وَكَأَيِّن مِّن نَّبِىٍّ قَـٰتَلَ مَعَهُۥ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُواْ لِمَآ أَصَابَهُمۡ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَمَا ضَعُفُواْ وَمَا ٱسۡتَكَانُواْۗ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلصَّـٰبِرِينَ ١٤٦
وَكَأَيِّن nice var ki مِّن den نَّبِىّٖ a Prophet EN قَـٰتَلَ çarpıştılar مَعَهُۥ kendileriyle beraber رِبِّيُّونَ Rabbani (erenler) كَثِيرٞ birçok فَمَا yılmadılar وَهَنُواْ they lost heart EN لِمَآ şeylerden أَصَابَهُمۡ başlarında gelen فِى yolunda سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِ Allah وَمَا zayıflık göstermediler ضَعُفُواْ they weakened EN وَمَا boyun eğmediler ٱسۡتَكَانُواْۗ they gave in EN وَٱللَّهُ Allah يُحِبُّ sever ٱلصَّـٰبِرِينَ sabredenleri
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı kök103:3
Aynı konu2:155 2:155–157 2:214 3:200 6:34 8:65 47:35
Henüz sınıflandırılmamış2:54 3:17 8:45 8:65–66 9:44 9:120 22:35 33:23 61:4