بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
حمٓ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu41:53
Henüz sınıflandırılmamış1:1 2:1 2:164 40:1 46:10 +2 daha تَنزِيلُ ٱلۡكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitab'ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare39:1 40:2 46:2
Aynı konu36:2 41:53
Henüz sınıflandırılmamış2:164 20:4 32:2 35:2 36:5 +2 daha إِنَّ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, göklerde ve yerde, inananlar için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) nice deliller vardır.
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık10:101
Aynı ibare2:164 10:6
Aynı konu41:37 41:53 51:20–21 51:20
Henüz sınıflandırılmamış2:164 51:21
وَفِى خَلۡقِكُمۡ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَـٰتٌ لِّقَوۡمٍ يُوقِنُونَ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı kök2:4
Aynı konu2:164 27:82 30:20–22 31:10 41:53 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:164 14:5 51:21
وَٱخۡتِلَـٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزۡقٍ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَـٰحِ ءَايَـٰتٌ لِّقَوۡمٍ يَعۡقِلُونَ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:164 3:190 10:6 13:1–5 23:80
Aynı konu6:99 30:46 30:48–49 40:13 41:53 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:164 24:44 25:62 28:71–72 43:11
تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱللَّهِ نَتۡلُوهَا عَلَيۡكَ بِٱلۡحَقِّۖ فَبِأَىِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَ ٱللَّهِ وَءَايَـٰتِهِۦ يُؤۡمِنُونَ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İlişkiler35 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:252 4:87 7:185 68:44
Aynı ibare2:252 3:108 7:184–185 31:7 77:50
Aynı konu4:127 17:45 28:3 41:53
Henüz sınıflandırılmamış2:164 4:138 6:112–114 6:112 10:32 +17 daha وَيۡلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her günahkar yalancının vay haline!
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Aynı kök68:12
Aynı ibare26:222 31:7
Aynı konu17:45 41:53
Henüz sınıflandırılmamış2:164 4:138 7:198 10:17 25:30 +4 daha يَسۡمَعُ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرًا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare23:66 31:7
Aynı konu7:179 17:45 41:5 41:53 45:31 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:164 4:138 7:198 8:22 16:65 +11 daha وَإِذَا عَلِمَ مِنۡ ءَايَـٰتِنَا شَيۡـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ مُّهِينٌ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:106 31:7 45:35
Aynı konu6:93 17:45 30:10 41:53 45:33
Henüz sınıflandırılmamış2:164 4:138 16:34 21:2 31:6 +5 daha مِّن وَرَآئِهِمۡ جَهَنَّمُۖ وَلَا يُغۡنِى عَنۡهُم مَّا كَسَبُواْ شَيۡـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡلِيَآءَۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare14:16 31:7
Aynı konu3:116 7:48 42:6 45:19 92:11
Henüz sınıflandırılmamış2:254 4:125 7:30 17:73 29:24 +2 daha هَـٰذَا هُدًىۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمۡ لَهُمۡ عَذَابٌ مِّن رِّجۡزٍ أَلِيمٌ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.
İlişkiler6 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış7:71 10:57 12:111 18:57 48:28 +1 daha ۞ ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡبَحۡرَ لِتَجۡرِىَ ٱلۡفُلۡكُ فِيهِ بِأَمۡرِهِۦ وَلِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı kök38:18
Aynı ibare16:14 17:66 30:46 35:12
Aynı konu31:31 43:12 55:22
Henüz sınıflandırılmamış14:19 14:32 17:42 22:65 67:15
وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعًا مِّنۡهُۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يَتَفَكَّرُونَ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Aynı ibare22:65 31:20
Aynı konu2:29 13:2 14:32–34
Genelleştirir16:14
Henüz sınıflandırılmamış3:191 4:171 14:19 14:32 16:67 +4 daha Sayfa 500 Casiye
قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَغۡفِرُواْ لِلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجۡزِىَ قَوۡمَۢا بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı kök10:15
Aynı ibare14:5
Henüz sınıflandırılmamış3:140 3:191 5:118 7:50–51 9:113 +4 daha مَنۡ عَمِلَ صَـٰلِحًا فَلِنَفۡسِهِۦۖ وَمَنۡ أَسَآءَ فَعَلَيۡهَاۖ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ تُرۡجَعُونَ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Aynı ibare30:44 41:46
Aynı konu17:13–15 17:15 39:7 53:38–39 53:39
Genelleştirir17:7
Henüz sınıflandırılmamış2:134 2:141 2:272 2:286 4:111 +13 daha وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٱلۡكِتَـٰبَ وَٱلۡحُكۡمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقۡنَـٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ وَفَضَّلۡنَـٰهُمۡ عَلَى ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
İlişkiler26 bağlantı · 5 tür
Açıklar7:140
Aynı kök5:81
Aynı ibare2:47 2:122 3:79 6:89 7:140 +1 daha Aynı konu2:40 2:136 2:213 5:20 6:154 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış3:78 6:90 7:105 10:93 14:6 +1 daha وَءَاتَيۡنَـٰهُم بَيِّنَـٰتٍ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِۖ فَمَا ٱخۡتَلَفُوٓاْ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّ رَبَّكَ يَقۡضِى بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Aynı kök3:159 97:4
Aynı ibare3:19 10:93 42:14
Aynı konu2:213 2:253 3:105 6:154 11:110 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:113 2:286 3:7 3:55 7:105 +7 daha ثُمَّ جَعَلۡنَـٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ فَٱتَّبِعۡهَا وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare5:48 42:13–15
Aynı konu2:120 7:3 13:37 42:13 42:21 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış3:19 3:103 10:109 11:12 16:125 +2 daha إِنَّهُمۡ لَن يُغۡنُواْ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ وَإِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٍۖ وَٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلۡمُتَّقِينَ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Açıklar10:62
Aynı ibare2:257
Aynı konu4:119 7:196 11:113 45:10
Henüz sınıflandırılmamış2:2 3:68 5:55 5:55–56 6:127 +7 daha هَـٰذَا بَصَـٰٓئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحۡمَةٌ لِّقَوۡمٍ يُوقِنُونَ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı kök50:8
Aynı ibare7:203 10:57 12:111 16:89 28:43
Henüz sınıflandırılmamış6:104 17:60 17:102 22:54 27:77 +2 daha أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجۡتَرَحُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجۡعَلَهُمۡ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَوَآءً مَّحۡيَاهُمۡ وَمَمَاتُهُمۡۚ سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu32:18 38:28 40:58 59:20 68:35
Henüz sınıflandırılmamış8:50 16:28 16:32 29:4 47:2 +1 daha وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّ وَلِتُجۡزَىٰ كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.
İlişkiler36 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm40:17
Aynı ibare14:19 16:3 71:15–17
Aynı konu3:191 10:4 11:7 14:51 21:16 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış2:186 2:255 3:190 6:73 6:99 +19 daha Sayfa 501 Casiye
أَفَرَءَيۡتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَـٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلۡمٍ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمۡعِهِۦ وَقَلۡبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَـٰوَةً فَمَن يَهۡدِيهِ مِنۢ بَعۡدِ ٱللَّهِۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?
İlişkiler45 bağlantı · 4 tür
Açıklar2:7 16:108
Aynı ibare25:43 30:29
Aynı konu2:7 2:26–27 4:155 16:108 18:57 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış1:7 2:26 4:48 4:88 4:118 +27 daha وَقَالُواْ مَا هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنۡيَا نَمُوتُ وَنَحۡيَا وَمَا يُهۡلِكُنَآ إِلَّا ٱلدَّهۡرُۚ وَمَا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِنۡ هُمۡ إِلَّا يَظُنُّونَ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:29 23:37
Aynı konu7:95 13:5 53:28 56:48
Henüz sınıflandırılmamış6:116 6:148 10:18 10:36 10:66 +10 daha وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتُنَا بَيِّنَـٰتٍ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمۡ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱئۡتُواْ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:158
Aynı ibare44:36 44:36–40 83:13
Aynı konu13:5 56:48
Henüz sınıflandırılmamış37:16–18 44:34–36 44:35–36 44:36
قُلِ ٱللَّهُ يُحۡيِيكُمۡ ثُمَّ يُمِيتُكُمۡ ثُمَّ يَجۡمَعُكُمۡ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِ لَا رَيۡبَ فِيهِ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare4:87
Aynı konu2:28 3:9 10:53 13:5 22:66 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış3:25 6:95 10:56 19:66 31:34 +12 daha وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَيَوۡمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوۡمَئِذٍ يَخۡسَرُ ٱلۡمُبۡطِلُونَ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu10:53
Henüz sınıflandırılmamış30:12 35:37 39:59 44:36 54:1 +1 daha وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةٍ جَاثِيَةًۚ كُلُّ أُمَّةٍ تُدۡعَىٰٓ إِلَىٰ كِتَـٰبِهَا ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) "Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir."
İlişkiler26 bağlantı · 5 tür
Açıklar18:49
Aynı kök19:68
Paralel39:69
Aynı konu4:41 10:47 10:53 16:84 16:89 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış17:13–14 17:13 18:49 22:17 22:70 +8 daha هَـٰذَا كِتَـٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيۡكُم بِٱلۡحَقِّۚ إِنَّا كُنَّا نَسۡتَنسِخُ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.
İlişkiler38 bağlantı · 5 tür
Açıklar18:49
Paralel39:69
Aynı ibare23:62
Aynı konu4:81 10:21 10:53 17:13 19:79 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:106 3:181 9:105 10:61 14:38 +18 daha فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَيُدۡخِلُهُمۡ رَبُّهُمۡ فِى رَحۡمَتِهِۦۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡمُبِينُ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Aynı konu10:53 40:8–9
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَفَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَـٰتِى تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡ وَكُنتُمۡ قَوۡمًا مُّجۡرِمِينَ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenlere gelince, onlara şöyle denir: "Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkar bir kavim olmuş değil miydiniz?"
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Paralel6:130–131 23:99–108 23:105 35:37 39:71 +3 daha Aynı ibare7:133 10:75
Aynı konu9:115 10:53 14:45 17:15 28:59 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış23:67 63:5 77:45
وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيۡبَ فِيهَا قُلۡتُم مَّا نَدۡرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحۡنُ بِمُسۡتَيۡقِنِينَ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur" dendiği zaman ise; "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, sadece zannediyoruz. Biz bu konuda kesin kanaat sahibi değiliz" demiştiniz.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:116 10:36 10:53 25:11
Henüz sınıflandırılmamış3:25 10:18 10:55 18:36 41:50 +4 daha Sayfa 502 Casiye
وَبَدَا لَهُمۡ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُواْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare16:34 39:48 40:83
Aynı konu45:9
Henüz sınıflandırılmamış6:26–28 6:28 6:70 46:26 83:29–36
وَقِيلَ ٱلۡيَوۡمَ نَنسَىٰكُمۡ كَمَا نَسِيتُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَـٰذَا وَمَأۡوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِينَ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara şöyle denir: "Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur."
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Aynı kök20:52 59:19
Aynı ibare7:51 10:8 32:14
Aynı konu9:67 16:84 25:18 29:23 30:57 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış6:31 6:70 7:50–51 7:50 7:176 +13 daha ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذۡتُمۡ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتۡكُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ فَٱلۡيَوۡمَ لَا يُخۡرَجُونَ مِنۡهَا وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
İlişkiler46 bağlantı · 4 tür
Aynı kök16:84 59:19
Aynı ibare6:70 6:130 7:51 10:8 32:14 +1 daha Aynı konu2:167 3:185 9:65 16:84 18:106 +13 daha Henüz sınıflandırılmamış5:37 6:31 6:70 7:176 23:108 +15 daha فَلِلَّهِ ٱلۡحَمۡدُ رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu1:2 6:1 6:45 35:1 39:75
Henüz sınıflandırılmamış17:111 45:22 59:22–24 83:6
وَلَهُ ٱلۡكِبۡرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış13:16 83:6