İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Şuara

ash-Shu`ara` · Şairler · 227 ayet

Şuara
Sayfaya git

Bu sure 367–376. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

26:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

طسٓمٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ta Sin Mim.

İlişkiler8 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+3 daha
26:2

تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış
26:3

لَعَلَّكَ بَـٰخِعٌ نَّفۡسَكَ أَلَّا يَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Mü'min olmuyorlar diye adeta kendini helak edeceksin!

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış
26:4

إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتۡ أَعۡنَـٰقُهُمۡ لَهَا خَـٰضِعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha
26:5

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن ذِكۡرٍ مِّنَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ مُحۡدَثٍ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهُ مُعۡرِضِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
26:6

فَقَدۡ كَذَّبُواْ فَسَيَأۡتِيهِمۡ أَنۢبَـٰٓؤُاْ مَا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar (Allah'ın ayetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış
26:7

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَمۡ أَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجٍ كَرِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
26:8

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
26:9

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَيَضِيقُ صَدۡرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَـٰرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَلَهُمۡ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَـٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Firavun'a gidin ve deyin: "Şüphesiz biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz",

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Paralel+9 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İsrailoğullarını bizimle beraber gönder."

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثۡتَ فِينَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 368 Şuara

قَالَ فَعَلۡتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكۡمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَتِلۡكَ نِعۡمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir."

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.

İlişkiler23 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."

İlişkiler29 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel+6 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥٓ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) "dinlemez misiniz?" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرۡسِلَ إِلَيۡكُمۡ لَمَجۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir" dedi.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَـٰهًا غَيۡرِى لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَىۡءٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?" dedi.

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Paralel+10 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel+7 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعۡبَانٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Musa, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.

İlişkiler37 bağlantı · 3 tür

Paralel+9 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيۡضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.

İlişkiler31 bağlantı · 3 tür

Paralel+11 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

قَالَ لِلۡمَلَإِ حَوۡلَهُۥٓ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ عَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, "Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır" dedi.

İlişkiler28 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+9 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

يُرِيدُ أَن يُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِۦ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?"

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَٱبۡعَثۡ فِى ٱلۡمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sana bütün usta sihirbazları getirsinler."

İlişkiler21 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَـٰتِ يَوۡمٍ مَّعۡلُومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلۡ أَنتُم مُّجۡتَمِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanlara da "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

Sayfa 369 Şuara

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُواْ هُمُ ٱلۡغَـٰلِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız" (dediler.)

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرۡعَوۡنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَـٰلِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ إِذًا لَّمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلۡقُواْ مَآ أَنتُم مُّلۡقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa onlara, "Hadi ortaya atacağınız şeyi atın" dedi.

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Paralel+6 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَأَلۡقَوۡاْ حِبَالَهُمۡ وَعِصِيَّهُمۡ وَقَالُواْ بِعِزَّةِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡغَـٰلِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel+6 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَأَلۡقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel+8 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَأُلۡقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَـٰجِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Alemlerin Rabbine inandık" dediler.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Musa'nın ve Harun'un Rabbi'ne."

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَ فَلَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالُواْ لَا ضَيۡرَۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِنَّا نَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَـٰيَـٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

۞ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَسۡرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz Musa'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَأَرۡسَلَ فِرۡعَوۡنُ فِى ٱلۡمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَشِرۡذِمَةٌ قَلِيلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dedi ki, "Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur."

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّهُمۡ لَنَا لَغَآئِظُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar."

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَـٰذِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz."

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَخۡرَجۡنَـٰهُم مِّن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(57-58) Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(57-58) Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

كَذَٰلِكَ وَأَوۡرَثۡنَـٰهَا بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

İlişkiler28 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Devam eder
Paralel+8 daha
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَأَتۡبَعُوهُم مُّشۡرِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

Sayfa 370 Şuara

فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلۡجَمۡعَانِ قَالَ أَصۡحَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدۡرَكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ كَلَّآۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهۡدِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٍ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.

İlişkiler27 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَأَزۡلَفۡنَا ثَمَّ ٱلۡـَٔاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

İlişkiler21 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+7 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَأَنجَيۡنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+7 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra ötekileri suda boğduk.

İlişkiler28 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ إِبۡرَٰهِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Onlara İbrahim'in haberini de oku.

İlişkiler27 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا تَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.

İlişkiler45 bağlantı · 4 tür

Paralel+7 daha
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+15 daha

قَالُواْ نَعۡبُدُ أَصۡنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.

İlişkiler41 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

قَالَ هَلۡ يَسۡمَعُونَكُمۡ إِذۡ تَدۡعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"

İlişkiler47 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu+9 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

أَوۡ يَنفَعُونَكُمۡ أَوۡ يَضُرُّونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"

İlişkiler43 bağlantı · 4 tür

Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

قَالُواْ بَلۡ وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفۡعَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.

İlişkiler45 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+19 daha

قَالَ أَفَرَءَيۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلۡأَقۡدَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَإِنَّهُمۡ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."

İlişkiler31 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهۡدِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَٱلَّذِى هُوَ يُطۡعِمُنِى وَيَسۡقِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, bana yediren ve içirendir."

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَإِذَا مَرِضۡتُ فَهُوَ يَشۡفِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hastalandığımda da O bana şifa verir."

İlişkiler30 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحۡيِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır."

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَٱلَّذِىٓ أَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوۡمَ ٱلدِّينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."

İlişkiler26 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

رَبِّ هَبۡ لِى حُكۡمًا وَأَلۡحِقۡنِى بِٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 371 Şuara

وَٱجۡعَل لِّى لِسَانَ صِدۡقٍ فِى ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl."

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَٱجۡعَلۡنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَٱغۡفِرۡ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."

İlişkiler28 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَلَا تُخۡزِنِى يَوۡمَ يُبۡعَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

يَوۡمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِلَّا مَنۡ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلۡبٍ سَلِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِلۡغَاوِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

İlişkiler29 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَقِيلَ لَهُمۡ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

İlişkiler39 bağlantı · 4 tür

Paralel+12 daha
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلۡ يَنصُرُونَكُمۡ أَوۡ يَنتَصِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

İlişkiler35 bağlantı · 4 tür

Paralel+7 daha
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَكُبۡكِبُواْ فِيهَا هُمۡ وَٱلۡغَاوُۥنَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.

İlişkiler30 bağlantı · 4 tür

Paralel+6 daha
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَجُنُودُ إِبۡلِيسَ أَجۡمَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+6 daha
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَالُواْ وَهُمۡ فِيهَا يَخۡتَصِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

İlişkiler33 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

إِذۡ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Çünkü sizi, alemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk."

İlişkiler34 bağlantı · 4 tür

Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلۡمُجۡرِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

فَمَا لَنَا مِن شَـٰفِعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."

İlişkiler35 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Candan bir dostumuz da yok."

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَلَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

İlişkiler35 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.

İlişkiler28 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ نُوحٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

۞ قَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلۡأَرۡذَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 372 Şuara

قَالَ وَمَا عِلۡمِى بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنۡ حِسَابُهُمۡ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّىۖ لَوۡ تَشۡعُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben inananları kovacak değilim."

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمَرۡجُومِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey Nuh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!"

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوۡمِى كَذَّبُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱفۡتَحۡ بَيۡنِى وَبَيۡنَهُمۡ فَتۡحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَنجَيۡنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا بَعۡدُ ٱلۡبَاقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da geride kalanları suda boğduk.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.

İlişkiler22 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

كَذَّبَتۡ عَادٌ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ad kavmi de peygamberleri yalanladı.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

أَتَبۡنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعۡبَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"

İlişkiler12 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمۡ تَخۡلُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"

İlişkiler14 bağlantı · 6 tür

Devam eder
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِذَا بَطَشۡتُم بَطَشۡتُمۡ جَبَّارِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَمَدَّكُم بِأَنۡعَـٰمٍ وَبَنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَجَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum."

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡنَآ أَوَعَظۡتَ أَمۡ لَمۡ تَكُن مِّنَ ٱلۡوَٰعِظِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir."

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 373 Şuara

إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz azaba uğratılacak da değiliz."

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَكَذَّبُوهُ فَأَهۡلَكۡنَـٰهُمۡۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece onlar Hud'u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

İlişkiler17 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

كَذَّبَتۡ ثَمُودُ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Semud kavmi de Peygamberleri yalanladı.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ صَـٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَتُتۡرَكُونَ فِى مَا هَـٰهُنَآ ءَامِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَزُرُوعٍ وَنَخۡلٍ طَلۡعُهَا هَضِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَتَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا فَـٰرِهِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَا تُطِيعُوٓاْ أَمۡرَ ٱلۡمُسۡرِفِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ٱلَّذِينَ يُفۡسِدُونَ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَا يُصۡلِحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثۡلُنَا فَأۡتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."

İlişkiler27 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

قَالَ هَـٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرۡبٌ وَلَكُمۡ شِرۡبُ يَوۡمٍ مَّعۡلُومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابُ يَوۡمٍ عَظِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَعَقَرُوهَا فَأَصۡبَحُواْ نَـٰدِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

Sayfa 374 Şuara

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut'un kavmi de peygamberleri yalanladı.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Lut, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أَتَأۡتُونَ ٱلذُّكۡرَانَ مِنَ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."

İlişkiler22 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُخۡرَجِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلۡقَالِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut, şöyle dedi: "Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

رَبِّ نَجِّنِى وَأَهۡلِى مِمَّا يَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَنَجَّيۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلۡغَـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra diğerlerini helak ettik.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِم مَّطَرًاۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

İlişkiler6 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

كَذَّبَ أَصۡحَـٰبُ لۡـَٔيۡكَةِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ شُعَيۡبٌ أَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

۞ أَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَلَا تَكُونُواْ مِنَ ٱلۡمُخۡسِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı hüküm+2 daha
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَزِنُواْ بِٱلۡقِسۡطَاسِ ٱلۡمُسۡتَقِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğru terazi ile tartın."

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı hüküm
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِى ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

İlişkiler14 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 375 Şuara

وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِى خَلَقَكُمۡ وَٱلۡجِبِلَّةَ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."

İlişkiler3 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

İlişkiler6 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثۡلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلۡكَـٰذِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَأَسۡقِطۡ عَلَيۡنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ رَبِّىٓ أَعۡلَمُ بِمَا تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şu'ayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar Şu'ayb'ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

İlişkiler6 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu Kur'an, alemlerin Rabbi'nin indirmesidir.

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلۡأَمِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

İlişkiler35 bağlantı · 3 tür

Aynı kök+1 daha
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

عَلَىٰ قَلۡبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُنذِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

İlişkiler30 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu (Kur'an'ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.

İlişkiler36 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

أَوَلَمۡ يَكُن لَّهُمۡ ءَايَةً أَن يَعۡلَمَهُۥ عُلَمَـٰٓؤُاْ بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَوۡ نَزَّلۡنَـٰهُ عَلَىٰ بَعۡضِ ٱلۡأَعۡجَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَقَرَأَهُۥ عَلَيۡهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ مُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

كَذَٰلِكَ سَلَكۡنَـٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.

İlişkiler6 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُاْ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.

İlişkiler14 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

فَيَأۡتِيَهُم بَغۡتَةً وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

فَيَقُولُواْ هَلۡ نَحۡنُ مُنظَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَرَءَيۡتَ إِن مَّتَّعۡنَـٰهُمۡ سِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 376 Şuara

مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يُمَتَّعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı hüküm
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ذِكۡرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَمَا تَنَزَّلَتۡ بِهِ ٱلشَّيَـٰطِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمۡ وَمَا يَسۡتَطِيعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّمۡعِ لَمَعۡزُولُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

İlişkiler22 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

فَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُعَذَّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare+4 daha
Aynı konu

وَأَنذِرۡ عَشِيرَتَكَ ٱلۡأَقۡرَبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Önce) en yakın akrabanı uyar.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

İlişkiler9 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَإِنۡ عَصَوۡكَ فَقُلۡ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّـٰجِدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

هَلۡ أُنَبِّئُكُمۡ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَـٰطِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

يُلۡقُونَ ٱلسَّمۡعَ وَأَكۡثَرُهُمۡ كَـٰذِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلۡغَاوُۥنَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَلَمۡ تَرَ أَنَّهُمۡ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(225-226) Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّهُمۡ يَقُولُونَ مَا لَا يَفۡعَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(225-226) Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواْۗ وَسَيَعۡلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.

İlişkiler20 bağlantı · 2 tür

Aynı hüküm
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha
Sure içi ayet haritası

…