İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Vakıa

al-Waqi`ah · Olay · 96 ayet

Vakıa
Sayfaya git

Bu sure 534–537. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

56:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

إِذَا وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha
56:2

لَيۡسَ لِوَقۡعَتِهَا كَاذِبَةٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış
56:3

خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

İlişkiler4 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış
56:4

إِذَا رُجَّتِ ٱلۡأَرۡضُ رَجًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış
56:5

وَبُسَّتِ ٱلۡجِبَالُ بَسًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış
56:6

فَكَانَتۡ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış
56:7

وَكُنتُمۡ أَزۡوَٰجًا ثَلَـٰثَةً 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
56:8

فَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ مَآ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha
56:9

وَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ مَآ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلۡمُقَرَّبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.

İlişkiler23 bağlantı · 3 tür

Aynı kök+3 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, Naim cennetlerindedirler.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوۡضُونَةٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيۡهَا مُتَقَـٰبِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 535 Vakıa

يَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

بِأَكۡوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأۡسٍ مِّن مَّعِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنۡهَا وَلَا يُنزِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَحۡمِ طَيۡرٍ مِّمَّا يَشۡتَهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَحُورٌ عِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

كَأَمۡثَـٰلِ ٱللُّؤۡلُؤِ ٱلۡمَكۡنُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükafat olarak (verilir.)

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

لَا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوًا وَلَا تَأۡثِيمًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِلَّا قِيلًا سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡيَمِينِ مَآ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡيَمِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فِى سِدۡرٍ مَّخۡضُودٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَطَلۡحٍ مَّنضُودٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَظِلٍّ مَّمۡدُودٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَمَآءٍ مَّسۡكُوبٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَّا مَقۡطُوعَةٍ وَلَا مَمۡنُوعَةٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَفُرُشٍ مَّرۡفُوعَةٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّآ أَنشَأۡنَـٰهُنَّ إِنشَآءً 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَجَعَلۡنَـٰهُنَّ أَبۡكَارًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

عُرُبًا أَتۡرَابًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

لِّأَصۡحَـٰبِ ٱلۡيَمِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَصۡحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصۡحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış

وَظِلٍّ مِّن يَحۡمُومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

İlişkiler4 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Evvelki atalarımız da mı?"

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَوَّلِينَ وَٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

لَمَجۡمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوۡمٍ مَّعۡلُومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 536 Vakıa

ثُمَّ إِنَّكُمۡ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلۡمُكَذِّبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَشَـٰرِبُونَ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡحَمِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَشَـٰرِبُونَ شُرۡبَ ٱلۡهِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

هَـٰذَا نُزُلُهُمۡ يَوۡمَ ٱلدِّينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

نَحۡنُ خَلَقۡنَـٰكُمۡ فَلَوۡلَا تُصَدِّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizi biz yarattık. Hala tasdik etmeyecek misiniz?

İlişkiler6 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

أَفَرَءَيۡتُم مَّا تُمۡنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Attığınız o meniye ne dersiniz?!

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ءَأَنتُمۡ تَخۡلُقُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡخَـٰلِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?

İlişkiler7 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

نَحۡنُ قَدَّرۡنَا بَيۡنَكُمُ ٱلۡمَوۡتَ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

İlişkiler21 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمۡثَـٰلَكُمۡ وَنُنشِئَكُمۡ فِى مَا لَا تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

İlişkiler17 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَلَقَدۡ عَلِمۡتُمُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُولَىٰ فَلَوۡلَا تَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَحۡرُثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ءَأَنتُمۡ تَزۡرَعُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلزَّٰرِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

لَوۡ نَشَآءُ لَجَعَلۡنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلۡتُمۡ تَفَكَّهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا لَمُغۡرَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Muhakkak biz çok ziyandayız!"

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!"

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلۡمَآءَ ٱلَّذِى تَشۡرَبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İçtiğiniz suya ne dersiniz?!

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ءَأَنتُمۡ أَنزَلۡتُمُوهُ مِنَ ٱلۡمُزۡنِ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنزِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَوۡ نَشَآءُ جَعَلۡنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوۡلَا تَشۡكُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ءَأَنتُمۡ أَنشَأۡتُمۡ شَجَرَتَهَآ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنشِـُٔونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

نَحۡنُ جَعَلۡنَـٰهَا تَذۡكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلۡمُقۡوِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

۞ فَلَآ أُقۡسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوۡ تَعۡلَمُونَ عَظِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 537 Vakıa

إِنَّهُۥ لَقُرۡءَانٌ كَرِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, elbette değerli bir Kur'an'dır.

İlişkiler28 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

فِى كِتَـٰبٍ مَّكۡنُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Korunmuş bir kitaptadır.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلۡمُطَهَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

İlişkiler40 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+25 daha

تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أَفَبِهَـٰذَا ٱلۡحَدِيثِ أَنتُم مُّدۡهِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَتَجۡعَلُونَ رِزۡقَكُمۡ أَنَّكُمۡ تُكَذِّبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

فَلَوۡلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلۡحُلۡقُومَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنتُمۡ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَيۡهِ مِنكُمۡ وَلَـٰكِن لَّا تُبۡصِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَلَوۡلَآ إِن كُنتُمۡ غَيۡرَ مَدِينِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

تَرۡجِعُونَهَآ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı kök+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَرَوۡحٌ وَرَيۡحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنۡ أَصۡحَـٰبِ ٱلۡيَمِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.

İlişkiler11 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنۡ أَصۡحَـٰبِ ٱلۡيَمِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.

İlişkiler9 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَنُزُلٌ مِّنۡ حَمِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَتَصۡلِيَةُ جَحِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir de cehenneme atılma vardır.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلۡيَقِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha
Sure içi ayet haritası

…