا تَسۡتَخِفُّونَهَا يَوۡمَ ظَعۡنِكُمۡ وَيَوۡمَ إِقَامَتِكُمۡۙ وَمِنۡ أَصۡوَافِهَا وَأَوۡبَارِهَا وَأَشۡعَارِهَآ أَثَـٰثًا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَـٰلًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡجِبَالِ أَكۡنَـٰنًا وَجَعَلَ لَكُمۡ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلۡحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأۡسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُسۡلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّمَا عَلَيۡكَ ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+2 daha
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış

يَعۡرِفُونَ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكۡثَرُهُمُ ٱلۡكَـٰفِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤۡذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

İlişkiler35 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+12 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلۡعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنۡهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنظَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ شُرَكَآءَهُمۡ قَالُواْ رَبَّنَا هَـٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدۡعُواْ مِن دُونِكَۖ فَأَلۡقَوۡاْ إِلَيۡهِمُ ٱلۡقَوۡلَ إِنَّكُمۡ لَكَـٰذِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.

İlişkiler33 bağlantı · 3 tür

Paralel+2 daha
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

وَأَلۡقَوۡاْ إِلَى ٱللَّهِ يَوۡمَئِذٍ ٱلسَّلَمَۖ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar o gün Allah'a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 277 Nahl

ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدۡنَـٰهُمۡ عَذَابًا فَوۡقَ ٱلۡعَذَابِ بِمَا كَانُواْ يُفۡسِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

İlişkiler14 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيۡهِم مِّنۡ أَنفُسِهِمۡۖ وَجِئۡنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَـٰٓؤُلَآءِۚ وَنَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ تِبۡيَـٰنًا لِّكُلِّ شَىۡءٍ وَهُدًى وَرَحۡمَةً وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُسۡلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

İlişkiler52 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+11 daha
Henüz sınıflandırılmamış+23 daha

۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَـٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡبَغۡىِۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

İlişkiler39 bağlantı · 6 tür

Aynı kök+3 daha
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَأَوۡفُواْ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ إِذَا عَـٰهَدتُّمۡ وَلَا تَنقُضُواْ ٱلۡأَيۡمَـٰنَ بَعۡدَ تَوۡكِيدِهَا وَقَدۡ جَعَلۡتُمُ ٱللَّهَ عَلَيۡكُمۡ كَفِيلًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا تَفۡعَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.

İlişkiler23 bağlantı · 6 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّتِى نَقَضَتۡ غَزۡلَهَا مِنۢ بَعۡدِ قُوَّةٍ أَنكَـٰثًا تَتَّخِذُونَ أَيۡمَـٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِىَ أَرۡبَىٰ مِنۡ أُمَّةٍۚ إِنَّمَا يَبۡلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ مَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَـٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِى مَن يَشَآءُۚ وَلَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

İlişkiler36 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+20 daha

Sayfa 278 Nahl

وَلَا تَتَّخِذُوٓاْ أَيۡمَـٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ فَتَزِلَّ قَدَمُۢ بَعۡدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُواْ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۖ وَلَكُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı hüküm
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَلَا تَشۡتَرُواْ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًاۚ إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيۡرٌ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.

İlişkiler10 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مَا عِندَكُمۡ يَنفَدُۖ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍۗ وَلَنَجۡزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓاْ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

مَنۡ عَمِلَ صَـٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٌ فَلَنُحۡيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةًۖ وَلَنَجۡزِيَنَّهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

İlişkiler35 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+2 daha
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

فَإِذَا قَرَأۡتَ ٱلۡقُرۡءَانَ فَٱسۡتَعِذۡ بِٱللَّهِ مِنَ ٱلشَّيۡطَـٰنِ ٱلرَّجِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

İlişkiler28 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

إِنَّهُۥ لَيۡسَ لَهُۥ سُلۡطَـٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِنَّمَا سُلۡطَـٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوۡنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

وَإِذَا بَدَّلۡنَآ ءَايَةً مَّكَانَ ءَايَةٍۙ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مُفۡتَرِۭۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

قُلۡ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلۡقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلۡحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهُدًى وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُسۡلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

Sayfa 279 Nahl

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّهُمۡ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌۗ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلۡحِدُونَ إِلَيۡهِ أَعۡجَمِىٌّ وَهَـٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهۡدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِنَّمَا يَفۡتَرِى ٱلۡكَذِبَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَـٰذِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ إِيمَـٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنۡ أُكۡرِهَ وَقَلۡبُهُۥ مُطۡمَئِنُّۢ بِٱلۡإِيمَـٰنِ وَلَـٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلۡكُفۡرِ صَدۡرًا فَعَلَيۡهِمۡ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

İlişkiler26 bağlantı · 6 tür

Sınırlandırır
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسۡتَحَبُّواْ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا عَلَى ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِى ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡكَـٰفِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kafirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَـٰرِهِمۡۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡغَـٰفِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

لَا جَرَمَ أَنَّهُمۡ فِى ٱلۡـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلۡخَـٰسِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا فُتِنُواْ ثُمَّ جَـٰهَدُواْ وَصَبَرُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

Sayfa 280 Nahl

۞ يَوۡمَ تَأۡتِى كُلُّ نَفۡسٍ تُجَـٰدِلُ عَن نَّفۡسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفۡسٍ مَّا عَمِلَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا قَرۡيَةً كَانَتۡ ءَامِنَةً مُّطۡمَئِنَّةً يَأۡتِيهَا رِزۡقُهَا رَغَدًا مِّن كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتۡ بِأَنۡعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلۡجُوعِ وَٱلۡخَوۡفِ بِمَا كَانُواْ يَصۡنَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

Karşıtlık
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَلَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٌ مِّنۡهُمۡ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُ وَهُمۡ ظَـٰلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَـٰلًا طَيِّبًا وَٱشۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَيۡتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحۡمَ ٱلۡخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيۡرِ ٱللَّهِ بِهِۦۖ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ غَيۡرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İlişkiler27 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı hüküm
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

وَلَا تَقُولُواْ لِمَا تَصِفُ أَلۡسِنَتُكُمُ ٱلۡكَذِبَ هَـٰذَا حَلَـٰلٌ وَهَـٰذَا حَرَامٌ لِّتَفۡتَرُواْ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ لَا يُفۡلِحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

İlişkiler43 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+21 daha

مَتَـٰعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُواْ حَرَّمۡنَا مَا قَصَصۡنَا عَلَيۡكَ مِن قَبۡلُۖ وَمَا ظَلَمۡنَـٰهُمۡ وَلَـٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

Sayfa 281 Nahl

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ تَابُواْ مِنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَ وَأَصۡلَحُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنَّ إِبۡرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمۡ يَكُ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

İlişkiler33 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

شَاكِرًا لِّأَنۡعُمِهِۚ ٱجۡتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسۡتَقِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَءَاتَيۡنَـٰهُ فِى ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةًۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلۡـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

ثُمَّ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ أَنِ ٱتَّبِعۡ مِلَّةَ إِبۡرَٰهِيمَ حَنِيفًاۖ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

İlişkiler37 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+15 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبۡتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Sınırlandırır
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ٱدۡعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلۡحِكۡمَةِ وَٱلۡمَوۡعِظَةِ ٱلۡحَسَنَةِۖ وَجَـٰدِلۡهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦۖ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

İlişkiler37 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+18 daha

وَإِنۡ عَاقَبۡتُمۡ فَعَاقِبُواْ بِمِثۡلِ مَا عُوقِبۡتُم بِهِۦۖ وَلَئِن صَبَرۡتُمۡ لَهُوَ خَيۡرٌ لِّلصَّـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

وَٱصۡبِرۡ وَمَا صَبۡرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِۚ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَلَا تَكُ فِى ضَيۡقٍ مِّمَّا يَمۡكُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَواْ وَّٱلَّذِينَ هُم مُّحۡسِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
Sure içi ayet haritası

…