بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ ٱلۡمَلِكِ ٱلۡقُدُّوسِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök20:130 68:29
Aynı ibare53:31–32 57:1 59:1 61:1 64:1
Henüz sınıflandırılmamış16:49 17:44 43:44 59:23 59:23–24
هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلۡأُمِّيِّـۧنَ رَسُولًا مِّنۡهُمۡ يَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمۡ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلۡكِتَـٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَإِن كَانُواْ مِن قَبۡلُ لَفِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Aynı kök3:20 3:75 6:92 24:37
Aynı ibare2:129 2:151 3:164
Aynı konu2:78 4:79 7:157–158 7:158 9:128 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:53 6:19 7:157 7:158 14:3 +10 daha وَءَاخَرِينَ مِنۡهُمۡ لَمَّا يَلۡحَقُواْ بِهِمۡۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:79 6:19 34:28
Henüz sınıflandırılmamış4:79 6:19 7:158 18:26 21:107 +5 daha ذَٰلِكَ فَضۡلُ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:90
Henüz sınıflandırılmamış2:105 3:74 3:174 4:113 8:29 +6 daha مَثَلُ ٱلَّذِينَ حُمِّلُواْ ٱلتَّوۡرَىٰةَ ثُمَّ لَمۡ يَحۡمِلُوهَا كَمَثَلِ ٱلۡحِمَارِ يَحۡمِلُ أَسۡفَارَۢاۚ بِئۡسَ مَثَلُ ٱلۡقَوۡمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِى ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:259 80:15
Aynı ibare7:176 7:177
Aynı konu2:93 5:43 5:68 29:41 62:7
Henüz sınıflandırılmamış2:40 2:44 2:79 5:44 5:102 +9 daha قُلۡ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ هَادُوٓاْ إِن زَعَمۡتُمۡ أَنَّكُمۡ أَوۡلِيَآءُ لِلَّهِ مِن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُاْ ٱلۡمَوۡتَ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:94–95 2:94 2:94–96 3:168
Aynı konu2:47 5:18 50:19
Henüz sınıflandırılmamış2:62 2:94 2:95 2:254 4:125 +4 daha وَلَا يَتَمَنَّوۡنَهُۥٓ أَبَدَۢا بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيهِمۡۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِٱلظَّـٰلِمِينَ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:94–95 2:95 3:168
Aynı konu50:19 62:5
Henüz sınıflandırılmamış2:94 2:94–95 2:94–96 2:95 3:185
قُلۡ إِنَّ ٱلۡمَوۡتَ ٱلَّذِى تَفِرُّونَ مِنۡهُ فَإِنَّهُۥ مُلَـٰقِيكُمۡۖ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَـٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare3:168 9:105 34:3 35:38
Aynı konu3:145 3:185 4:78 33:16 50:19
Henüz sınıflandırılmamış2:94 2:148 6:73 9:94 13:9 +8 daha Sayfa 554 Cuma
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا نُودِىَ لِلصَّلَوٰةِ مِن يَوۡمِ ٱلۡجُمُعَةِ فَٱسۡعَوۡاْ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَذَرُواْ ٱلۡبَيۡعَۚ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٌ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
İlişkiler25 bağlantı · 6 tür
Devam eder62:10
Karşıtlık24:37
Aynı hüküm24:37
Aynı ibare24:37 29:45
Aynı konu2:238–239 4:103 4:142 5:6 11:114 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:153 2:208 2:238 3:102 4:59 +8 daha فَإِذَا قُضِيَتِ ٱلصَّلَوٰةُ فَٱنتَشِرُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَٱبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Devam eder62:9
Aynı ibare24:37 33:41
Henüz sınıflandırılmamış2:238 8:45 11:114 28:77 42:19 +2 daha وَإِذَا رَأَوۡاْ تِجَـٰرَةً أَوۡ لَهۡوًا ٱنفَضُّوٓاْ إِلَيۡهَا وَتَرَكُوكَ قَآئِمًاۚ قُلۡ مَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٌ مِّنَ ٱللَّهۡوِ وَمِنَ ٱلتِّجَـٰرَةِۚ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلرَّٰزِقِينَ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Aynı kök35:29 102:1
Aynı ibare24:37 34:39
Aynı konu18:46 20:131 24:37 24:62–63 63:9
Henüz sınıflandırılmamış2:238 5:58 5:114 9:111 11:6 +2 daha