وَنَزَعۡنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلۡنَا هَاتُواْ بُرۡهَـٰنَكُمۡ فَعَلِمُوٓاْ أَنَّ ٱلۡحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ ٧٥
وَنَزَعۡنَا ve çıkarırız مِن her-ten كُلِّ her أُمَّةٖ nation EN شَهِيدٗا bir şahid فَقُلۡنَا ve deriz هَاتُواْ getirin بُرۡهَـٰنَكُمۡ delilinizi فَعَلِمُوٓاْ bilirler ki أَنَّ kesinlikle ٱلۡحَقَّ gerçek لِلَّهِ Allah'a aittir وَضَلَّ ve sapıp gider عَنۡهُم kendilerinden مَّا şeyler كَانُواْ oldukları يَفۡتَرُونَ uyduruyor(lar)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
İlişkiler33 bağlantı · 5 tür
Devam eder28:74
Paralel6:22 16:84–89 16:87 18:52 19:52 19:53 25:17 26:92 28:62 39:69 40:73 41:48
Aynı ibare4:41 11:21 16:84 16:89
Aynı konu2:143 5:109 7:6 7:37 10:47 17:71 19:51 22:78 25:17–19 28:65 40:51 45:28
Henüz sınıflandırılmamış2:144 6:94 39:50 40:74