بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Aynı kök34:31–33
Aynı ibare4:167 16:88 47:8 47:32 47:34
Aynı konu3:22 7:147 8:36 9:9 17:81 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış5:5 5:53 8:47 9:17 9:69 +8 daha وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَءَامَنُواْ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۙ كَفَّرَ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَأَصۡلَحَ بَالَهُمۡ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed'e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
İlişkiler29 bağlantı · 2 tür
Aynı konu8:36 16:97 17:81 18:105 25:70 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış2:25 3:60 3:144 4:170 5:5 +16 daha ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡبَـٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡحَقَّ مِن رَّبِّهِمۡۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمۡثَـٰلَهُمۡ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare4:170 13:17
Aynı konu8:36 17:81 17:89 18:105 30:58 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:190 5:5 9:5 18:56 21:18 +6 daha فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَضَرۡبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثۡخَنتُمُوهُمۡ فَشُدُّواْ ٱلۡوَثَاقَ فَإِمَّا مَنَّۢا بَعۡدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلۡحَرۡبُ أَوۡزَارَهَاۚ ذَٰلِكَ وَلَوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنۡهُمۡ وَلَـٰكِن لِّيَبۡلُوَاْ بَعۡضَكُم بِبَعۡضٍۗ وَٱلَّذِينَ قُتِلُواْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
İlişkiler59 bağlantı · 6 tür
Açıklar8:67
Aynı kök4:34
Aynı hüküm2:190 8:12
Aynı ibare3:157 3:169
Aynı konu2:154 2:251 3:140–141 3:152 4:74 +11 daha Henüz sınıflandırılmamış2:190–193 2:191 3:165 3:169 3:169–171 +32 daha سَيَهۡدِيهِمۡ وَيُصۡلِحُ بَالَهُمۡ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.
İlişkiler5 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış3:169 5:5 35:34 47:2 47:6
وَيُدۡخِلُهُمُ ٱلۡجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمۡ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu47:15
Henüz sınıflandırılmamış3:169 3:195 5:5 47:5 50:34–35
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن تَنصُرُواْ ٱللَّهَ يَنصُرۡكُمۡ وَيُثَبِّتۡ أَقۡدَامَكُمۡ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.
İlişkiler28 bağlantı · 5 tür
Aynı kök3:52 3:81 57:25
Aynı hüküm22:40
Aynı ibare59:8
Aynı konu2:214 2:250 8:11 9:14 9:40 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış2:153 2:186 5:5 6:34 12:110 +5 daha وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَتَعۡسًا لَّهُمۡ وَأَضَلَّ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare47:1
Aynı konu22:40 39:65
Henüz sınıflandırılmamış5:5 9:17 18:103–106 24:39 47:9 +1 daha ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَرِهُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, Allah'ın indirdiğini beğenmemeleri, bu sebeple de Allah'ın onların amellerini boşa çıkarmasındandır.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Aynı kök33:19
Aynı hüküm47:32
Aynı ibare47:26–28 47:28
Aynı konu22:72 23:70 33:19 43:78 47:1 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış9:69 13:17 14:18 47:8 50:36
۞ أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۖ وَلِلۡكَـٰفِرِينَ أَمۡثَـٰلُهَا ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkar edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare12:109 22:46
Aynı konu6:11 27:51 27:69 29:20
Henüz sınıflandırılmamış3:55 3:137 9:70 16:36 21:6 +7 daha ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ مَوۡلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَأَنَّ ٱلۡكَـٰفِرِينَ لَا مَوۡلَىٰ لَهُمۡ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, Allah'ın inananların yardımcısı olması, inkar edenlerin ise, hiçbir yardımcısı bulunmamasından dolayıdır.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Açıklar18:44
Aynı hüküm3:150 8:40 22:78
Aynı konu2:257 18:26
Henüz sınıflandırılmamış2:286 3:9 30:47 39:36 44:42 +1 daha Sayfa 508 Muhammed
إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ جَنَّـٰتٍ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأۡكُلُونَ كَمَا تَأۡكُلُ ٱلۡأَنۡعَـٰمُ وَٱلنَّارُ مَثۡوًى لَّهُمۡ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Açıklar15:3
Aynı ibare22:23
Aynı konu15:3
Henüz sınıflandırılmamış3:196–197 7:179 25:44 36:66 41:8 +3 daha وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ هِىَ أَشَدُّ قُوَّةً مِّن قَرۡيَتِكَ ٱلَّتِىٓ أَخۡرَجَتۡكَ أَهۡلَكۡنَـٰهُمۡ فَلَا نَاصِرَ لَهُمۡ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:69 22:40 30:9 35:44 43:8 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış7:88 8:30 9:13 14:13 16:41 +5 daha أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُم ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabbinin katından açık bir belgesi olan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve nefislerinin arzularına uyan kimseler gibi midir?
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:57 11:17 11:28 11:63 11:88 +1 daha Aynı konu5:49 16:63 28:50 30:29 38:28 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:140 6:5 6:122 6:157 9:37 +10 daha مَّثَلُ ٱلۡجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلۡمُتَّقُونَۖ فِيهَآ أَنۡهَـٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيۡرِ ءَاسِنٍ وَأَنۡهَـٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمۡ يَتَغَيَّرۡ طَعۡمُهُۥ وَأَنۡهَـٰرٌ مِّنۡ خَمۡرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّـٰرِبِينَ وَأَنۡهَـٰرٌ مِّنۡ عَسَلٍ مُّصَفًّىۖ وَلَهُمۡ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغۡفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمۡۖ كَمَنۡ هُوَ خَـٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُواْ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمۡعَآءَهُمۡ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
İlişkiler46 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:25 10:4 13:35 22:20
Aynı kök5:38
Aynı ibare13:35 25:12–16 37:45–47
Aynı konu2:25 16:65–69 22:20 37:47 43:68–73 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış2:39 2:112 4:168 4:169 5:69 +22 daha وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُواْ مِنۡ عِندِكَ قَالُواْ لِلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُمۡ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Aynı kök21:74
Aynı ibare6:25
Aynı konu9:127 17:46–47 28:50 40:35
Henüz sınıflandırılmamış2:7 2:88 4:155 7:101 9:87 +12 daha وَٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ زَادَهُمۡ هُدًى وَءَاتَىٰهُمۡ تَقۡوَىٰهُمۡ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah'a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık6:25
Aynı ibare18:13
Aynı konu3:173 8:2 9:124 19:76
Henüz sınıflandırılmamış5:18 8:29 13:27 22:54 33:22 +5 daha فَهَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأۡتِيَهُم بَغۡتَةًۖ فَقَدۡ جَآءَ أَشۡرَاطُهَاۚ فَأَنَّىٰ لَهُمۡ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ ذِكۡرَىٰهُمۡ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?
İlişkiler33 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare21:40 29:53 43:66
Aynı konu7:187 10:90–91 12:107 22:55 34:52 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış4:18 6:31 6:47 6:158 10:91 +15 daha فَٱعۡلَمۡ أَنَّهُۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لِذَنۢبِكَ وَلِلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَـٰتِۗ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مُتَقَلَّبَكُمۡ وَمَثۡوَىٰكُمۡ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bil ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm9:113–114
Aynı ibare40:55
Aynı konu3:18 4:64 9:80 9:103 11:6 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:214 4:106 6:98 9:43 12:110 +3 daha Sayfa 509 Muhammed
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡلَا نُزِّلَتۡ سُورَةٌۖ فَإِذَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٌ مُّحۡكَمَةٌ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلۡقِتَالُۙ رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ نَظَرَ ٱلۡمَغۡشِىِّ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَأَوۡلَىٰ لَهُمۡ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Aynı kök3:7 11:1
Paralel11:1
Aynı ibare9:86–87 33:19
Aynı konu3:7 4:66 4:77 9:64 24:53
Henüz sınıflandırılmamış2:246 3:143 4:66 8:6 9:38 +1 daha طَاعَةٌ وَقَوۡلٌ مَّعۡرُوفٌۚ فَإِذَا عَزَمَ ٱلۡأَمۡرُ فَلَوۡ صَدَقُواْ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيۡرًا لَّهُمۡ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı kök2:263
Aynı konu4:66 24:51 24:53
Henüz sınıflandırılmamış3:159 4:66 4:77 8:6 9:7 +1 daha فَهَلۡ عَسَيۡتُمۡ إِن تَوَلَّيۡتُمۡ أَن تُفۡسِدُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَتُقَطِّعُوٓاْ أَرۡحَامَكُمۡ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi?
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm11:116
Aynı ibare13:25–27
Aynı konu2:204–205 8:73
Henüz sınıflandırılmamış2:205 5:33 5:38 8:5–8 13:25 +1 daha أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمۡ وَأَعۡمَىٰٓ أَبۡصَـٰرَهُمۡ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar, Allah'ın lanetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Aynı kök40:58
Aynı ibare2:88
Aynı konu2:7
Henüz sınıflandırılmamış2:205 6:50 7:198 13:25 43:40
أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلۡقُرۡءَانَ أَمۡ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقۡفَالُهَآ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare4:82
Aynı konu7:175 22:46 23:68 38:29
Henüz sınıflandırılmamış7:3 14:52 47:16
إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرۡتَدُّواْ عَلَىٰٓ أَدۡبَـٰرِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَىۙ ٱلشَّيۡطَـٰنُ سَوَّلَ لَهُمۡ وَأَمۡلَىٰ لَهُمۡ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök12:18
Aynı ibare4:115 47:32
Aynı konu2:217 3:103–106 5:54 7:175 23:68
Henüz sınıflandırılmamış4:120 6:82 58:19 96:11
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَالُواْ لِلَّذِينَ كَرِهُواْ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمۡ فِى بَعۡضِ ٱلۡأَمۡرِۖ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ إِسۡرَارَهُمۡ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, münafıkların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere, "Bazı işlerde size itaat edeceğiz" demelerindendir. Allah, onların gizlice konuşmalarını bilir.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare47:9
Aynı konu9:64 20:7 23:68 43:78 47:9 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış23:70 43:78 67:13
فَكَيۡفَ إِذَا تَوَفَّتۡهُمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَـٰرَهُمۡ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken halleri nasıl olacak?
İlişkiler19 bağlantı · 5 tür
Açıklar32:11
Paralel6:93 8:50–51
Aynı ibare8:50 47:9
Aynı konu6:61 7:37 16:28 23:68 25:22 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:28 3:55 4:34 4:97 23:70 +3 daha ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُواْ مَآ أَسۡخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُواْ رِضۡوَٰنَهُۥ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, Allah'ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O'nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm47:32
Aynı ibare8:50 47:9
Aynı konu5:53 7:147 23:68 25:22 33:19 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış9:53 23:70 25:23 43:78 47:1–3
أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخۡرِجَ ٱللَّهُ أَضۡغَـٰنَهُمۡ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa, kalplerinde hastalık olanlar Allah'ın, kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:10 8:49 9:125 74:31
Aynı konu9:64 29:11 47:26 63:4
Henüz sınıflandırılmamış2:284 3:179 5:52 6:25 9:64 +4 daha Sayfa 510 Muhammed
وَلَوۡ نَشَآءُ لَأَرَيۡنَـٰكَهُمۡ فَلَعَرَفۡتَهُم بِسِيمَـٰهُمۡۚ وَلَتَعۡرِفَنَّهُمۡ فِى لَحۡنِ ٱلۡقَوۡلِۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ أَعۡمَـٰلَكُمۡ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun, sen onları, konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı kök7:46 7:48 55:41
Aynı konu9:42 9:64 9:101 63:4–5 63:4
Henüz sınıflandırılmamış2:10 9:64
وَلَنَبۡلُوَنَّكُمۡ حَتَّىٰ نَعۡلَمَ ٱلۡمُجَـٰهِدِينَ مِنكُمۡ وَٱلصَّـٰبِرِينَ وَنَبۡلُوَاْ أَخۡبَارَكُمۡ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar29:2
Aynı kök18:12
Aynı konu2:143 2:214 3:140 3:141 3:142 +10 daha Henüz sınıflandırılmamış4:78 33:11
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّواْ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَىٰ لَن يَضُرُّواْ ٱللَّهَ شَيۡـًٔا وَسَيُحۡبِطُ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah'a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır.
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Aynı kök4:115
Aynı hüküm47:9 47:28
Aynı ibare47:1 47:25
Aynı konu33:19 47:9 47:28 59:4
Henüz sınıflandırılmamış2:6 4:167 11:89 16:106 18:105
۞ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبۡطِلُوٓاْ أَعۡمَـٰلَكُمۡ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın.
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Karşıtlık33:1
Aynı hüküm64:16
Aynı ibare3:31–32 3:132 4:59 8:46 24:54 +2 daha Aynı konu49:2 49:14
Henüz sınıflandırılmamış3:32 8:1 8:20
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُواْ وَهُمۡ كُفَّارٌ فَلَن يَغۡفِرَ ٱللَّهُ لَهُمۡ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkarcılar olarak ölenler var ya, Allah onları asla bağışlamayacaktır.
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:161 3:91 9:80 47:1 63:6
Aynı konu3:90 4:18 4:48 4:137 9:113 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:161–162 2:217 3:86 4:17–18 4:167 +5 daha فَلَا تَهِنُواْ وَتَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلسَّلۡمِ وَأَنتُمُ ٱلۡأَعۡلَوۡنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمۡ وَلَن يَتِرَكُمۡ أَعۡمَـٰلَكُمۡ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm8:16 8:61
Aynı konu3:139 3:146 4:104 8:18 9:25
Henüz sınıflandırılmamış2:208 2:250–251 3:139–140 8:61–62 9:3 +2 daha إِنَّمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا لَعِبٌ وَلَهۡوٌۚ وَإِن تُؤۡمِنُواْ وَتَتَّقُواْ يُؤۡتِكُمۡ أُجُورَكُمۡ وَلَا يَسۡـَٔلۡكُمۡ أَمۡوَٰلَكُمۡ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükafatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm6:32
Aynı ibare6:32 6:70 57:20
Aynı konu29:64 57:28
Henüz sınıflandırılmamış2:219 7:51 14:19 21:18
إِن يَسۡـَٔلۡكُمُوهَا فَيُحۡفِكُمۡ تَبۡخَلُواْ وَيُخۡرِجۡ أَضۡغَـٰنَكُمۡ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:37
Henüz sınıflandırılmamış2:219 17:29 17:100 57:7 70:19
هَـٰٓأَنتُمۡ هَـٰٓؤُلَآءِ تُدۡعَوۡنَ لِتُنفِقُواْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبۡخَلُۖ وَمَن يَبۡخَلۡ فَإِنَّمَا يَبۡخَلُ عَن نَّفۡسِهِۦۚ وَٱللَّهُ ٱلۡغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلۡفُقَرَآءُۚ وَإِن تَتَوَلَّوۡاْ يَسۡتَبۡدِلۡ قَوۡمًا غَيۡرَكُمۡ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓاْ أَمۡثَـٰلَكُم ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
İlişkiler38 bağlantı · 5 tür
Aynı kök35:15
Aynı hüküm4:37
Aynı ibare9:39 39:7 57:10
Aynı konu2:195 3:180 4:37 4:131 4:133 +17 daha Henüz sınıflandırılmamış2:47 2:217 2:268 3:92 8:60 +6 daha