وَلَا تَتَّخِذُوٓاْ أَيۡمَـٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ فَتَزِلَّ قَدَمُۢ بَعۡدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُواْ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۖ وَلَكُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ ٩٤
وَلَا yapmayın تَتَّخِذُوٓاْ take EN أَيۡمَـٰنَكُمۡ yeminlerinizi دَخَلَۢا bozan bir şey بَيۡنَكُمۡ aranızı فَتَزِلَّ kayar قَدَمُۢ ayak بَعۡدَ sonra ثُبُوتِهَا sağlam bastıktan وَتَذُوقُواْ ve tadarsınız ٱلسُّوٓءَ kötülüğü بِمَا dolayı صَدَدتُّمۡ engel olduğunuzdan عَن yoludan سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِۖ Allah'ın وَلَكُمۡ ve sizin için vardır عَذَابٌ bir azab عَظِيمٞ büyük
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Devam eder16:91 16:95
Aynı hüküm5:89 66:2
Aynı ibare16:92
Henüz sınıflandırılmamış2:224–225 2:224 5:89 16:96 19:70 58:14–16 63:2