ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسۡلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًاۚ يَخۡرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخۡتَلِفٌ أَلۡوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوۡمٍ يَتَفَكَّرُونَ ٦٩
ثُمَّ sonra كُلِى ye; مِن her çeşit كُلِّ all EN ٱلثَّمَرَٰتِ meyvalardan فَٱسۡلُكِى ve yürü سُبُلَ yollarında رَبِّكِ Rabbinin ذُلُلٗاۚ boyun eğerek يَخۡرُجُ çıkar مِنۢ onun karınlarından بُطُونِهَا their bellies EN شَرَابٞ bir içecek مُّخۡتَلِفٌ çeşit çeşit أَلۡوَٰنُهُۥ renkleri فِيهِ onda vardır شِفَآءٞ şifa لِّلنَّاسِۗ insanlara إِنَّ şüphesiz فِى vardır ذَٰلِكَ bunda لَـَٔايَةٗ elbette bir ibret لِّقَوۡمٖ bir millet için يَتَفَكَّرُونَ düşünen
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Devam eder16:68
Aynı ibare16:13–16
Aynı konu47:15
Henüz sınıflandırılmamış4:82 4:163 20:53–54