وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواْ لَنُبَوِّئَنَّهُمۡ فِى ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةًۖ وَلَأَجۡرُ ٱلۡـَٔاخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ ٤١
وَٱلَّذِينَ göç edenleri هَاجَرُواْ emigrated EN فِى uğrunda ٱللَّهِ Allah مِنۢ sonra بَعۡدِ after EN مَا kendilerine zulmedildikten ظُلِمُواْ they were wronged EN لَنُبَوِّئَنَّهُمۡ yerleştireceğiz فِى dünyada ٱلدُّنۡيَا the world EN حَسَنَةٗۖ güzelce وَلَأَجۡرُ ve mükafatı ise ٱلۡـَٔاخِرَةِ ahiret أَكۡبَرُۚ daha büyüktür لَوۡ keşke كَانُواْ onlar يَعۡلَمُونَ bilselerdi
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare39:10
Aynı konu2:218 3:195 4:97 4:100 7:89 8:72 8:74–75 9:20 16:110 22:58 29:56
Henüz sınıflandırılmamış10:103 16:30 47:13 59:9