İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Hicr

al-Hijr · Hicr · 99 ayet

Hicr
Sayfaya git

Bu sure 262–267. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

15:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ وَقُرۡءَانٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elif Lam Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.

İlişkiler31 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+18 daha
15:2

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ كَانُواْ مُسۡلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
15:3

ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Karşıtlık
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
15:4

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعۡلُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha
15:5

مَّا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış
15:6

وَقَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"

İlişkiler34 bağlantı · 3 tür

Karşıtlık
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha
15:7

لَّوۡ مَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"

İlişkiler34 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+9 daha
Henüz sınıflandırılmamış+15 daha
15:8

مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذًا مُّنظَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
15:9

إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَـٰفِظُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.

İlişkiler39 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+21 daha

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِى شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

كَذَٰلِكَ نَسۡلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَلَوۡ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّواْ فِيهِ يَعۡرُجُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

İlişkiler22 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَـٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمٌ مَّسۡحُورُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

İlişkiler23 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

Sayfa 263 Hicr

وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّـٰهَا لِلنَّـٰظِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

İlişkiler18 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَحَفِظۡنَـٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَـٰنٍ رَّجِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

İlişkiler30 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+15 daha

إِلَّا مَنِ ٱسۡتَرَقَ ٱلسَّمۡعَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

İlişkiler27 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَـٰهَا وَأَلۡقَيۡنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىۡءٍ مَّوۡزُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَـٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِن مِّن شَىۡءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعۡلُومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَـٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسۡقَيۡنَـٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمۡ لَهُۥ بِخَـٰزِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَإِنَّا لَنَحۡنُ نُحۡىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz

İlişkiler14 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَقۡدِمِينَ مِنكُمۡ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَـٔۡخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحۡشُرُهُمۡۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن صَلۡصَـٰلٍ مِّنۡ حَمَإٍ مَّسۡنُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

İlişkiler38 bağlantı · 7 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+18 daha

وَٱلۡجَآنَّ خَلَقۡنَـٰهُ مِن قَبۡلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّى خَـٰلِقُۢ بَشَرًا مِّن صَلۡصَـٰلٍ مِّنۡ حَمَإٍ مَّسۡنُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

İlişkiler52 bağlantı · 6 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+26 daha

فَإِذَا سَوَّيۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُواْ لَهُۥ سَـٰجِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

İlişkiler87 bağlantı · 6 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+59 daha

فَسَجَدَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

İlişkiler31 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.

İlişkiler34 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

Sayfa 264 Hicr

قَالَ يَـٰٓإِبۡلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَـٰلٍ مِّنۡ حَمَإٍ مَّسۡنُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."

İlişkiler36 bağlantı · 7 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

قَالَ فَٱخۡرُجۡ مِنۡهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

وَإِنَّ عَلَيۡكَ ٱللَّعۡنَةَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلدِّينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرۡنِىٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

İlişkiler36 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

İlişkiler33 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡوَقۡتِ ٱلۡمَعۡلُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

İlişkiler35 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغۡوَيۡتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَأُغۡوِيَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

İlişkiler55 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+23 daha

إِلَّا عِبَادَكَ مِنۡهُمُ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

İlişkiler50 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+25 daha

قَالَ هَـٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسۡتَقِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

İlişkiler45 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+20 daha

إِنَّ عِبَادِى لَيۡسَ لَكَ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَـٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡغَاوِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

İlişkiler50 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+24 daha

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوۡعِدُهُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

لَهَا سَبۡعَةُ أَبۡوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنۡهُمۡ جُزۡءٌ مَّقۡسُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

İlişkiler33 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَـٰمٍ ءَامِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَنَزَعۡنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنۡ غِلٍّ إِخۡوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

لَا يَمَسُّهُمۡ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنۡهَا بِمُخۡرَجِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

۞ نَبِّئۡ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلۡعَذَابُ ٱلۡأَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَنَبِّئۡهُمۡ عَن ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Paralel+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

Sayfa 265 Hicr

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَـٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمۡ وَجِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Paralel+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

İlişkiler27 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

قَالُواْ بَشَّرۡنَـٰكَ بِٱلۡحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡقَـٰنِطِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.

İlişkiler21 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قَالَ وَمَن يَقۡنَطُ مِن رَّحۡمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

İlişkiler25 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٍ مُّجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.

İlişkiler24 bağlantı · 3 tür

Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

İlişkiler29 bağlantı · 5 tür

Açıklar
İstisna tanır
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِلَّا ٱمۡرَأَتَهُۥ قَدَّرۡنَآۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلۡغَـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

İlişkiler33 bağlantı · 5 tür

Açıklar
İstisna tanır
Paralel+7 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel+4 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

قَالَ إِنَّكُمۡ قَوۡمٌ مُّنكَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

قَالُواْ بَلۡ جِئۡنَـٰكَ بِمَا كَانُواْ فِيهِ يَمۡتَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."

İlişkiler31 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَأَتَيۡنَـٰكَ بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

İlişkiler28 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٍ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَٱتَّبِعۡ أَدۡبَـٰرَهُمۡ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٌ وَٱمۡضُواْ حَيۡثُ تُؤۡمَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

İlişkiler29 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَقَضَيۡنَآ إِلَيۡهِ ذَٰلِكَ ٱلۡأَمۡرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقۡطُوعٌ مُّصۡبِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَجَآءَ أَهۡلُ ٱلۡمَدِينَةِ يَسۡتَبۡشِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şehir halkı sevinerek geldiler.

İlişkiler30 bağlantı · 3 tür

Paralel+6 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيۡفِى فَلَا تَفۡضَحُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."

İlişkiler29 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلَا تُخۡزُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

قَالُوٓاْ أَوَلَمۡ نَنۡهَكَ عَنِ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.

İlişkiler29 bağlantı · 3 tür

Paralel+6 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

Sayfa 266 Hicr

قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمۡ فَـٰعِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.

İlişkiler32 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

لَعَمۡرُكَ إِنَّهُمۡ لَفِى سَكۡرَتِهِمۡ يَعۡمَهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Melekler, Lut'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.

İlişkiler33 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

İlişkiler37 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

فَجَعَلۡنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

İlişkiler42 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+10 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلۡمُتَوَسِّمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

İlişkiler30 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.

İlişkiler24 bağlantı · 3 tür

Paralel+2 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.

İlişkiler23 bağlantı · 3 tür

Paralel+2 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَإِن كَانَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ لَظَـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَلَقَدۡ كَذَّبَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡحِجۡرِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَءَاتَيۡنَـٰهُمۡ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış

وَكَانُواْ يَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

İlişkiler5 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.

İlişkiler8 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌۖ فَٱصۡفَحِ ٱلصَّفۡحَ ٱلۡجَمِيلَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve her şeyi) bilenin ta kendisidir.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَـٰكَ سَبۡعًا مِّنَ ٱلۡمَثَانِى وَٱلۡقُرۡءَانَ ٱلۡعَظِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve büyük Kur'an'ı verdik.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

لَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجًا مِّنۡهُمۡ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَقُلۡ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلۡمُبِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

كَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَى ٱلۡمُقۡتَسِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Açıklar
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

Sayfa 267 Hicr

ٱلَّذِينَ جَعَلُواْ ٱلۡقُرۡءَانَ عِضِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَوَرَبِّكَ لَنَسۡـَٔلَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

عَمَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

فَٱصۡدَعۡ بِمَا تُؤۡمَرُ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنَّا كَفَيۡنَـٰكَ ٱلۡمُسۡتَهۡزِءِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ٱلَّذِينَ يَجۡعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدۡرُكَ بِمَا يَقُولُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱعۡبُدۡ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأۡتِيَكَ ٱلۡيَقِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
Sure içi ayet haritası

…