قُلۡ إِنَّ ٱلۡمَوۡتَ ٱلَّذِى تَفِرُّونَ مِنۡهُ فَإِنَّهُۥ مُلَـٰقِيكُمۡۖ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَـٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٨
قُلۡ de ki إِنَّ şüphesiz ٱلۡمَوۡتَ ölüm ٱلَّذِى sizin kaçtığınız تَفِرُّونَ you flee EN مِنۡهُ kendisinden فَإِنَّهُۥ mutlaka مُلَـٰقِيكُمۡۖ sizi bulacaktır ثُمَّ sonra تُرَدُّونَ döndürüleceksiniz إِلَىٰ bilen'e عَـٰلِمِ (the) All-Knower EN ٱلۡغَيۡبِ görünmeyeni وَٱلشَّهَـٰدَةِ ve görüneni فَيُنَبِّئُكُم ve O size haber verecektir بِمَا şeyleri كُنتُمۡ olduğunuz تَعۡمَلُونَ yapıyor(lar)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare3:168 9:105 34:3 35:38
Aynı konu3:145 3:185 4:78 33:16 50:19
Henüz sınıflandırılmamış2:94 2:148 6:73 9:94 13:9 23:92 32:6 32:11 39:46 56:60 59:22 64:18 Tümünü göster (+1)