بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Aynı kök86:3
Paralel81:23
Aynı konu56:75
Henüz sınıflandırılmamış6:98 16:16 17:1 17:60 20:114 +7 daha مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel81:23
Aynı konu68:2 81:21–22 93:7
Henüz sınıflandırılmamış7:138 9:40 12:39 17:1 17:60 +12 daha وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, nefis arzusu ile konuşmaz.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar10:15
Paralel81:23
Aynı konu43:43
Henüz sınıflandırılmamış3:132 5:48–49 10:15–16 10:15 17:1 +11 daha إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡىٌ يُوحَىٰ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Açıklar10:15
Paralel81:23
Aynı konu6:106 7:203 17:73 20:114 43:43 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış6:19 8:67 9:43 17:1 17:60 +15 daha عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلۡقُوَىٰ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Paralel81:23
Aynı konu2:97 55:2 81:19–28
Henüz sınıflandırılmamış4:166 16:102 17:1 17:60 23:38 +7 daha ذُو مِرَّةٍ فَٱسۡتَوَىٰ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Henüz sınıflandırılmamış16:102 17:1 17:60 69:40 81:19–21 +4 daha وَهُوَ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡأَعۡلَىٰ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10 53:13
Paralel81:23
Aynı konu17:1 42:51
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 69:40 81:19–21 81:20 +2 daha ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 69:40 81:20 81:23 +1 daha فَكَانَ قَابَ قَوۡسَيۡنِ أَوۡ أَدۡنَىٰ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1
Henüz sınıflandırılmamış8:17 17:1 17:60 69:40 81:20 +2 daha فَأَوۡحَىٰٓ إِلَىٰ عَبۡدِهِۦ مَآ أَوۡحَىٰ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:6–9 53:11–18
Paralel81:23
Aynı konu17:1 42:51 81:19
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 22:75 69:40 81:20 +3 daha مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1 53:17
Henüz sınıflandırılmamış6:164 17:1 17:60 81:19–28 81:20 +2 daha أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
İlişkiler13 bağlantı · 5 tür
Devam eder53:10
Aynı kök18:22
Paralel81:23
Aynı konu17:1 17:60
Henüz sınıflandırılmamış2:97 11:17 17:1 17:60 53:59 +3 daha وَلَقَدۡ رَءَاهُ نَزۡلَةً أُخۡرَىٰ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (asli suretiyle) görmüştü.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:7 53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1 81:23
Henüz sınıflandırılmamış2:97 2:185 17:1 17:60 26:192–197 +4 daha عِندَ سِدۡرَةِ ٱلۡمُنتَهَىٰ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sidretü'l-Münteha'nın yanında.
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Devam eder53:10
Aynı kök34:16 56:28
Paralel81:23
Aynı konu17:1
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 19:52 28:30 81:20 +2 daha عِندَهَا جَنَّةُ ٱلۡمَأۡوَىٰٓ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 81:20 81:23 97:1
إِذۡ يَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا يَغۡشَىٰ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 81:23 97:1
مَا زَاغَ ٱلۡبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı konu17:1 27:10 53:11
Henüz sınıflandırılmamış7:143 17:1 17:60 81:23 97:1
لَقَدۡ رَأَىٰ مِنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلۡكُبۡرَىٰٓ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Devam eder53:10
Paralel81:23
Aynı ibare20:23
Aynı konu17:1 79:20
Henüz sınıflandırılmamış17:1 17:60 20:23–24 28:30 42:52 +2 daha أَفَرَءَيۡتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلۡعُزَّىٰ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:117 5:103 37:149 71:23
Henüz sınıflandırılmamış2:48 3:18 6:23 9:19 39:3 +1 daha وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰٓ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:117 5:103 37:149
Henüz sınıflandırılmamış2:48 6:121 10:7 52:39
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلۡأُنثَىٰ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Erkek size de, dişi O'na mı?
İlişkiler37 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:116 4:117 5:103 9:30 10:68 +21 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 5:17 5:72 16:57 16:58 +6 daha تِلۡكَ إِذًا قِسۡمَةٌ ضِيزَىٰٓ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.
İlişkiler21 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:117 5:103 19:35 19:88 19:91 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:116 5:17 5:72 9:30 +7 daha إِنۡ هِىَ إِلَّآ أَسۡمَآءٌ سَمَّيۡتُمُوهَآ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلۡطَـٰنٍۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهۡوَى ٱلۡأَنفُسُۖ وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلۡهُدَىٰٓ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler) yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tabi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.
İlişkiler28 bağlantı · 5 tür
Devam eder53:28
Aynı kök7:71 12:40
Aynı ibare6:148 7:70–71 7:71 12:40
Aynı konu4:117 5:103 6:81 13:33 19:35 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 7:33 7:71–72 16:35 16:57 +6 daha أَمۡ لِلۡإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa insan (kayıtsız şartsız), her temenni ettiği şeye sahip mi olacaktır?
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:117 53:39 68:36–42 68:38
Henüz sınıflandırılmamış16:35 34:54
فَلِلَّهِ ٱلۡـَٔاخِرَةُ وَٱلۡأُولَىٰ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oysa, Ahiret de dünya da Allah'ındır.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm92:13
Aynı konu4:117
Henüz sınıflandırılmamış7:96 14:2 16:35 28:77 34:54 +2 daha ۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغۡنِى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ أَن يَأۡذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرۡضَىٰٓ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Aynı kök4:85
Aynı hüküm21:28
Aynı konu2:48 2:123 2:255 4:117 19:87 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış6:51 6:70 10:3 16:35 19:86–87 +5 daha Sayfa 527 Necm
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ تَسۡمِيَةَ ٱلۡأُنثَىٰ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:117 13:33 17:40 37:150 43:19 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış1:1 2:30 16:35 43:19
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغۡنِى مِنَ ٱلۡحَقِّ شَيۡـًٔا ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
İlişkiler15 bağlantı · 5 tür
Devam eder53:23
Aynı kök6:116 49:12
Aynı ibare10:36
Aynı konu4:117
Henüz sınıflandırılmamış2:46 6:148 6:149 10:66 15:29 +5 daha فَأَعۡرِضۡ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكۡرِنَا وَلَمۡ يُرِدۡ إِلَّا ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.
İlişkiler28 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm15:94
Aynı konu2:200–201 3:145 4:134 6:70 10:7 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış4:63 4:81 6:106 7:199 9:129 +9 daha ذَٰلِكَ مَبۡلَغُهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱهۡتَدَىٰ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı kök6:117 16:125 68:7
Aynı ibare68:7
Aynı konu17:84 28:56 28:85 30:7
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ لِيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔواْ بِمَا عَمِلُواْ وَيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ بِٱلۡحُسۡنَى ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir.
İlişkiler24 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare3:129 24:64 62:1
Aynı konu17:84 40:40 45:22
Henüz sınıflandırılmamış3:189 5:40 6:160 10:4 11:7 +13 daha ٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلۡمَغۡفِرَةِۚ هُوَ أَعۡلَمُ بِكُمۡ إِذۡ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ وَإِذۡ أَنتُمۡ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمۡۖ فَلَا تُزَكُّوٓاْ أَنفُسَكُمۡۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.
İlişkiler30 bağlantı · 5 tür
Açıklar4:31
Aynı kök91:9
Aynı ibare3:129 42:37 62:1
Aynı konu3:135 4:49 22:5 31:34 42:5 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:151 2:218 3:59 4:95 6:100 +14 daha أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
İlişkiler3 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış6:110 22:72 107:1
وَأَعۡطَىٰ قَلِيلًا وَأَكۡدَىٰٓ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
İlişkiler4 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış3:180 9:76 50:12–14 89:17–20
أَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلۡغَيۡبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gayb'ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış27:65
أَمۡ لَمۡ يُنَبَّأۡ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
İlişkiler19 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:90 20:133 26:196 41:43 42:13 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:134 4:26 6:90 16:118 26:196 +5 daha وَإِبۡرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
İlişkiler23 bağlantı · 3 tür
Açıklar2:124
Aynı konu2:124 4:125 6:90 26:196 41:43 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış2:134 3:55 4:26 6:90 11:24 +9 daha أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزۡرَ أُخۡرَىٰ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez.
İlişkiler46 bağlantı · 5 tür
Devam eder53:39
Aynı hüküm6:164
Aynı ibare6:164 17:13–15 17:15 35:18 39:7 +1 daha Aynı konu2:48 2:123 2:254 6:51–52 6:70 +9 daha Henüz sınıflandırılmamış2:134 2:139 2:141 2:286 4:26 +19 daha وَأَن لَّيۡسَ لِلۡإِنسَـٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan için ancak çalıştığı vardır.
İlişkiler41 bağlantı · 4 tür
Devam eder53:38
Aynı ibare35:18
Aynı konu2:202 4:32 6:70 14:51 17:7 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:83 2:110 2:134 2:141 2:218 +25 daha وَأَنَّ سَعۡيَهُۥ سَوۡفَ يُرَىٰ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:202 3:30 14:51 17:13 20:15 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:218 4:26 4:40 4:129 18:49 +3 daha ثُمَّ يُجۡزَىٰهُ ٱلۡجَزَآءَ ٱلۡأَوۡفَىٰ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:202 14:51
Henüz sınıflandırılmamış4:26 21:47 58:6 82:5 99:1–8
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلۡمُنتَهَىٰ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz en son varış Rabbinedir.
İlişkiler5 bağlantı · 5 tür
Aynı kök79:44
Aynı hüküm75:12
Aynı ibare79:44
Aynı konu75:12
Henüz sınıflandırılmamış6:18
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضۡحَكَ وَأَبۡكَىٰ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış9:82
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحۡيَا ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Aynı konu3:156
Sayfa 528 Necm
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm75:39
Aynı ibare75:39 92:3
Aynı konu75:37–38
Henüz sınıflandırılmamış4:82 22:5 42:11 49:13 51:49 +3 daha مِن نُّطۡفَةٍ إِذَا تُمۡنَىٰ ٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu22:5 40:67 56:58 76:2
Henüz sınıflandırılmamış75:37–39 75:39
وَأَنَّ عَلَيۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ ٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu29:20 36:79 56:62
Henüz sınıflandırılmamış7:57
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغۡنَىٰ وَأَقۡنَىٰ ٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.
İlişkiler4 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış13:26 17:30 28:82 93:8
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعۡرَىٰ ٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, Şi'ra'nın Rabbidir.
وَأَنَّهُۥٓ أَهۡلَكَ عَادًا ٱلۡأُولَىٰ ٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:65–72
Aynı ibare9:70
Aynı konu7:65–74 38:13
Henüz sınıflandırılmamış7:65 11:24 11:60 22:42–46 26:140 +5 daha وَثَمُودَاْ فَمَآ أَبۡقَىٰ ٥١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:73–79
Aynı ibare9:70
Aynı konu22:42–46 38:13 89:6–9 89:6–14
Henüz sınıflandırılmamış7:65 7:73 11:61 26:159 50:36 +3 daha وَقَوۡمَ نُوحٍ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ هُمۡ أَظۡلَمَ وَأَطۡغَىٰ ٥٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Daha önce de Nuh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:59–64
Aynı ibare9:70 25:37 51:46
Aynı konu11:25–49 38:13
Henüz sınıflandırılmamış11:40 11:42 26:122 50:36 71:1–28 +1 daha وَٱلۡمُؤۡتَفِكَةَ أَهۡوَىٰ ٥٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Paralel27:54–58
Aynı ibare9:70
Aynı konu11:74 38:13 69:9
Henüz sınıflandırılmamış7:80 9:70 27:54 50:36 54:33 +1 daha فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ ٥٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare9:70
Aynı konu38:13
Henüz sınıflandırılmamış50:36
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ ٥٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde Rabbi'nin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun (ey insan!).
İlişkiler32 bağlantı · 3 tür
Aynı kök10:94
Aynı ibare55:13 55:16 55:18 55:21 55:23 +24 daha Aynı konu43:83 55:69
هَـٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلۡأُولَىٰٓ ٥٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:90 21:24 26:196 41:43 42:13 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış37:12
أَزِفَتِ ٱلۡـَٔازِفَةُ ٥٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök40:18
Aynı konu43:83 52:8 79:42–46 86:14
Henüz sınıflandırılmamış2:179 7:187 21:1 37:12 40:14 +2 daha لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ ٥٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu7:187 43:83 52:8 86:14
Henüz sınıflandırılmamış37:12
أَفَمِنۡ هَـٰذَا ٱلۡحَدِيثِ تَعۡجَبُونَ ٥٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:82 43:83 86:14
Henüz sınıflandırılmamış13:5 37:12 38:1–10 45:6 50:2 +4 daha وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ ٦٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:82 43:83 86:14
Henüz sınıflandırılmamış23:110 37:12 45:6 83:29 83:31
وَأَنتُمۡ سَـٰمِدُونَ ٦١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:82 43:83 86:14
Henüz sınıflandırılmamış6:70 23:110 37:12 56:80–81 83:29 +1 daha فَٱسۡجُدُواْ لِلَّهِ وَٱعۡبُدُواْ ۩ ٦٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Haydi Allah'a secde edin ve O'na kulluk edin.
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm41:37
Aynı konu25:60 43:83 86:14
Henüz sınıflandırılmamış7:206 13:15 15:99 16:49 17:108 +11 daha