İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Duhan

ad-Dukhan · Duman · 59 ayet

Duhan
Sayfaya git

Bu sure 496–498. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

44:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

حمٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ha Mim.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha
44:2

وَٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
44:3

إِنَّآ أَنزَلۡنَـٰهُ فِى لَيۡلَةٍ مُّبَـٰرَكَةٍۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha
44:4

فِيهَا يُفۡرَقُ كُلُّ أَمۡرٍ حَكِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
44:5

أَمۡرًا مِّنۡ عِندِنَآۚ إِنَّا كُنَّا مُرۡسِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
44:6

رَحۡمَةً مِّن رَّبِّكَۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
44:7

رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
44:8

لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُحۡىِۦ وَيُمِيتُۖ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Yaşatır, öldürür. O, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
44:9

بَلۡ هُمۡ فِى شَكٍّ يَلۡعَبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.

İlişkiler4 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱرۡتَقِبۡ يَوۡمَ تَأۡتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَغۡشَى ٱلنَّاسَۖ هَـٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

رَّبَّنَا ٱكۡشِفۡ عَنَّا ٱلۡعَذَابَ إِنَّا مُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكۡرَىٰ وَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

ثُمَّ تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَقَالُواْ مُعَلَّمٌ مَّجۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Karşıtlık
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِنَّا كَاشِفُواْ ٱلۡعَذَابِ قَلِيلًاۚ إِنَّكُمۡ عَآئِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.

İlişkiler3 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

يَوۡمَ نَبۡطِشُ ٱلۡبَطۡشَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

۞ وَلَقَدۡ فَتَنَّا قَبۡلَهُمۡ قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَ وَجَآءَهُمۡ رَسُولٌ كَرِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

أَنۡ أَدُّوٓاْ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِۖ إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim."

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 497 Duhan

وَأَن لَّا تَعۡلُواْ عَلَى ٱللَّهِۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلۡطَـٰنٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنِّى عُذۡتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمۡ أَن تَرۡجُمُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِن لَّمۡ تُؤۡمِنُواْ لِى فَٱعۡتَزِلُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bana inanmadınızsa benden uzak durun."

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوۡمٌ مُّجۡرِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَسۡرِ بِعِبَادِى لَيۡلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah da şöyle dedi: "O halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz."

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Paralel+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱتۡرُكِ ٱلۡبَحۡرَ رَهۡوًاۖ إِنَّهُمۡ جُندٌ مُّغۡرَقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

كَمۡ تَرَكُواْ مِن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.

İlişkiler9 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nice ekinler, nice güzel konaklar!

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَنَعۡمَةٍ كَانُواْ فِيهَا فَـٰكِهِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!

İlişkiler7 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

كَذَٰلِكَۖ وَأَوۡرَثۡنَـٰهَا قَوۡمًا ءَاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَمَا بَكَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَا كَانُواْ مُنظَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ نَجَّيۡنَا بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡمُهِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مِن فِرۡعَوۡنَۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلۡمُسۡرِفِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu

وَلَقَدِ ٱخۡتَرۡنَـٰهُمۡ عَلَىٰ عِلۡمٍ عَلَى ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَءَاتَيۡنَـٰهُم مِّنَ ٱلۡـَٔايَـٰتِ مَا فِيهِ بَلَـٰٓؤٌاْ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

إِنۡ هِىَ إِلَّا مَوۡتَتُنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُنشَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

فَأۡتُواْ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَهُمۡ خَيۡرٌ أَمۡ قَوۡمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ أَهۡلَكۡنَـٰهُمۡۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ مُجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.

İlişkiler6 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا لَـٰعِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

مَا خَلَقۡنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

Sayfa 498 Duhan

إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ مِيقَـٰتُهُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

يَوۡمَ لَا يُغۡنِى مَوۡلًى عَن مَّوۡلًى شَيۡـًٔا وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.

İlişkiler35 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+17 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

طَعَامُ ٱلۡأَثِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

كَٱلۡمُهۡلِ يَغۡلِى فِى ٱلۡبُطُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

كَغَلۡىِ ٱلۡحَمِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

خُذُوهُ فَٱعۡتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ صُبُّواْ فَوۡقَ رَأۡسِهِۦ مِنۡ عَذَابِ ٱلۡحَمِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ذُقۡ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡكَرِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ هَـٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمۡتَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَلۡبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسۡتَبۡرَقٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجۡنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

يَدۡعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلۡمَوۡتَ إِلَّا ٱلۡمَوۡتَةَ ٱلۡأُولَىٰۖ وَوَقَىٰهُمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَضۡلًا مِّن رَّبِّكَۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَإِنَّمَا يَسَّرۡنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱرۡتَقِبۡ إِنَّهُم مُّرۡتَقِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.

İlişkiler3 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış
Sure içi ayet haritası

…