تدريس الكتابTadrees ul KitabKuran'ı Kuran'la okuma platformu

ar-Rahman · Merhametli · 78 ayet

Katmanlar

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

ٱلرَّحْمَٰنُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.

عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İnsanı yarattı.

عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.

ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.

وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.

وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.

أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ölçüde haddi aşmayın.

وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.

وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, yeri yaratıklar için var etti.

فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.

وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Cin"i de yalın bir ateşten yarattı.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O'nundur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.

وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacaktır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O'ndan isterler. O, her an yeni bir ilahi tasarruftadır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengarenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İçlerinde akan iki pınar vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İkisinde de her meyveden çift çift vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar sanki yakut ve mercandır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

مُدْهَآمَّتَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O iki cennet koyu yeşil renktedir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İçlerinde kaynayan iki pınar vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.