۞ إِنَّ قَـٰرُونَ كَانَ مِن قَوۡمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيۡهِمۡۖ وَءَاتَيۡنَـٰهُ مِنَ ٱلۡكُنُوزِ مَآ إِنَّ مَفَاتِحَهُۥ لَتَنُوٓأُ بِٱلۡعُصۡبَةِ أُوْلِى ٱلۡقُوَّةِ إِذۡ قَالَ لَهُۥ قَوۡمُهُۥ لَا تَفۡرَحۡۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡفَرِحِينَ ٧٦
۞ إِنَّ elbette قَـٰرُونَ Karun كَانَ idi مِن kavminden قَوۡمِ (the) people EN مُوسَىٰ Musa'nın فَبَغَىٰ azgınlık etti عَلَيۡهِمۡۖ onlara karşı وَءَاتَيۡنَـٰهُ ve ona vermiştik مِنَ hazinelerden ٱلۡكُنُوزِ the treasures EN مَآ ki إِنَّ muhakkak مَفَاتِحَهُۥ onun anahtarları لَتَنُوٓأُ ağır geliyordu بِٱلۡعُصۡبَةِ bir topluluğa أُوْلِى sahibi ٱلۡقُوَّةِ kuvvet إِذۡ hani قَالَ demişti ki لَهُۥ ona قَوۡمُهُۥ kavmi لَا şımarma تَفۡرَحۡۖ exult EN إِنَّ şüphesiz ٱللَّهَ Allah EN لَا sevmez يُحِبُّ love EN ٱلۡفَرِحِينَ şımarıkları
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."
İlişkiler23 bağlantı · 7 tür
Açıklar29:39
Aynı kök11:10
Paralel19:52 19:53
Aynı ibare5:64 13:26
Aynı konu11:116 13:26 19:51 40:75 46:20 57:23
Genelleştirir39:49
Henüz sınıflandırılmamış4:107 6:46 6:59 29:39 30:9 31:18 39:50 40:24 42:27 92:8