وَمَا كَانَ قَوۡلَهُمۡ إِلَّآ أَن قَالُواْ رَبَّنَا ٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسۡرَافَنَا فِىٓ أَمۡرِنَا وَثَبِّتۡ أَقۡدَامَنَا وَٱنصُرۡنَا عَلَى ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡكَـٰفِرِينَ ١٤٧
وَمَا ve değildi كَانَ sözleri قَوۡلَهُمۡ their words EN إِلَّآ başka أَن demelerinden قَالُواْ they said EN رَبَّنَا Rabbimiz ٱغۡفِرۡ bağışla لَنَا bizim ذُنُوبَنَا günahlarımızı وَإِسۡرَافَنَا ve taşkınlığımızı فِىٓ işimizde أَمۡرِنَا our affairs EN وَثَبِّتۡ ve sağlam tut أَقۡدَامَنَا ayaklarımızı وَٱنصُرۡنَا bize yardım eyle عَلَى karşı ٱلۡقَوۡمِ toplumuna ٱلۡكَـٰفِرِينَ kafirler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:250 2:286
Aynı konu3:173
Henüz sınıflandırılmamış3:16 5:33 7:151 8:45 9:44 14:41 22:35 23:109 26:86 28:16 38:35 40:7 Tümünü göster (+5)