وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيۡبَ فِيهَا قُلۡتُم مَّا نَدۡرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحۡنُ بِمُسۡتَيۡقِنِينَ ٣٢
وَإِذَا ve zaman قِيلَ dendiği إِنَّ şüphesiz وَعۡدَ va'di ٱللَّهِ Allah'ın حَقّٞ gerçektir وَٱلسَّاعَةُ ve sa'atte لَا yoktur رَيۡبَ şüphe فِيهَا onda قُلۡتُم demiştiniz مَّا bilmiyoruz نَدۡرِى we know EN مَا nedir ٱلسَّاعَةُ Sa'at إِن (hayır) نَّظُنُّ sanıyoruz ki إِلَّا sadece ظَنّٗا bir kuruntudur وَمَا ve değiliz نَحۡنُ biz بِمُسۡتَيۡقِنِينَ inananlardan
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur" dendiği zaman ise; "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, sadece zannediyoruz. Biz bu konuda kesin kanaat sahibi değiliz" demiştiniz.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:116 10:36 10:53 25:11
Henüz sınıflandırılmamış3:25 10:18 10:55 18:36 41:50 41:54 75:1 77:45 78:3