بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
كٓهيعٓصٓ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler29 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:1
Henüz sınıflandırılmamış1:1 3:38 3:40 3:41 3:59 +23 daha ذِكۡرُ رَحۡمَتِ رَبِّكَ عَبۡدَهُۥ زَكَرِيَّآ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Devam eder19:3–15
Paralel3:38 3:39 21:89 21:90
Aynı konu21:89–90
Henüz sınıflandırılmamış3:33 3:35–41 3:38–41 3:41 21:89 +1 daha إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.
İlişkiler11 bağlantı · 5 tür
Açıklar21:89
Devam eder19:2
Paralel3:38 3:39 21:89 21:90
Aynı konu7:55 7:205
Henüz sınıflandırılmamış3:37 3:41 21:90
قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلۡعَظۡمُ مِنِّى وَٱشۡتَعَلَ ٱلرَّأۡسُ شَيۡبًا وَلَمۡ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
İlişkiler16 bağlantı · 6 tür
Açıklar21:89
Devam eder19:2 19:8
Paralel3:35–41 3:38 3:39 3:40 21:89 +1 daha Aynı ibare19:48
Aynı konu3:40
Henüz sınıflandırılmamış3:33–37 3:41 21:89–90 21:90 25:77
وَإِنِّى خِفۡتُ ٱلۡمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبۡ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"
İlişkiler17 bağlantı · 6 tür
Açıklar21:89
Devam eder19:2 19:8
Aynı kök2:282
Paralel3:35–41 3:38 3:39 3:40 21:89 +2 daha Aynı konu19:19
Henüz sınıflandırılmamış2:257 3:40 3:41 21:89 21:90
يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنۡ ءَالِ يَعۡقُوبَۖ وَٱجۡعَلۡهُ رَبِّ رَضِيًّا ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"
İlişkiler13 bağlantı · 5 tür
Açıklar21:89
Devam eder19:2
Aynı kök27:16
Paralel3:38 3:39 21:89–90 21:89 21:90
Henüz sınıflandırılmamış3:35–41 3:38 3:41 21:89 21:90
يَـٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ ٱسۡمُهُۥ يَحۡيَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِيًّا ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:2
Aynı kök19:65
Paralel3:35–41 3:38 3:39 21:89–90 21:89 +1 daha Aynı konu6:85–89
Henüz sınıflandırılmamış1:1 3:39–40 3:41 6:85 11:72 +3 daha قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَـٰمٌ وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدۡ بَلَغۡتُ مِنَ ٱلۡكِبَرِ عِتِيًّا ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:2 19:4–5
Aynı kök2:282
Paralel3:38 3:39 3:40 21:89–90 21:89 +1 daha Aynı konu42:50
Henüz sınıflandırılmamış3:35–41 3:40 3:41 11:71–73 11:72 +1 daha قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدۡ خَلَقۡتُكَ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ تَكُ شَيۡـًٔا ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:2
Paralel3:35–41 3:38 3:39 3:40 21:89–90 +2 daha Aynı ibare19:21 19:67
Aynı konu76:1
Henüz sınıflandırılmamış3:40 3:41 11:72 19:1 21:90 +1 daha قَالَ رَبِّ ٱجۡعَل لِّىٓ ءَايَةًۚ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَـٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Devam eder19:2
Paralel3:35–41 3:38 3:39 3:39–41 3:41 +2 daha Aynı konu2:260 3:40 19:26 21:89–90
Henüz sınıflandırılmamış3:38–41 3:40–41 3:41 21:90
فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنَ ٱلۡمِحۡرَابِ فَأَوۡحَىٰٓ إِلَيۡهِمۡ أَن سَبِّحُواْ بُكۡرَةً وَعَشِيًّا ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.
İlişkiler13 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:2
Aynı kök42:51
Paralel3:35–41 3:38 3:41 21:89 21:90
Aynı konu20:130 21:89–90
Henüz sınıflandırılmamış3:41 21:90 33:42 38:21
Sayfa 306 Meryem
يَـٰيَحۡيَىٰ خُذِ ٱلۡكِتَـٰبَ بِقُوَّةٍۖ وَءَاتَيۡنَـٰهُ ٱلۡحُكۡمَ صَبِيًّا ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:2
Aynı kök19:29
Paralel3:38 21:89
Aynı konu21:89–90
Henüz sınıflandırılmamış2:62 3:35–41 3:39 3:103 6:85–89 +6 daha وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةًۖ وَكَانَ تَقِيًّا ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
İlişkiler27 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:2
Aynı kök4:77 7:156 20:76
Paralel3:38 21:89
Aynı konu3:35–41 6:85–89 21:89–90
Henüz sınıflandırılmamış2:43 3:103 5:12 6:85 9:11 +13 daha وَبَرَّۢا بِوَٰلِدَيۡهِ وَلَمۡ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Devam eder19:2
Paralel3:38 21:89
Aynı konu2:83 3:39 4:36 6:151 17:23 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış21:90
وَسَلَـٰمٌ عَلَيۡهِ يَوۡمَ وُلِدَ وَيَوۡمَ يَمُوتُ وَيَوۡمَ يُبۡعَثُ حَيًّا ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Devam eder19:2
Paralel3:38 21:89
Aynı ibare19:33
Henüz sınıflandırılmamış3:158 6:127 9:36 10:25 18:49 +1 daha وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ مَرۡيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتۡ مِنۡ أَهۡلِهَا مَكَانًا شَرۡقِيًّا ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Açıklar21:91
Paralel3:47 21:91 66:12
Aynı konu3:33–47 3:36 5:75
Henüz sınıflandırılmamış19:17–34 21:91 23:50 68:37 98:3
فَٱتَّخَذَتۡ مِن دُونِهِمۡ حِجَابًا فَأَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Aynı kök15:29 16:2 26:193–194
Paralel3:33–47 3:45 3:47 21:91 23:50 +1 daha Aynı konu4:171 5:75
Henüz sınıflandırılmamış2:97 6:8 11:77 16:102 17:85 +5 daha قَالَتۡ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحۡمَـٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Paralel3:33–47 3:45 3:47 21:91 23:50 +1 daha Aynı konu5:75 19:34
Henüz sınıflandırılmamış11:77 19:16 21:91 23:50
قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَـٰمًا زَكِيًّا ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cebrail, "Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim" dedi.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Paralel3:45 3:47 21:91 23:50 66:12
Aynı konu3:37 5:75 19:5 23:50
Henüz sınıflandırılmamış3:45 10:47 11:77 19:16 21:91 +5 daha قَالَتۡ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَـٰمٌ وَلَمۡ يَمۡسَسۡنِى بَشَرٌ وَلَمۡ أَكُ بَغِيًّا ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel3:47 21:91 23:50 66:12
Aynı konu5:75
Henüz sınıflandırılmamış3:33–47 3:46 19:16 19:28 21:91 +3 daha قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌۖ وَلِنَجۡعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحۡمَةً مِّنَّاۚ وَكَانَ أَمۡرًا مَّقۡضِيًّا ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cebrail, "Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir" dedi.
İlişkiler20 bağlantı · 5 tür
Aynı kök18:65
Paralel3:33–47 3:45–48 3:46–47 3:47 21:91 +1 daha Aynı ibare15:28 19:9
Aynı konu5:75 21:107 23:50 44:6
Henüz sınıflandırılmamış3:46 3:47 5:45 19:16 19:29 +2 daha ۞ فَحَمَلَتۡهُ فَٱنتَبَذَتۡ بِهِۦ مَكَانًا قَصِيًّا ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Aynı kök17:1
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı konu3:33–47 5:75 23:50
Henüz sınıflandırılmamış19:1 19:16 21:91 23:50
فَأَجَآءَهَا ٱلۡمَخَاضُ إِلَىٰ جِذۡعِ ٱلنَّخۡلَةِ قَالَتۡ يَـٰلَيۡتَنِى مِتُّ قَبۡلَ هَـٰذَا وَكُنتُ نَسۡيًا مَّنسِيًّا ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı konu5:75
Henüz sınıflandırılmamış3:33–47 3:37 19:1 19:16 23:50
فَنَادَىٰهَا مِن تَحۡتِهَآ أَلَّا تَحۡزَنِى قَدۡ جَعَلَ رَبُّكِ تَحۡتَكِ سَرِيًّا ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı konu3:33–47 5:75 42:51
Henüz sınıflandırılmamış3:37 4:82 17:70 19:16 19:36 +1 daha وَهُزِّىٓ إِلَيۡكِ بِجِذۡعِ ٱلنَّخۡلَةِ تُسَـٰقِطۡ عَلَيۡكِ رُطَبًا جَنِيًّا ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı konu5:75
Henüz sınıflandırılmamış3:33–47 3:37 4:82 19:16 23:50
Sayfa 307 Meryem
فَكُلِى وَٱشۡرَبِى وَقَرِّى عَيۡنًاۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَـٰنِ صَوۡمًا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡيَوۡمَ إِنسِيًّا ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:183 33:35
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı konu2:187 5:75 19:10
Henüz sınıflandırılmamış3:33–47 3:37 3:41 19:16 66:5
فَأَتَتۡ بِهِۦ قَوۡمَهَا تَحۡمِلُهُۥۖ قَالُواْ يَـٰمَرۡيَمُ لَقَدۡ جِئۡتِ شَيۡـًٔا فَرِيًّا ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
İlişkiler8 bağlantı · 5 tür
Açıklar4:156
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı ibare19:89
Aynı konu5:75
Henüz sınıflandırılmamış3:33–47 19:16
يَـٰٓأُخۡتَ هَـٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمۡرَأَ سَوۡءٍ وَمَا كَانَتۡ أُمُّكِ بَغِيًّا ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."
İlişkiler13 bağlantı · 5 tür
Açıklar4:156
Paralel3:47 21:91 23:50
Aynı ibare19:89
Aynı konu3:33–47 5:75
Henüz sınıflandırılmamış4:156 5:110 19:1 19:16 19:20 +1 daha فَأَشَارَتۡ إِلَيۡهِۖ قَالُواْ كَيۡفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلۡمَهۡدِ صَبِيًّا ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök19:12
Paralel3:33–47 3:46 3:47 21:91 23:50
Aynı konu5:75 5:110 19:31
Henüz sınıflandırılmamış5:110 19:16 19:21
قَالَ إِنِّى عَبۡدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلۡكِتَـٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Aynı kök5:81 33:40
Paralel3:46 3:47
Aynı konu2:136 2:213 3:79 3:81 3:84 +8 daha Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış3:51–52 4:158 4:172 5:77 5:110 +2 daha وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيۡنَ مَا كُنتُ وَأَوۡصَـٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمۡتُ حَيًّا ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti."
İlişkiler33 bağlantı · 6 tür
Aynı kök19:59 30:39
Paralel3:33–47 3:46 3:47
Aynı ibare19:55
Aynı konu2:83 5:75 19:29 19:59
Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış2:183 3:39 5:6 5:12 5:110 +17 daha وَبَرَّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمۡ يَجۡعَلۡنِى جَبَّارًا شَقِيًّا ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Paralel3:46 3:47
Aynı konu2:83 4:36 5:75 6:151 17:23 +6 daha Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış2:44 5:110 19:16
وَٱلسَّلَـٰمُ عَلَىَّ يَوۡمَ وُلِدتُّ وَيَوۡمَ أَمُوتُ وَيَوۡمَ أُبۡعَثُ حَيًّا ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir)."
İlişkiler13 bağlantı · 5 tür
Paralel3:46 3:47
Aynı ibare19:15
Aynı konu3:55 4:157 5:75
Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış3:8–9 3:158 5:110 18:49 19:16 +1 daha ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَۚ قَوۡلَ ٱلۡحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمۡتَرُونَ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.
İlişkiler15 bağlantı · 5 tür
Paralel3:47
Aynı ibare3:34–61
Aynı konu3:60 5:17 5:75 5:116 9:31 +1 daha Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış3:36 4:171 4:172 5:110 19:16 +1 daha مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍۖ سُبۡحَـٰنَهُۥٓۚ إِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da oluverir.
İlişkiler35 bağlantı · 5 tür
Açıklar4:171
Aynı ibare2:116 2:117 3:59 10:68 16:40 +4 daha Aynı konu4:171 6:100 9:30 17:40 17:111 +14 daha Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış3:47 6:73 6:101 17:1 37:149
وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَـٰذَا صِرَٰطٌ مُّسۡتَقِيمٌ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Paralel43:65
Aynı ibare3:51 5:72 5:117 43:64
Aynı konu21:93 23:52
Genelleştirir3:79
Henüz sınıflandırılmamış3:45 3:52 3:55 4:11 4:171 +12 daha فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَيۡنِهِمۡۖ فَوَيۡلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن مَّشۡهَدِ يَوۡمٍ عَظِيمٍ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kafirlerin haline!
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Paralel43:65
Aynı ibare43:65
Aynı konu21:92–93 21:93 23:52–53 23:52
Henüz sınıflandırılmamış2:213 14:48–49 18:49 34:31 85:3
أَسۡمِعۡ بِهِمۡ وَأَبۡصِرۡ يَوۡمَ يَأۡتُونَنَاۖ لَـٰكِنِ ٱلظَّـٰلِمُونَ ٱلۡيَوۡمَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Aynı konu50:22
Sayfa 308 Meryem
وَأَنذِرۡهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡحَسۡرَةِ إِذۡ قُضِىَ ٱلۡأَمۡرُ وَهُمۡ فِى غَفۡلَةٍ وَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare40:18
Aynı konu21:1 21:97 50:22
Henüz sınıflandırılmamış14:44–45 14:44 37:20–21 69:18 82:19
إِنَّا نَحۡنُ نَرِثُ ٱلۡأَرۡضَ وَمَنۡ عَلَيۡهَا وَإِلَيۡنَا يُرۡجَعُونَ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Açıklar15:23
Aynı kök3:180
Aynı konu15:23 28:87–88 57:10
Henüz sınıflandırılmamış19:80 28:58
وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ إِبۡرَٰهِيمَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.
İlişkiler15 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74 43:26–28
Aynı ibare19:56
Aynı konu14:41 16:120–123 26:69
Henüz sınıflandırılmamış3:65–68 6:81 21:55 21:67 26:69 +3 daha إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ يَـٰٓأَبَتِ لِمَ تَعۡبُدُ مَا لَا يَسۡمَعُ وَلَا يُبۡصِرُ وَلَا يُغۡنِى عَنكَ شَيۡـًٔا ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74 6:74–85 21:51–52 26:69–103 26:70 +2 daha Aynı ibare37:85
Aynı konu14:41
Henüz sınıflandırılmamış6:74–75 7:192 9:114 21:51–56 21:52 +10 daha يَـٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدۡ جَآءَنِى مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَمۡ يَأۡتِكَ فَٱتَّبِعۡنِىٓ أَهۡدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74–85 6:74 26:69–103 43:26–28
Aynı konu2:124–135 3:65–68 14:35–41 14:41 60:4–6
Henüz sınıflandırılmamış6:76–78 9:114 16:1 16:120–123 21:55 +4 daha يَـٰٓأَبَتِ لَا تَعۡبُدِ ٱلشَّيۡطَـٰنَۖ إِنَّ ٱلشَّيۡطَـٰنَ كَانَ لِلرَّحۡمَـٰنِ عَصِيًّا ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
İlişkiler21 bağlantı · 6 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74–85 6:74 26:69–103 43:26–28
Aynı hüküm36:60
Aynı ibare36:60
Aynı konu2:124–135 14:35–41 14:41
Henüz sınıflandırılmamış2:34 4:117 4:118 6:100 7:27 +6 daha يَـٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيۡطَـٰنِ وَلِيًّا ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74–85 6:74 26:69–103 43:26–28
Aynı konu14:41 60:4–6
Henüz sınıflandırılmamış2:124–135 7:18 9:114 14:35–41 21:55 +3 daha قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنۡ ءَالِهَتِى يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُۖ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ لَأَرۡجُمَنَّكَۖ وَٱهۡجُرۡنِى مَلِيًّا ٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Aynı kök3:36
Paralel6:74–85 6:74 21:72 43:26–28
Aynı konu2:124–135 11:91 14:35–41 14:41 26:69–103 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:256 3:65–68 7:88 9:114 21:55 +5 daha قَالَ سَلَـٰمٌ عَلَيۡكَۖ سَأَسۡتَغۡفِرُ لَكَ رَبِّىٓۖ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا ٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7 9:114
Paralel6:74 9:113–114 21:72 26:69–103 43:26–28 +2 daha Aynı ibare25:63
Aynı konu6:74–85 9:113 14:35–41 14:41 26:86 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:124–135 7:187 9:114 21:55 21:67 +4 daha وَأَعۡتَزِلُكُمۡ وَمَا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدۡعُواْ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا ٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."
İlişkiler24 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74 21:72 43:26–27 43:26–28
Aynı ibare18:16 19:4
Aynı konu3:65–68 6:74–85 14:35–41 14:41 16:120–123
Henüz sınıflandırılmamış2:124–135 9:114 21:55 21:67 22:78 +7 daha فَلَمَّا ٱعۡتَزَلَهُمۡ وَمَا يَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبۡنَا لَهُۥٓ إِسۡحَـٰقَ وَيَعۡقُوبَۖ وَكُلًّا جَعَلۡنَا نَبِيًّا ٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74 11:71 15:53 21:72 29:27 +3 daha Aynı ibare6:84 18:16 21:72
Henüz sınıflandırılmamış12:38 21:55 21:67 26:104 29:27 +3 daha وَوَهَبۡنَا لَهُم مِّن رَّحۡمَتِنَا وَجَعَلۡنَا لَهُمۡ لِسَانَ صِدۡقٍ عَلِيًّا ٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
İlişkiler15 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Paralel6:74 21:72 43:26–28
Aynı ibare26:69–103 26:84
Aynı konu6:74–85 21:50–73
Henüz sınıflandırılmamış11:24 12:38 21:55 21:67 26:104 +2 daha وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ مُوسَىٰٓۚ إِنَّهُۥ كَانَ مُخۡلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا ٥١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.
İlişkiler15 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Aynı kök2:63 12:24
Paralel20:13 20:29 20:30 20:32
Aynı konu7:103–156 28:3–84
Henüz sınıflandırılmamış2:47–74 11:24 20:31 20:94 22:52 +1 daha Sayfa 309 Meryem
وَنَـٰدَيۡنَـٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلۡأَيۡمَنِ وَقَرَّبۡنَـٰهُ نَجِيًّا ٥٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
İlişkiler29 bağlantı · 6 tür
Açıklar1:7 20:12 26:10–11
Aynı kök2:63 2:93 4:154 12:80 71:14
Paralel20:13 20:29 20:30 20:32 26:10 +4 daha Aynı ibare20:80 28:29 28:46
Aynı konu2:47–74 7:103–156
Henüz sınıflandırılmamış5:26 20:31 20:94 28:29–32 53:14 +2 daha وَوَهَبۡنَا لَهُۥ مِن رَّحۡمَتِنَآ أَخَاهُ هَـٰرُونَ نَبِيًّا ٥٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Aynı kök2:63
Paralel20:13 20:29–30 20:29 20:29–32 20:30 +2 daha Aynı ibare7:103–156 25:35
Henüz sınıflandırılmamış2:47–74 20:31 20:94 26:12 26:13
وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ إِسۡمَـٰعِيلَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلۡوَعۡدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا ٥٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
İlişkiler11 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7
Devam eder19:55
Paralel20:13
Aynı konu6:86–87 21:85 38:48
Henüz sınıflandırılmamış2:61 14:39 22:52 37:100–112 37:106
وَكَانَ يَأۡمُرُ أَهۡلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرۡضِيًّا ٥٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
İlişkiler23 bağlantı · 7 tür
Açıklar1:7
Devam eder19:54
Aynı kök23:4
Paralel20:13
Aynı ibare19:31 20:132
Aynı konu2:83 6:86–87 10:87 14:40 19:59 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:3 3:39 5:12 18:21 18:81 +6 daha وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ إِدۡرِيسَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا ٥٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.
İlişkiler6 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:7 21:85
Devam eder19:57
Paralel20:13
Aynı ibare19:41
Henüz sınıflandırılmamış21:85
وَرَفَعۡنَـٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا ٥٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu yüce bir makama yükselttik.
İlişkiler7 bağlantı · 6 tür
Açıklar1:7
Devam eder19:56
Aynı kök3:55 4:158
Paralel20:13
Aynı konu21:85–86
Henüz sınıflandırılmamış21:85
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنۡ حَمَلۡنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنۡ هَدَيۡنَا وَٱجۡتَبَيۡنَآۚ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتُ ٱلرَّحۡمَـٰنِ خَرُّواْ سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩ ٥٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
İlişkiler43 bağlantı · 6 tür
Açıklar1:7
Aynı kök3:93 5:3 12:4 17:3
Paralel20:13
Aynı ibare4:69 17:3 32:15
Aynı konu3:33 6:84–87 16:121 17:107 17:109 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış5:83 6:84–90 7:206 13:15 14:40 +18 daha ۞ فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفٌ أَضَاعُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُواْ ٱلشَّهَوَٰتِۖ فَسَوۡفَ يَلۡقَوۡنَ غَيًّا ٥٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Aynı kök19:31 31:17
Aynı ibare7:169
Aynı konu11:116 19:31–32 19:55 23:9 29:45 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış4:103 5:58 18:28 20:14 20:132 +10 daha إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا يُظۡلَمُونَ شَيۡـًٔا ٦٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare25:63–77 25:70 25:70–71 28:67
Aynı konu7:153
Henüz sınıflandırılmamış21:101 21:102
جَنَّـٰتِ عَدۡنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلۡغَيۡبِۚ إِنَّهُۥ كَانَ وَعۡدُهُۥ مَأۡتِيًّا ٦١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.
İlişkiler22 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:3
Aynı ibare13:23 16:31 18:31 35:33 40:8 +2 daha Aynı konu7:44 28:61 39:74
Henüz sınıflandırılmamış3:194 7:45 9:72 20:76 21:49 +6 daha لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوًا إِلَّا سَلَـٰمًاۖ وَلَهُمۡ رِزۡقُهُمۡ فِيهَا بُكۡرَةً وَعَشِيًّا ٦٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Aynı kök88:11
Aynı ibare56:25–26 56:25 78:34–35 78:35
Aynı konu13:23–24 14:23 52:23 56:26
Henüz sınıflandırılmamış10:10 15:47 21:101 21:102 25:24 +3 daha تِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنۡ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا ٦٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm23:11
Aynı konu7:43 43:72 51:15
Henüz sınıflandırılmamış19:71 21:101 21:102
وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمۡرِ رَبِّكَۖ لَهُۥ مَا بَيۡنَ أَيۡدِينَا وَمَا خَلۡفَنَا وَمَا بَيۡنَ ذَٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا ٦٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
İlişkiler24 bağlantı · 3 tür
Aynı kök9:67 20:51–52 20:52 41:30 58:6
Aynı konu6:61 21:27 66:6 70:4 93:3
Henüz sınıflandırılmamış4:24 7:17 7:51 16:50 18:49 +9 daha Sayfa 310 Meryem
رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا فَٱعۡبُدۡهُ وَٱصۡطَبِرۡ لِعِبَـٰدَتِهِۦۚ هَلۡ تَعۡلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا ٦٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Aynı kök19:7
Aynı ibare21:56 26:24 78:37
Aynı konu112:4
Henüz sınıflandırılmamış1:3 2:21 7:180 9:62 17:110 +8 daha وَيَقُولُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوۡفَ أُخۡرَجُ حَيًّا ٦٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
İlişkiler29 bağlantı · 2 tür
Aynı konu13:5 17:98 27:67 36:78–79 36:78 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış16:38 17:49 19:71 21:101 22:7 +11 daha أَوَلَا يَذۡكُرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ يَكُ شَيۡـًٔا ٦٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare19:9 76:1
Aynı konu2:21 13:5 39:61 79:27
Henüz sınıflandırılmamış21:101 29:19 30:27 36:77–79 36:77–78 +4 daha فَوَرَبِّكَ لَنَحۡشُرَنَّهُمۡ وَٱلشَّيَـٰطِينَ ثُمَّ لَنُحۡضِرَنَّهُمۡ حَوۡلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا ٦٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı kök45:28
Aynı konu37:22 39:61 89:23
Henüz sınıflandırılmamış6:128 18:53 21:101 26:91 27:83 +5 daha ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمۡ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ عِتِيًّا ٦٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu39:61
Henüz sınıflandırılmamış19:71 21:101 26:91 27:83 28:62–67 +4 daha ثُمَّ لَنَحۡنُ أَعۡلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمۡ أَوۡلَىٰ بِهَا صِلِيًّا ٧٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu39:61
Henüz sınıflandırılmamış16:94 21:101 22:51 26:91 40:76 +2 daha وَإِن مِّنكُمۡ إِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتۡمًا مَّقۡضِيًّا ٧١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Açıklar19:86
Aynı kök11:98 19:86
Aynı konu21:101 21:101–102 39:61 92:15–18
Henüz sınıflandırılmamış3:101 6:126 7:50 7:86 14:1 +17 daha ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَواْ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا ٧٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu21:101–103 39:61 92:17
Henüz sınıflandırılmamış3:185 4:116 19:71 21:101 21:102 +4 daha وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتُنَا بَيِّنَـٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَىُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ خَيۡرٌ مَّقَامًا وَأَحۡسَنُ نَدِيًّا ٧٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık19:75
Aynı ibare46:11 83:13
Aynı konu6:53 25:24
Henüz sınıflandırılmamış16:105 19:81 26:111
وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَحۡسَنُ أَثَـٰثًا وَرِءۡيًا ٧٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare19:98
Aynı konu6:6 10:13 17:17 46:27
Henüz sınıflandırılmamış30:9
قُلۡ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَـٰلَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضۡعَفُ جُندًا ٧٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık19:73
Aynı ibare72:24
Aynı konu3:178 6:44 9:85 14:30 17:17 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:126 19:84 34:35
وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ هُدًىۗ وَٱلۡبَـٰقِيَـٰتُ ٱلصَّـٰلِحَـٰتُ خَيۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيۡرٌ مَّرَدًّا ٧٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu17:17 47:17
Henüz sınıflandırılmamış3:173 8:2 9:124 18:13 18:46 +6 daha Sayfa 311 Meryem
أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَـٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا ٧٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimizi inkar edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Açıklar23:56
Aynı konu17:17 23:56 41:50
Henüz sınıflandırılmamış18:36 18:46 28:78
أَطَّلَعَ ٱلۡغَيۡبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدًا ٧٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı kök18:17
Aynı konu17:17 72:26
Henüz sınıflandırılmamış2:80 43:86
كَلَّاۚ سَنَكۡتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلۡعَذَابِ مَدًّا ٧٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı kök13:3
Aynı konu17:17 18:49 45:29 50:18 82:10
Henüz sınıflandırılmamış3:181 4:81 10:21 21:94 36:12 +4 daha وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأۡتِينَا فَرۡدًا ٨٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:94 17:17 18:48 19:95 50:21 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış19:40
وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُواْ لَهُمۡ عِزًّا ٨١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.
İlişkiler26 bağlantı · 5 tür
Devam eder19:82
Aynı kök35:10
Aynı ibare29:25 36:74 36:74–76 46:28
Aynı konu11:21 17:17 21:43 39:3
Henüz sınıflandırılmamış2:48 4:139 5:51 5:57 6:148 +11 daha كَلَّاۚ سَيَكۡفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمۡ وَيَكُونُونَ عَلَيۡهِمۡ ضِدًّا ٨٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Devam eder19:81
Paralel25:18–19
Aynı konu2:166 10:27–33 10:28 10:29 11:21 +10 daha Henüz sınıflandırılmamış6:22–24 6:23 7:53 10:28–29 16:86 +6 daha أَلَمۡ تَرَ أَنَّآ أَرۡسَلۡنَا ٱلشَّيَـٰطِينَ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمۡ أَزًّا ٨٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu7:27 17:17 17:64 26:222 41:25 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:15 7:202 14:22 20:124 26:221–222 +2 daha فَلَا تَعۡجَلۡ عَلَيۡهِمۡۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمۡ عَدًّا ٨٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:1 17:17
Henüz sınıflandırılmamış2:15 4:81 15:94–99 19:75 31:24
يَوۡمَ نَحۡشُرُ ٱلۡمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ وَفۡدًا ٨٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:2
Paralel39:73
Aynı konu17:17 54:55
Henüz sınıflandırılmamış19:71 20:109 43:67–73 50:27
وَنَسُوقُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرۡدًا ٨٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Açıklar19:71
Aynı kök11:98 19:71
Paralel39:71
Aynı konu17:17
Henüz sınıflandırılmamış2:48 3:185 10:3 19:71 20:109 +2 daha لَّا يَمۡلِكُونَ ٱلشَّفَـٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدًا ٨٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
İlişkiler34 bağlantı · 5 tür
İstisna tanır2:48 2:123 74:48
Aynı hüküm2:255
Aynı ibare43:86
Aynı konu10:18 17:17 20:109 21:28 34:23 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:254 3:185 4:85 6:51 +17 daha وَقَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَلَدًا ٨٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.
İlişkiler36 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare10:68 18:4–9 18:4–5 18:4 21:26 +1 daha Aynı konu6:101 9:30 16:57 16:62 17:17 +13 daha Henüz sınıflandırılmamış2:116 4:171 10:68 16:58–59 16:59 +7 daha لَّقَدۡ جِئۡتُمۡ شَيۡـًٔا إِدًّا ٨٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.
İlişkiler26 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:4 18:71 19:27–28 19:27 21:26 +1 daha Aynı konu16:57 16:62 17:17 17:40 19:35 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:64 2:116 4:171 10:68 16:59 +8 daha تَكَادُ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ يَتَفَطَّرۡنَ مِنۡهُ وَتَنشَقُّ ٱلۡأَرۡضُ وَتَخِرُّ ٱلۡجِبَالُ هَدًّا ٩٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Aynı kök54:1
Aynı ibare18:4 21:26 42:5 43:81
Aynı konu16:57 16:62 17:17 17:40 19:35 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:116 10:68 16:59 17:40 18:5 +5 daha أَن دَعَوۡاْ لِلرَّحۡمَـٰنِ وَلَدًا ٩١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:4 21:19 21:26 42:5 43:81
Aynı konu2:116 6:101 10:68 16:57 16:62 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış2:116 10:68 16:59 17:40 18:5 +4 daha وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحۡمَـٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا ٩٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.
İlişkiler26 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:4 21:19 21:26 43:81
Aynı konu16:57 16:62 17:17 17:40 19:35 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:116 9:30 10:68 16:58–59 16:59 +7 daha إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَبۡدًا ٩٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:4 21:19 21:26 43:81
Aynı konu2:116 10:66–68 16:57 16:62 17:17 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:116 4:172 10:68 16:59 17:40 +1 daha لَّقَدۡ أَحۡصَىٰهُمۡ وَعَدَّهُمۡ عَدًّا ٩٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı kök58:6 72:28
Aynı konu17:17 18:49 36:12 72:28 78:29
Henüz sınıflandırılmamış2:116 21:47 41:45
وَكُلُّهُمۡ ءَاتِيهِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ فَرۡدًا ٩٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
İlişkiler15 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:94 17:17 18:48 19:80 50:21
Henüz sınıflandırılmamış2:116 17:71 18:49 27:83 34:23 +5 daha Sayfa 312 Meryem
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَيَجۡعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وُدًّا ٩٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:30
Aynı konu17:17
Henüz sınıflandırılmamış25:24 42:23 49:7 58:22
فَإِنَّمَا يَسَّرۡنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلۡمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوۡمًا لُّدًّا ٩٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Aynı kök87:8
Aynı ibare44:58
Aynı konu7:2 14:4 17:17 17:105 18:2 +9 daha Henüz sınıflandırılmamış2:2 12:2 13:37 20:2 20:113 +2 daha وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هَلۡ تُحِسُّ مِنۡهُم مِّنۡ أَحَدٍ أَوۡ تَسۡمَعُ لَهُمۡ رِكۡزَۢا ٩٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare17:17 19:74
Aynı konu17:17 20:128 28:58 32:26 35:22 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış11:120 12:111 29:40 30:9 35:20 +2 daha