İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Necm

an-Najm · Yıldız · 62 ayet

Necm
Sayfaya git

Bu sure 526–528. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

53:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha
53:2

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha
53:3

وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, nefis arzusu ile konuşmaz.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha
53:4

إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡىٌ يُوحَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+15 daha
53:5

عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلۡقُوَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha
53:6

ذُو مِرَّةٍ فَٱسۡتَوَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Devam eder
Paralel
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha
53:7

وَهُوَ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡأَعۡلَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
53:8

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
53:9

فَكَانَ قَابَ قَوۡسَيۡنِ أَوۡ أَدۡنَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَأَوۡحَىٰٓ إِلَىٰ عَبۡدِهِۦ مَآ أَوۡحَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَلَقَدۡ رَءَاهُ نَزۡلَةً أُخۡرَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (asli suretiyle) görmüştü.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

عِندَ سِدۡرَةِ ٱلۡمُنتَهَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sidretü'l-Münteha'nın yanında.

İlişkiler12 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

عِندَهَا جَنَّةُ ٱلۡمَأۡوَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِذۡ يَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا يَغۡشَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مَا زَاغَ ٱلۡبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَقَدۡ رَأَىٰ مِنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلۡكُبۡرَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.

İlişkiler12 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلۡعُزَّىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلۡأُنثَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Erkek size de, dişi O'na mı?

İlişkiler37 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+21 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

تِلۡكَ إِذًا قِسۡمَةٌ ضِيزَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.

İlişkiler21 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِنۡ هِىَ إِلَّآ أَسۡمَآءٌ سَمَّيۡتُمُوهَآ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلۡطَـٰنٍۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهۡوَى ٱلۡأَنفُسُۖ وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلۡهُدَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler) yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tabi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.

İlişkiler28 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

أَمۡ لِلۡإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa insan (kayıtsız şartsız), her temenni ettiği şeye sahip mi olacaktır?

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَلِلَّهِ ٱلۡـَٔاخِرَةُ وَٱلۡأُولَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oysa, Ahiret de dünya da Allah'ındır.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغۡنِى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ أَن يَأۡذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرۡضَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 527 Necm

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ تَسۡمِيَةَ ٱلۡأُنثَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغۡنِى مِنَ ٱلۡحَقِّ شَيۡـًٔا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَأَعۡرِضۡ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكۡرِنَا وَلَمۡ يُرِدۡ إِلَّا ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.

İlişkiler28 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

ذَٰلِكَ مَبۡلَغُهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱهۡتَدَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ لِيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔواْ بِمَا عَمِلُواْ وَيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ بِٱلۡحُسۡنَى 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir.

İlişkiler24 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

ٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلۡمَغۡفِرَةِۚ هُوَ أَعۡلَمُ بِكُمۡ إِذۡ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ وَإِذۡ أَنتُمۡ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمۡۖ فَلَا تُزَكُّوٓاْ أَنفُسَكُمۡۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

İlişkiler30 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?

İlişkiler3 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَأَعۡطَىٰ قَلِيلًا وَأَكۡدَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?

İlişkiler4 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

أَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلۡغَيۡبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gayb'ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ لَمۡ يُنَبَّأۡ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?

İlişkiler19 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَإِبۡرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?

İlişkiler23 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزۡرَ أُخۡرَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez.

İlişkiler46 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı hüküm
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+9 daha
Henüz sınıflandırılmamış+19 daha

وَأَن لَّيۡسَ لِلۡإِنسَـٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan için ancak çalıştığı vardır.

İlişkiler41 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+25 daha

وَأَنَّ سَعۡيَهُۥ سَوۡفَ يُرَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.

İlişkiler17 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

ثُمَّ يُجۡزَىٰهُ ٱلۡجَزَآءَ ٱلۡأَوۡفَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلۡمُنتَهَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz en son varış Rabbinedir.

İlişkiler5 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضۡحَكَ وَأَبۡكَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحۡيَا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

Sayfa 528 Necm

وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

مِن نُّطۡفَةٍ إِذَا تُمۡنَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّ عَلَيۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغۡنَىٰ وَأَقۡنَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.

İlişkiler4 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعۡرَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, Şi'ra'nın Rabbidir.

وَأَنَّهُۥٓ أَهۡلَكَ عَادًا ٱلۡأُولَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَثَمُودَاْ فَمَآ أَبۡقَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَقَوۡمَ نُوحٍ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ هُمۡ أَظۡلَمَ وَأَطۡغَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Daha önce de Nuh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَٱلۡمُؤۡتَفِكَةَ أَهۡوَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde Rabbi'nin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun (ey insan!).

İlişkiler32 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare+24 daha
Aynı konu

هَـٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلۡأُولَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَزِفَتِ ٱلۡـَٔازِفَةُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَمِنۡ هَـٰذَا ٱلۡحَدِيثِ تَعۡجَبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنتُمۡ سَـٰمِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَٱسۡجُدُواْ لِلَّهِ وَٱعۡبُدُواْ ۩ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Haydi Allah'a secde edin ve O'na kulluk edin.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha
Sure içi ayet haritası

…