İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Kamer

al-Qamar · Ay · 55 ayet

Kamer
Sayfaya git

Bu sure 528–531. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

54:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

ٱقۡتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلۡقَمَرُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.

İlişkiler29 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha
54:2

وَإِن يَرَوۡاْ ءَايَةً يُعۡرِضُواْ وَيَقُولُواْ سِحۡرٌ مُّسۡتَمِرٌّ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha
54:3

وَكَذَّبُواْ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُمۡۚ وَكُلُّ أَمۡرٍ مُّسۡتَقِرٌّ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
54:4

وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّنَ ٱلۡأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزۡدَجَرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
54:5

حِكۡمَةُۢ بَـٰلِغَةٌۖ فَمَا تُغۡنِ ٱلنُّذُرُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
54:6

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡۘ يَوۡمَ يَدۡعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىۡءٍ نُّكُرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 529 Kamer

54:7

خُشَّعًا أَبۡصَـٰرُهُمۡ يَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ كَأَنَّهُمۡ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha
54:8

مُّهۡطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِۖ يَقُولُ ٱلۡكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا يَوۡمٌ عَسِرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Davetçiye doğru koşarlarken kafirler, "Bu zor bir gün" derler.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha
54:9

۞ كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحٍ فَكَذَّبُواْ عَبۡدَنَا وَقَالُواْ مَجۡنُونٌ وَٱزۡدُجِرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغۡلُوبٌ فَٱنتَصِرۡ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَفَتَحۡنَآ أَبۡوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍ مُّنۡهَمِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَفَجَّرۡنَا ٱلۡأَرۡضَ عُيُونًا فَٱلۡتَقَى ٱلۡمَآءُ عَلَىٰٓ أَمۡرٍ قَدۡ قُدِرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَحَمَلۡنَـٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلۡوَٰحٍ وَدُسُرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

تَجۡرِى بِأَعۡيُنِنَا جَزَآءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَلَقَد تَّرَكۡنَـٰهَآ ءَايَةً فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَكَيۡفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

İlişkiler33 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+19 daha

كَذَّبَتۡ عَادٌ فَكَيۡفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمۡ رِيحًا صَرۡصَرًا فِى يَوۡمِ نَحۡسٍ مُّسۡتَمِرٍّ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ مُّنقَعِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَكَيۡفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha

كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."

İlişkiler25 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

فَقَالُوٓاْ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."

İlişkiler31 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

أَءُلۡقِىَ ٱلذِّكۡرُ عَلَيۡهِ مِنۢ بَيۡنِنَا بَلۡ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

سَيَعۡلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلۡكَذَّابُ ٱلۡأَشِرُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا مُرۡسِلُواْ ٱلنَّاقَةِ فِتۡنَةً لَّهُمۡ فَٱرۡتَقِبۡهُمۡ وَٱصۡطَبِرۡ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

Sayfa 530 Kamer

وَنَبِّئۡهُمۡ أَنَّ ٱلۡمَآءَ قِسۡمَةُۢ بَيۡنَهُمۡۖ كُلُّ شِرۡبٍ مُّحۡتَضَرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَنَادَوۡاْ صَاحِبَهُمۡ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَكَيۡفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمۡ صَيۡحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُواْ كَهَشِيمِ ٱلۡمُحۡتَظِرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

İlişkiler10 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ لُوطِۭ بِٱلنُّذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut kavmi de uyarıcıları yalanladı.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمۡ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍۖ نَّجَّيۡنَـٰهُم بِسَحَرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

نِّعۡمَةً مِّنۡ عِندِنَاۚ كَذَٰلِكَ نَجۡزِى مَن شَكَرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ أَنذَرَهُم بَطۡشَتَنَا فَتَمَارَوۡاْ بِٱلنُّذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Lut onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيۡفِهِۦ فَطَمَسۡنَآ أَعۡيُنَهُمۡ فَذُوقُواْ عَذَابِى وَنُذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ صَبَّحَهُم بُكۡرَةً عَذَابٌ مُّسۡتَقِرٌّ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

فَذُوقُواْ عَذَابِى وَنُذُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

İlişkiler11 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ جَآءَ ءَالَ فِرۡعَوۡنَ ٱلنُّذُرُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.

İlişkiler3 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

كَذَّبُواْ بِـَٔايَـٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذۡنَـٰهُمۡ أَخۡذَ عَزِيزٍ مُّقۡتَدِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَكُفَّارُكُمۡ خَيۡرٌ مِّنۡ أُوْلَـٰٓئِكُمۡ أَمۡ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أَمۡ يَقُولُونَ نَحۡنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa onlar, "Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz" mu diyorlar?

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

سَيُهۡزَمُ ٱلۡجَمۡعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوۡعِدُهُمۡ وَٱلسَّاعَةُ أَدۡهَىٰ وَأَمَرُّ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ ٱلۡمُجۡرِمِينَ فِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

يَوۡمَ يُسۡحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمۡ ذُوقُواْ مَسَّ سَقَرَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا كُلَّ شَىۡءٍ خَلَقۡنَـٰهُ بِقَدَرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

Sayfa 531 Kamer

وَمَآ أَمۡرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمۡحِۭ بِٱلۡبَصَرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَلَقَدۡ أَهۡلَكۡنَآ أَشۡيَاعَكُمۡ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَكُلُّ شَىۡءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.

İlişkiler24 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+9 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسۡتَطَرٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.

İlişkiler27 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَنَهَرٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فِى مَقۡعَدِ صِدۡقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقۡتَدِرِۭ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha
Sure içi ayet haritası

…