بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ وَقُرۡءَانٍ مُّبِينٍ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elif Lam Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.
İlişkiler31 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare10:1 12:1 26:2 31:2
Aynı konu2:1 23:70 27:1 54:22
Henüz sınıflandırılmamış1:1 5:101 7:52 10:15 11:1 +18 daha رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ كَانُواْ مُسۡلِمِينَ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:27 6:31 10:90 23:70 25:27
Henüz sınıflandırılmamış3:106 6:28 6:125 10:57 23:99–100 +2 daha ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Açıklar47:12
Karşıtlık24:37
Aynı konu6:91 6:110 14:30 23:54 23:70 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış3:106 3:185 6:28 6:67 6:135 +6 daha وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعۡلُومٌ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Açıklar18:59
Aynı konu6:130–131 17:58 23:70 28:59 57:22
Henüz sınıflandırılmamış2:168 6:31 6:131 13:38 17:15 +7 daha مَّا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı kök6:2 6:38
Aynı ibare7:34 10:49 23:43
Aynı konu3:145 13:38 16:61 23:70 35:45 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış16:36 70:42
وَقَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونٌ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"
İlişkiler34 bağlantı · 3 tür
Karşıtlık7:184 34:46 52:29 68:2 81:22
Aynı konu6:158 15:95 23:25 23:70 25:41 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış6:7–8 6:8 13:7 15:1 15:14–15 +14 daha لَّوۡ مَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"
İlişkiler34 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:8 6:158 11:12 13:7 17:59 +9 daha Henüz sınıflandırılmamış2:210 6:7–8 6:8 6:111 10:20 +15 daha مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذًا مُّنظَرِينَ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Açıklar2:210 6:8–9 16:33 25:21
Aynı kök44:29
Aynı konu6:8 6:158 11:12 23:70 25:7 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış2:102 2:210 23:67 25:22 25:25 +2 daha إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَـٰفِظُونَ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
İlişkiler39 bağlantı · 3 tür
Aynı kök13:28
Aynı konu3:58 6:115 18:27 23:70 41:41–42 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:2 2:23 2:97 2:106 3:19 +21 daha وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِى شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu36:30 43:6
Henüz sınıflandırılmamış10:47 13:7 35:24 35:25
وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı kök36:30
Aynı konu6:10 13:32 15:95–96 21:36 21:41 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış15:95 28:38 43:7
كَذَٰلِكَ نَسۡلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı kök26:200
Aynı ibare26:200
Henüz sınıflandırılmamış7:146
لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Aynı kök3:137 4:26
Aynı ibare8:38 18:55 35:43
Aynı konu6:111 7:146 10:97 17:77 51:53
Henüz sınıflandırılmamış4:53 6:25 6:35 6:109 7:132 +9 daha وَلَوۡ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّواْ فِيهِ يَعۡرُجُونَ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.
İlişkiler22 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:153 6:7 6:35 6:111 7:146 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış6:25 6:35 6:109 10:33 13:31 +9 daha لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَـٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمٌ مَّسۡحُورُونَ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.
İlişkiler23 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:7 6:111 7:146 10:20 10:97 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış6:25 6:35 6:109 7:146 10:33 +12 daha Sayfa 263 Hicr
وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّـٰهَا لِلنَّـٰظِرِينَ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
İlişkiler18 bağlantı · 5 tür
Açıklar37:6
Aynı kök85:1
Aynı ibare25:61 37:6–10 37:10
Aynı konu37:7 41:12 50:6 67:5 85:1
Henüz sınıflandırılmamış21:32 26:212 37:7 37:9 41:12 +3 daha وَحَفِظۡنَـٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَـٰنٍ رَّجِيمٍ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Açıklar21:32
Aynı ibare37:6–10 37:10
Aynı konu26:212 37:1–10 37:7 41:12 67:5 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış3:36 25:61 26:212 37:7 37:7–9 +15 daha إِلَّا مَنِ ٱسۡتَرَقَ ٱلسَّمۡعَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:7
Aynı ibare37:5–10 37:6–10 37:10
Aynı konu26:212 37:6 37:7 37:8 41:12 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış26:210–212 26:210 26:212 37:1–10 37:7–10 +8 daha وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَـٰهَا وَأَلۡقَيۡنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىۡءٍ مَّوۡزُونٍ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare16:15–16 50:7
Aynı konu13:3 21:31 27:61 41:10 54:49 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış6:99 13:4 13:41 16:15 17:87 +7 daha وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَـٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare7:10
Aynı konu29:60 55:10 79:33
Henüz sınıflandırılmamış11:6 20:53 40:64 80:17–32
وَإِن مِّن شَىۡءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعۡلُومٍ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı kök17:100 63:7
Aynı konu23:18 41:10 42:12 42:27 54:49
Henüz sınıflandırılmamış4:82 16:73 17:20 39:63 52:37 +2 daha وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَـٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسۡقَيۡنَـٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمۡ لَهُۥ بِخَـٰزِنِينَ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Açıklar30:48
Aynı ibare25:48 29:63 35:9
Aynı konu7:57
Henüz sınıflandırılmamış3:7 4:82 13:3 16:10 16:65 +3 daha وَإِنَّا لَنَحۡنُ نُحۡىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثُونَ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Açıklar19:40
Aynı kök28:58
Aynı ibare50:43
Aynı konu2:28 2:258 19:40 40:11 44:8 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış3:180 9:116 56:60 56:63–74 57:10
وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَقۡدِمِينَ مِنكُمۡ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَـٔۡخِرِينَ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı kök89:24
Henüz sınıflandırılmamış32:6 67:14
وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحۡشُرُهُمۡۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış39:30 55:31
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن صَلۡصَـٰلٍ مِّنۡ حَمَإٍ مَّسۡنُونٍ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
İlişkiler38 bağlantı · 7 tür
Açıklar17:61
Devam eder15:28 15:33
Aynı kök55:14
Paralel17:61
Aynı ibare15:28–29 15:33 23:12 23:12–14 55:14
Aynı konu3:59 6:2 7:12 32:7 35:11
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:12 7:69 18:86 +18 daha وَٱلۡجَآنَّ خَلَقۡنَـٰهُ مِن قَبۡلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Aynı kök56:42
Paralel17:61
Aynı konu7:12 38:75–76 38:76 55:15
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:12 7:179 17:61 +8 daha وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّى خَـٰلِقُۢ بَشَرًا مِّن صَلۡصَـٰلٍ مِّنۡ حَمَإٍ مَّسۡنُونٍ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.
İlişkiler52 bağlantı · 6 tür
Devam eder15:26 15:33
Aynı kök55:14
Paralel2:30–38 7:11 17:61 17:65 20:116 +3 daha Aynı ibare15:26 19:21 38:71
Aynı konu2:35 20:116–120 20:118 20:121 20:122 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:30 2:30–35 2:34 4:82 7:11 +26 daha فَإِذَا سَوَّيۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُواْ لَهُۥ سَـٰجِدِينَ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.
İlişkiler87 bağlantı · 6 tür
Devam eder15:33
Aynı kök19:17
Paralel2:34 17:61 17:65 20:116 32:9 +4 daha Aynı ibare15:26 38:71
Aynı konu2:35 7:22 18:37 20:118 20:122 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:28 2:30 2:123 2:170 2:272 +59 daha فَسَجَدَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.
İlişkiler31 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:34
Paralel2:34 7:11 17:61 17:65 18:50 +4 daha Aynı ibare38:73
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 4:119 7:11 17:61 18:50 +11 daha إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.
İlişkiler34 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:34 7:12 38:75
Paralel2:34 7:11 17:61 17:65 20:116 +3 daha Aynı ibare20:116
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 15:39 15:40 17:61 +13 daha Sayfa 264 Hicr
قَالَ يَـٰٓإِبۡلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Açıklar2:34
Paralel7:12 17:61 17:65 20:116 38:73 +3 daha Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:12 17:61 18:50 +11 daha قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَـٰلٍ مِّنۡ حَمَإٍ مَّسۡنُونٍ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."
İlişkiler36 bağlantı · 7 tür
Açıklar2:34
Devam eder15:26 15:28–29 15:28
Aynı kök55:14
Paralel2:34 7:12 17:61 17:65 20:116 +4 daha Aynı ibare15:26 55:14
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:11–24 7:12 17:61 +11 daha قَالَ فَٱخۡرُجۡ مِنۡهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Paralel7:13 17:61 17:65 20:116 38:73 +2 daha Aynı ibare38:77
Aynı konu2:35 3:36 15:41 20:118 20:122 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 17:61 18:50 20:115 +10 daha وَإِنَّ عَلَيۡكَ ٱللَّعۡنَةَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلدِّينِ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:161 4:52 13:25
Paralel7:13 17:61 17:65 20:116 38:73 +3 daha Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:14–15 17:61 18:50 +12 daha قَالَ رَبِّ فَأَنظِرۡنِىٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.
İlişkiler36 bağlantı · 6 tür
Açıklar7:14–15
Aynı kök7:14 38:79–81
Paralel7:14 17:61 17:62 17:65 20:116 +4 daha Aynı ibare38:79–81
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:15 17:61 18:50 +14 daha قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
İlişkiler33 bağlantı · 6 tür
Açıklar7:14–15
Aynı kök7:14 38:79–81
Paralel17:61 17:62 17:65 20:116 38:73 +3 daha Aynı ibare38:79–81
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:15 17:61 18:50 +12 daha إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡوَقۡتِ ٱلۡمَعۡلُومِ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
İlişkiler35 bağlantı · 6 tür
Açıklar7:14–15
Aynı kök7:14 38:79–81 78:17
Paralel17:61 17:62 17:65 20:116 38:73 +2 daha Aynı ibare38:79–81
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 7:11 7:15 10:19 17:61 +14 daha قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغۡوَيۡتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَأُغۡوِيَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.
İlişkiler55 bağlantı · 4 tür
Aynı kök37:31–32 37:32
Paralel4:118 7:16 17:61 17:62 17:65 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:30 2:102 4:119 5:105 7:11 +23 daha إِلَّا عِبَادَكَ مِنۡهُمُ ٱلۡمُخۡلَصِينَ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.
İlişkiler50 bağlantı · 5 tür
Aynı kök37:74
Paralel17:61 17:65 20:116 38:73 38:81 +1 daha Aynı ibare38:83
Aynı konu2:35 12:24 15:42 16:99 16:100 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:30 2:34 2:102 4:119 5:105 +25 daha قَالَ هَـٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسۡتَقِيمٌ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.
İlişkiler45 bağlantı · 3 tür
Paralel7:18 17:61 17:63 17:65 20:116 +3 daha Aynı konu2:35 6:153 15:34 16:99 16:100 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:30 5:105 6:12 9:111 16:9 +20 daha إِنَّ عِبَادِى لَيۡسَ لَكَ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَـٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡغَاوِينَ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.
İlişkiler50 bağlantı · 5 tür
Aynı kök26:224
Paralel7:18 17:61 17:63 17:65 20:116 +3 daha Aynı ibare17:65
Aynı konu2:35 15:40 16:99 16:100 20:118 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış2:30 2:36 5:105 7:12–18 14:22 +24 daha وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوۡعِدُهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Açıklar40:76
Paralel7:18 17:61 17:63 17:65 20:116 +3 daha Aynı konu2:35 16:100 20:118 20:122 20:123
Henüz sınıflandırılmamış2:30 3:163 4:145 6:132 20:115 +13 daha لَهَا سَبۡعَةُ أَبۡوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنۡهُمۡ جُزۡءٌ مَّقۡسُومٌ ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.
İlişkiler33 bağlantı · 5 tür
Açıklar16:29 40:76
Aynı kök15:87
Paralel17:61 17:65 20:116 38:73 38:81
Aynı konu2:35 20:118 20:122 20:123 39:72 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:29 3:162 3:163 4:145 6:132 +14 daha إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Aynı kök51:15
Aynı ibare44:52 51:15
Aynı konu77:41
Henüz sınıflandırılmamış2:2 2:25 18:3
ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَـٰمٍ ءَامِنِينَ ٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Paralel39:73
Aynı ibare50:34
Aynı konu16:32
Henüz sınıflandırılmamış2:25 13:23–24 18:3 36:58 54:54
وَنَزَعۡنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنۡ غِلٍّ إِخۡوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ ٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Aynı kök3:161
Aynı ibare7:43 37:44
Aynı konu10:57 52:20 56:15 59:10
Henüz sınıflandırılmamış2:25 3:15 18:3 18:31 19:62 +5 daha لَا يَمَسُّهُمۡ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنۡهَا بِمُخۡرَجِينَ ٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare7:43 35:35
Henüz sınıflandırılmamış2:25 2:266 16:30–31 18:3 25:76 +5 daha ۞ نَبِّئۡ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu13:6
Henüz sınıflandırılmamış1:3 2:152 3:193–195 23:118 24:5 +6 daha وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلۡعَذَابُ ٱلۡأَلِيمُ ٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu13:6
Henüz sınıflandırılmamış1:3 4:56 51:28
وَنَبِّئۡهُمۡ عَن ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ٥١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Açıklar29:31
Paralel11:69 51:24–28 51:24 51:24–37 51:25 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış11:69–76 11:69 14:39 51:24–25 51:24 +4 daha Sayfa 265 Hicr
إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَـٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمۡ وَجِلُونَ ٥٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Açıklar29:31
Paralel11:69 11:69–70 51:24–28 51:24 51:25 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış11:69 11:70 14:39 51:24 51:25 +6 daha قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ ٥٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Açıklar29:31
Aynı kök66:3
Paralel11:70 19:49 29:31 37:101 51:24–28 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış11:69 11:70 14:39 29:31 37:112 +8 daha قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ٥٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Açıklar29:31
Paralel11:69–73 11:70–73 11:71–73 51:24 51:25 +5 daha Aynı konu29:27
Henüz sınıflandırılmamış6:84 11:69 11:71 14:39 29:31 +8 daha قَالُواْ بَشَّرۡنَـٰكَ بِٱلۡحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡقَـٰنِطِينَ ٥٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.
İlişkiler21 bağlantı · 5 tür
Açıklar29:31
Devam eder15:56
Paralel11:70–73 51:24 51:25 51:26 51:27 +3 daha Aynı konu12:87
Henüz sınıflandırılmamış11:69 14:39 29:23 51:24 51:26 +5 daha قَالَ وَمَن يَقۡنَطُ مِن رَّحۡمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ ٥٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
İlişkiler25 bağlantı · 6 tür
Açıklar29:31 39:53
Devam eder15:55
Paralel11:70–73 51:24 51:25 51:26 51:27 +3 daha Aynı ibare39:53
Aynı konu12:87 29:23
Henüz sınıflandırılmamış11:69 14:39 22:15 30:36 41:49 +6 daha قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ ٥٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
İlişkiler24 bağlantı · 5 tür
Devam eder11:74
Aynı kök51:31
Paralel11:74–76 29:31 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu26:162 26:168
Henüz sınıflandırılmamış11:69 22:43 29:32 37:137 51:24 +5 daha قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٍ مُّجۡرِمِينَ ٥٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
İlişkiler24 bağlantı · 3 tür
Paralel11:74–76 51:24 51:25 51:26 51:27 +4 daha Aynı konu26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış6:156–157 11:69 22:43 29:32 37:133 +7 daha إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٥٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
İlişkiler29 bağlantı · 5 tür
Açıklar11:81 66:10
İstisna tanır15:60
Paralel7:83 11:74–76 51:24 51:25 51:26 +6 daha Aynı konu26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış11:69 22:43 27:58 29:32 37:133 +7 daha إِلَّا ٱمۡرَأَتَهُۥ قَدَّرۡنَآۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلۡغَـٰبِرِينَ ٦٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
İlişkiler33 bağlantı · 5 tür
Açıklar11:81 66:10
İstisna tanır15:59
Paralel7:83 11:74–76 27:57 51:24 51:25 +7 daha Aynı konu26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış7:83 11:69 22:43 27:58 29:32 +10 daha فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلُونَ ٦١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Devam eder29:32
Paralel11:77 51:24 51:25 51:26 51:27 +4 daha Aynı konu7:80 7:81 21:74–75 26:160 26:162 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış11:24 11:69 11:77 11:77–83 16:46 +10 daha قَالَ إِنَّكُمۡ قَوۡمٌ مُّنكَرُونَ ٦٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Paralel51:24 51:25 51:26 51:27 51:28 +3 daha Aynı ibare51:24–37
Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış11:69 11:77 16:46 22:43 26:175 +9 daha قَالُواْ بَلۡ جِئۡنَـٰكَ بِمَا كَانُواْ فِيهِ يَمۡتَرُونَ ٦٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."
İlişkiler31 bağlantı · 4 tür
Aynı kök54:36
Paralel29:31–34 29:33 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu7:80 7:81 11:76 26:162 26:168 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:81 16:46 22:43 26:175 +8 daha وَأَتَيۡنَـٰكَ بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ ٦٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."
İlişkiler28 bağlantı · 3 tür
Paralel29:31–34 29:34 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:81 16:46 22:43 26:175 +8 daha فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٍ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَٱتَّبِعۡ أَدۡبَـٰرَهُمۡ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٌ وَٱمۡضُواْ حَيۡثُ تُؤۡمَرُونَ ٦٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
İlişkiler29 bağlantı · 5 tür
Aynı kök5:38
Paralel51:24 51:25 51:26 51:27 51:28 +3 daha Aynı ibare11:81
Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:78–81 11:81 16:46 17:1 +9 daha وَقَضَيۡنَآ إِلَيۡهِ ذَٰلِكَ ٱلۡأَمۡرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقۡطُوعٌ مُّصۡبِحِينَ ٦٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Aynı kök5:38
Paralel11:81 51:24 51:25 51:26 51:27 +4 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:81 11:84 16:46 22:43 +9 daha وَجَآءَ أَهۡلُ ٱلۡمَدِينَةِ يَسۡتَبۡشِرُونَ ٦٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şehir halkı sevinerek geldiler.
İlişkiler30 bağlantı · 3 tür
Paralel11:78 11:78–79 51:24 51:25 51:26 +6 daha Aynı konu7:80 7:81 11:77 26:162 26:168 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 16:46 22:43 26:175 27:58 +8 daha قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيۡفِى فَلَا تَفۡضَحُونِ ٦٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."
İlişkiler29 bağlantı · 3 tür
Paralel11:78 11:78–79 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu7:80 7:81 11:77 26:162 26:168 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:78 16:46 22:43 26:175 +8 daha وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلَا تُخۡزُونِ ٦٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Paralel11:78 11:78–79 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 54:33
Henüz sınıflandırılmamış11:77 16:46 22:43 26:175 27:58 +7 daha قَالُوٓاْ أَوَلَمۡ نَنۡهَكَ عَنِ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٧٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.
İlişkiler29 bağlantı · 3 tür
Paralel11:78 11:78–79 11:79 51:24 51:25 +6 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 29:28 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 16:46 22:43 26:175 27:58 +7 daha Sayfa 266 Hicr
قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمۡ فَـٰعِلِينَ ٧١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.
İlişkiler32 bağlantı · 3 tür
Paralel11:78 11:78–79 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 29:28 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:79 16:46 22:43 26:165–166 +11 daha لَعَمۡرُكَ إِنَّهُمۡ لَفِى سَكۡرَتِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ٧٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Melekler, Lut'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.
İlişkiler33 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:15
Paralel11:78 11:78–79 51:24 51:25 51:26 +5 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:166 26:168 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış6:110 7:186 10:11 11:77 11:78–80 +11 daha فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ ٧٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
İlişkiler37 bağlantı · 5 tür
Açıklar11:81 29:40
Paralel51:24 51:25 51:26 51:27 51:28 +4 daha Aynı ibare15:83
Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 51:32 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış7:78 7:84 11:67 11:77 11:82 +14 daha فَجَعَلۡنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ ٧٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
İlişkiler42 bağlantı · 5 tür
Açıklar7:84 11:81
Paralel11:82 11:82–83 26:173 27:58 29:34 +10 daha Aynı ibare105:4
Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 51:32 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 11:82 11:83 16:46 22:43 +13 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلۡمُتَوَسِّمِينَ ٧٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Açıklar11:81
Paralel51:24 51:25 51:26 51:27 51:28 +3 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 26:174 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış9:122 11:77 11:83 16:46 22:43 +9 daha وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ ٧٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.
İlişkiler24 bağlantı · 3 tür
Paralel51:24 51:25 51:26 51:27 51:28 +2 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 37:137–138 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 16:46 22:43 29:32 29:35 +6 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ٧٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
İlişkiler23 bağlantı · 3 tür
Paralel51:24 51:25 51:26 51:27 51:28 +2 daha Aynı konu7:80 7:81 26:162 26:168 26:174 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:77 16:46 22:43 29:32 29:35 +5 daha وَإِن كَانَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ لَظَـٰلِمِينَ ٧٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare26:176 50:14
Henüz sınıflandırılmamış11:24 16:46 26:191 69:5
فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ ٧٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök3:4 17:71
Aynı ibare36:12 43:25
Aynı konu37:137–138
Henüz sınıflandırılmamış7:85 7:136 16:46 17:16 26:189 +2 daha وَلَقَدۡ كَذَّبَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡحِجۡرِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٨٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı kök89:5
Aynı konu26:141
Henüz sınıflandırılmamış10:74 16:46 27:48
وَءَاتَيۡنَـٰهُمۡ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ ٨١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı kök89:5
Henüz sınıflandırılmamış16:46
وَكَانُواْ يَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ ٨٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
İlişkiler5 bağlantı · 4 tür
Aynı kök89:5
Aynı ibare7:74 26:149
Aynı konu89:9
Henüz sınıflandırılmamış16:46
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ ٨٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
İlişkiler8 bağlantı · 5 tür
Açıklar29:40
Aynı kök89:5
Paralel7:78 11:67
Aynı ibare15:73
Henüz sınıflandırılmamış16:46 54:31 69:5
فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ٨٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı kök7:48 89:5
Henüz sınıflandırılmamış16:46 91:11–15
وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌۖ فَٱصۡفَحِ ٱلصَّفۡحَ ٱلۡجَمِيلَ ٨٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Aynı kök64:14
Aynı hüküm2:109 43:89
Aynı ibare20:15 22:7 30:8 40:59 46:3
Aynı konu6:73 23:115 29:44 34:3 38:27 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış14:19 16:3 16:125 21:16 39:5 +6 daha إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِيمُ ٨٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve her şeyi) bilenin ta kendisidir.
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı kök36:81
Aynı konu36:79
Henüz sınıflandırılmamış37:125 39:23 67:14
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَـٰكَ سَبۡعًا مِّنَ ٱلۡمَثَانِى وَٱلۡقُرۡءَانَ ٱلۡعَظِيمَ ٨٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve büyük Kur'an'ı verdik.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı kök15:44
Aynı konu39:23
Henüz sınıflandırılmamış1:1–7 2:1 7:187 18:25 20:15 +7 daha لَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجًا مِّنۡهُمۡ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِلۡمُؤۡمِنِينَ ٨٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
İlişkiler19 bağlantı · 5 tür
Aynı kök17:24
Aynı hüküm26:215
Aynı ibare20:131 26:215
Aynı konu3:159 6:33 16:127 18:6 18:28 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış3:196 9:55 15:94 20:131–132 31:24 +3 daha وَقُلۡ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلۡمُبِينُ ٨٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu13:40 24:54
Henüz sınıflandırılmamış26:115 39:23 51:50
كَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَى ٱلۡمُقۡتَسِمِينَ ٩٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Açıklar27:49
Henüz sınıflandırılmamış2:85 2:106 6:159 17:105–106 25:32 +1 daha Sayfa 267 Hicr
ٱلَّذِينَ جَعَلُواْ ٱلۡقُرۡءَانَ عِضِينَ ٩١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:85 3:7 5:15 5:41 13:36 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:106 6:91 6:159 13:28 23:53
فَوَرَبِّكَ لَنَسۡـَٔلَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٩٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı konu7:6
Henüz sınıflandırılmamış21:23
عَمَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ٩٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Aynı konu7:6
فَٱصۡدَعۡ بِمَا تُؤۡمَرُ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٩٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm6:106 32:30 53:29
Aynı konu11:12 33:48 42:15
Henüz sınıflandırılmamış3:186 3:187 7:93 11:93 11:112 +5 daha إِنَّا كَفَيۡنَـٰكَ ٱلۡمُسۡتَهۡزِءِينَ ٩٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı kök18:106
Aynı konu2:137 6:5 6:5–10 13:32 15:6 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:15 6:10 7:184 9:65 13:32 +4 daha ٱلَّذِينَ يَجۡعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٩٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare17:22 17:39 23:116–117 23:117 25:68 +4 daha Aynı konu15:11 27:59–64
Henüz sınıflandırılmamış13:32 19:84 38:6 46:5
وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدۡرُكَ بِمَا يَقُولُونَ ٩٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare50:39
Aynı konu6:33 7:2 10:65 11:12 17:47 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış19:84 94:1–8 94:1 94:4
فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ ٩٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare25:58 40:7 50:39 52:48–49
Henüz sınıflandırılmamış19:84 20:130 56:96 96:19 110:3
وَٱعۡبُدۡ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأۡتِيَكَ ٱلۡيَقِينُ ٩٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı kök56:95 74:47
Henüz sınıflandırılmamış16:127 17:23 19:31 19:84 53:62 +1 daha