İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Meryem

Maryam · Meryem · 98 ayet

Meryem
Sayfaya git

Bu sure 305–312. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

19:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

كٓهيعٓصٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kaf Ha Ya Ayn Sad.

İlişkiler29 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+23 daha
19:2

ذِكۡرُ رَحۡمَتِ رَبِّكَ عَبۡدَهُۥ زَكَرِيَّآ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
19:3

إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

İlişkiler11 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
19:4

قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلۡعَظۡمُ مِنِّى وَٱشۡتَعَلَ ٱلرَّأۡسُ شَيۡبًا وَلَمۡ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."

İlişkiler16 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
19:5

وَإِنِّى خِفۡتُ ٱلۡمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبۡ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

İlişkiler17 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
19:6

يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنۡ ءَالِ يَعۡقُوبَۖ وَٱجۡعَلۡهُ رَبِّ رَضِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel
Henüz sınıflandırılmamış
19:7

يَـٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ ٱسۡمُهُۥ يَحۡيَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha
19:8

قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَـٰمٌ وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدۡ بَلَغۡتُ مِنَ ٱلۡكِبَرِ عِتِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
19:9

قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدۡ خَلَقۡتُكَ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ تَكُ شَيۡـًٔا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

قَالَ رَبِّ ٱجۡعَل لِّىٓ ءَايَةًۚ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَـٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنَ ٱلۡمِحۡرَابِ فَأَوۡحَىٰٓ إِلَيۡهِمۡ أَن سَبِّحُواْ بُكۡرَةً وَعَشِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 306 Meryem

يَـٰيَحۡيَىٰ خُذِ ٱلۡكِتَـٰبَ بِقُوَّةٍۖ وَءَاتَيۡنَـٰهُ ٱلۡحُكۡمَ صَبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةًۖ وَكَانَ تَقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

İlişkiler27 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

وَبَرَّۢا بِوَٰلِدَيۡهِ وَلَمۡ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَسَلَـٰمٌ عَلَيۡهِ يَوۡمَ وُلِدَ وَيَوۡمَ يَمُوتُ وَيَوۡمَ يُبۡعَثُ حَيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ مَرۡيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتۡ مِنۡ أَهۡلِهَا مَكَانًا شَرۡقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّخَذَتۡ مِن دُونِهِمۡ حِجَابًا فَأَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قَالَتۡ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحۡمَـٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَـٰمًا زَكِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cebrail, "Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim" dedi.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قَالَتۡ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَـٰمٌ وَلَمۡ يَمۡسَسۡنِى بَشَرٌ وَلَمۡ أَكُ بَغِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌۖ وَلِنَجۡعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحۡمَةً مِّنَّاۚ وَكَانَ أَمۡرًا مَّقۡضِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cebrail, "Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir" dedi.

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

۞ فَحَمَلَتۡهُ فَٱنتَبَذَتۡ بِهِۦ مَكَانًا قَصِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَجَآءَهَا ٱلۡمَخَاضُ إِلَىٰ جِذۡعِ ٱلنَّخۡلَةِ قَالَتۡ يَـٰلَيۡتَنِى مِتُّ قَبۡلَ هَـٰذَا وَكُنتُ نَسۡيًا مَّنسِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَنَادَىٰهَا مِن تَحۡتِهَآ أَلَّا تَحۡزَنِى قَدۡ جَعَلَ رَبُّكِ تَحۡتَكِ سَرِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَهُزِّىٓ إِلَيۡكِ بِجِذۡعِ ٱلنَّخۡلَةِ تُسَـٰقِطۡ عَلَيۡكِ رُطَبًا جَنِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 307 Meryem

فَكُلِى وَٱشۡرَبِى وَقَرِّى عَيۡنًاۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَـٰنِ صَوۡمًا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡيَوۡمَ إِنسِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَتَتۡ بِهِۦ قَوۡمَهَا تَحۡمِلُهُۥۖ قَالُواْ يَـٰمَرۡيَمُ لَقَدۡ جِئۡتِ شَيۡـًٔا فَرِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"

İlişkiler8 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَـٰٓأُخۡتَ هَـٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمۡرَأَ سَوۡءٍ وَمَا كَانَتۡ أُمُّكِ بَغِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَأَشَارَتۡ إِلَيۡهِۖ قَالُواْ كَيۡفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلۡمَهۡدِ صَبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ إِنِّى عَبۡدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلۡكِتَـٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu+8 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيۡنَ مَا كُنتُ وَأَوۡصَـٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمۡتُ حَيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti."

İlişkiler33 bağlantı · 6 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

وَبَرَّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمۡ يَجۡعَلۡنِى جَبَّارًا شَقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı konu+6 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱلسَّلَـٰمُ عَلَىَّ يَوۡمَ وُلِدتُّ وَيَوۡمَ أَمُوتُ وَيَوۡمَ أُبۡعَثُ حَيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir)."

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَۚ قَوۡلَ ٱلۡحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمۡتَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍۖ سُبۡحَـٰنَهُۥٓۚ إِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da oluverir.

İlişkiler35 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı ibare+4 daha
Aynı konu+14 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَـٰذَا صِرَٰطٌ مُّسۡتَقِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَيۡنِهِمۡۖ فَوَيۡلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن مَّشۡهَدِ يَوۡمٍ عَظِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kafirlerin haline!

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَسۡمِعۡ بِهِمۡ وَأَبۡصِرۡ يَوۡمَ يَأۡتُونَنَاۖ لَـٰكِنِ ٱلظَّـٰلِمُونَ ٱلۡيَوۡمَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

Sayfa 308 Meryem

وَأَنذِرۡهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡحَسۡرَةِ إِذۡ قُضِىَ ٱلۡأَمۡرُ وَهُمۡ فِى غَفۡلَةٍ وَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا نَحۡنُ نَرِثُ ٱلۡأَرۡضَ وَمَنۡ عَلَيۡهَا وَإِلَيۡنَا يُرۡجَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ إِبۡرَٰهِيمَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ يَـٰٓأَبَتِ لِمَ تَعۡبُدُ مَا لَا يَسۡمَعُ وَلَا يُبۡصِرُ وَلَا يُغۡنِى عَنكَ شَيۡـًٔا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

يَـٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدۡ جَآءَنِى مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَمۡ يَأۡتِكَ فَٱتَّبِعۡنِىٓ أَهۡدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

يَـٰٓأَبَتِ لَا تَعۡبُدِ ٱلشَّيۡطَـٰنَۖ إِنَّ ٱلشَّيۡطَـٰنَ كَانَ لِلرَّحۡمَـٰنِ عَصِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."

İlişkiler21 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Paralel
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

يَـٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيۡطَـٰنِ وَلِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنۡ ءَالِهَتِى يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُۖ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ لَأَرۡجُمَنَّكَۖ وَٱهۡجُرۡنِى مَلِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قَالَ سَلَـٰمٌ عَلَيۡكَۖ سَأَسۡتَغۡفِرُ لَكَ رَبِّىٓۖ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."

İlişkiler25 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَأَعۡتَزِلُكُمۡ وَمَا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدۡعُواْ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَلَمَّا ٱعۡتَزَلَهُمۡ وَمَا يَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبۡنَا لَهُۥٓ إِسۡحَـٰقَ وَيَعۡقُوبَۖ وَكُلًّا جَعَلۡنَا نَبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَوَهَبۡنَا لَهُم مِّن رَّحۡمَتِنَا وَجَعَلۡنَا لَهُمۡ لِسَانَ صِدۡقٍ عَلِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ مُوسَىٰٓۚ إِنَّهُۥ كَانَ مُخۡلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

Sayfa 309 Meryem

وَنَـٰدَيۡنَـٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلۡأَيۡمَنِ وَقَرَّبۡنَـٰهُ نَجِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

İlişkiler29 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَوَهَبۡنَا لَهُۥ مِن رَّحۡمَتِنَآ أَخَاهُ هَـٰرُونَ نَبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ إِسۡمَـٰعِيلَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلۡوَعۡدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

İlişkiler11 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَكَانَ يَأۡمُرُ أَهۡلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرۡضِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

İlişkiler23 bağlantı · 7 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَٱذۡكُرۡ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ إِدۡرِيسَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.

İlişkiler6 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَرَفَعۡنَـٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu yüce bir makama yükselttik.

İlişkiler7 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنۡ حَمَلۡنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنۡ هَدَيۡنَا وَٱجۡتَبَيۡنَآۚ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتُ ٱلرَّحۡمَـٰنِ خَرُّواْ سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

İlişkiler43 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+18 daha

۞ فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفٌ أَضَاعُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُواْ ٱلشَّهَوَٰتِۖ فَسَوۡفَ يَلۡقَوۡنَ غَيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا يُظۡلَمُونَ شَيۡـًٔا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

جَنَّـٰتِ عَدۡنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلۡغَيۡبِۚ إِنَّهُۥ كَانَ وَعۡدُهُۥ مَأۡتِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوًا إِلَّا سَلَـٰمًاۖ وَلَهُمۡ رِزۡقُهُمۡ فِيهَا بُكۡرَةً وَعَشِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

تِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنۡ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمۡرِ رَبِّكَۖ لَهُۥ مَا بَيۡنَ أَيۡدِينَا وَمَا خَلۡفَنَا وَمَا بَيۡنَ ذَٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."

İlişkiler24 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

Sayfa 310 Meryem

رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا فَٱعۡبُدۡهُ وَٱصۡطَبِرۡ لِعِبَـٰدَتِهِۦۚ هَلۡ تَعۡلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَيَقُولُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوۡفَ أُخۡرَجُ حَيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.

İlişkiler29 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

أَوَلَا يَذۡكُرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ يَكُ شَيۡـًٔا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَوَرَبِّكَ لَنَحۡشُرَنَّهُمۡ وَٱلشَّيَـٰطِينَ ثُمَّ لَنُحۡضِرَنَّهُمۡ حَوۡلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمۡ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ عِتِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ثُمَّ لَنَحۡنُ أَعۡلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمۡ أَوۡلَىٰ بِهَا صِلِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَإِن مِّنكُمۡ إِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتۡمًا مَّقۡضِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَواْ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتُنَا بَيِّنَـٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَىُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ خَيۡرٌ مَّقَامًا وَأَحۡسَنُ نَدِيًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَحۡسَنُ أَثَـٰثًا وَرِءۡيًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قُلۡ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَـٰلَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضۡعَفُ جُندًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ هُدًىۗ وَٱلۡبَـٰقِيَـٰتُ ٱلصَّـٰلِحَـٰتُ خَيۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيۡرٌ مَّرَدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

Sayfa 311 Meryem

أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَـٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimizi inkar edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَطَّلَعَ ٱلۡغَيۡبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

كَلَّاۚ سَنَكۡتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلۡعَذَابِ مَدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأۡتِينَا فَرۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُواْ لَهُمۡ عِزًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

İlişkiler26 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

كَلَّاۚ سَيَكۡفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمۡ وَيَكُونُونَ عَلَيۡهِمۡ ضِدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

أَلَمۡ تَرَ أَنَّآ أَرۡسَلۡنَا ٱلشَّيَـٰطِينَ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمۡ أَزًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَلَا تَعۡجَلۡ عَلَيۡهِمۡۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمۡ عَدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَوۡمَ نَحۡشُرُ ٱلۡمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ وَفۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَنَسُوقُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

İlişkiler12 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

لَّا يَمۡلِكُونَ ٱلشَّفَـٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

İlişkiler34 bağlantı · 5 tür

İstisna tanır
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

وَقَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَلَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.

İlişkiler36 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+13 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

لَّقَدۡ جِئۡتُمۡ شَيۡـًٔا إِدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

İlişkiler26 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

تَكَادُ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ يَتَفَطَّرۡنَ مِنۡهُ وَتَنشَقُّ ٱلۡأَرۡضُ وَتَخِرُّ ٱلۡجِبَالُ هَدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

أَن دَعَوۡاْ لِلرَّحۡمَـٰنِ وَلَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحۡمَـٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.

İlişkiler26 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَبۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

لَّقَدۡ أَحۡصَىٰهُمۡ وَعَدَّهُمۡ عَدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَكُلُّهُمۡ ءَاتِيهِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ فَرۡدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 312 Meryem

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَيَجۡعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وُدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَإِنَّمَا يَسَّرۡنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلۡمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوۡمًا لُّدًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+9 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هَلۡ تُحِسُّ مِنۡهُم مِّنۡ أَحَدٍ أَوۡ تَسۡمَعُ لَهُمۡ رِكۡزَۢا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
Sure içi ayet haritası

…