بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
طسٓمٓ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler8 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış1:1 2:1 13:38 27:82 28:2 +3 daha تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِينِ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare15:1
Henüz sınıflandırılmamış2:1 4:174 12:1 27:1 41:3
لَعَلَّكَ بَـٰخِعٌ نَّفۡسَكَ أَلَّا يَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Mü'min olmuyorlar diye adeta kendini helak edeceksin!
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:6
Aynı konu5:68 6:33 10:65 15:88 15:97 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:119 12:103 20:2 43:88 94:3
إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتۡ أَعۡنَـٰقُهُمۡ لَهَا خَـٰضِعِينَ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:37 6:109 10:99 17:59
Henüz sınıflandırılmamış6:158 8:20 12:108 13:27 14:11 +4 daha وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن ذِكۡرٍ مِّنَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ مُحۡدَثٍ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهُ مُعۡرِضِينَ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare21:1–3 21:1–2 21:2 36:46
Aynı konu6:4 12:105 54:2
Henüz sınıflandırılmamış15:1 20:100 21:2 21:105 29:50 +6 daha فَقَدۡ كَذَّبُواْ فَسَيَأۡتِيهِمۡ أَنۢبَـٰٓؤُاْ مَا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar (Allah'ın ayetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare6:5
Henüz sınıflandırılmamış9:56 18:106 21:2 39:48
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَمۡ أَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجٍ كَرِيمٍ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare31:10 50:7
Aynı konu2:21–22 6:99 22:5
Henüz sınıflandırılmamış27:60 51:50
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare26:121
Aynı konu6:116
Henüz sınıflandırılmamış6:35 26:67 26:103 26:174 26:190
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Açıklar19:52
Paralel7:103 19:52 20:9–48 20:35 20:60 +6 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:24 20:61 20:93 23:45 27:7–14 +2 daha قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Açıklar19:52
Paralel7:103 20:35 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:61 20:93 23:45 27:10
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel20:35 20:60 20:63 20:64 20:65 +4 daha Aynı ibare28:34
Aynı konu7:103–145 20:62
Henüz sınıflandırılmamış4:77 19:53 20:61 20:93 23:45 +1 daha وَيَضِيقُ صَدۡرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَـٰرُونَ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Paralel20:23–28 20:27–28 20:32 20:35 20:60 +6 daha Aynı konu20:62 43:52
Henüz sınıflandırılmamış19:53 20:25–30 20:29 20:29–30 20:30 +7 daha وَلَهُمۡ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."
İlişkiler22 bağlantı · 5 tür
Açıklar28:15–22 28:15–19
Paralel20:35 20:60 20:63 20:64 20:65 +3 daha Aynı ibare28:33
Aynı konu20:40 20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:25–28 20:29–31 20:61 20:93 23:45 +4 daha قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَـٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel20:35 20:46 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı konu20:62 20:65–69
Henüz sınıflandırılmamış7:103 20:61 20:93 23:45 26:62 +1 daha فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Firavun'a gidin ve deyin: "Şüphesiz biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz",
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Paralel7:104 20:35 20:47 20:48 20:49 +9 daha Aynı ibare20:47
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış12:83 20:28 20:47–49 20:61 20:93 +3 daha أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İsrailoğullarını bizimle beraber gönder."
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Paralel7:104 20:35 20:48 20:49 20:60 +8 daha Aynı ibare20:47
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:47 20:61 20:93 23:45
قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثۡتَ فِينَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِينَ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Açıklar28:9
Paralel20:35 20:48 20:49 20:60 20:63 +6 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:61 20:93 23:45 28:4–14
وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِينَ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."
İlişkiler22 bağlantı · 5 tür
Açıklar28:15 28:15–22
Aynı kök14:34
Paralel20:35 20:48 20:49 20:60 20:63 +6 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış17:8 20:28 20:61 20:93 23:45 +2 daha Sayfa 368 Şuara
قَالَ فَعَلۡتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Paralel20:48 20:49 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı konu20:43 20:62 28:18
Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:40 20:44 20:61 20:93 +7 daha فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكۡمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Açıklar28:18 28:20–21
Paralel7:104 20:48 20:49 20:60 20:63 +6 daha Aynı konu20:43 20:62
Henüz sınıflandırılmamış4:77 20:13 20:28 20:44 20:61 +6 daha وَتِلۡكَ نِعۡمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir."
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Paralel20:48 20:49 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı konu20:43 20:62
Henüz sınıflandırılmamış2:49 20:28 20:44 20:61 20:93 +3 daha قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.
İlişkiler23 bağlantı · 5 tür
Açıklar1:2
Devam eder26:24
Paralel20:48 20:49–50 20:49 20:60 20:63 +6 daha Aynı konu20:62 25:60
Henüz sınıflandırılmamış2:60 7:104 20:28 20:49 20:61 +3 daha قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."
İlişkiler29 bağlantı · 6 tür
Açıklar1:2
Devam eder26:23
Paralel20:48 20:49–50 20:49 20:60 20:63 +6 daha Aynı ibare19:65 44:7
Aynı konu20:62 26:28 43:51
Henüz sınıflandırılmamış1:3 1:4 7:104 17:102 20:28 +6 daha قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥٓ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) "dinlemez misiniz?" dedi.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Paralel20:47–56 20:48 20:49 20:60 20:63 +6 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:61 20:93 23:45
قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Paralel20:48 20:49 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı ibare37:126
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış1:1–3 20:28 20:61 20:93 23:45
قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرۡسِلَ إِلَيۡكُمۡ لَمَجۡنُونٌ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel20:48 20:49 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı konu7:184 15:6 20:62 23:25
Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:61 20:93 23:45 34:8 +2 daha قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir" dedi.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Paralel20:48 20:49 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı ibare2:115 73:9
Aynı konu20:62 26:24 37:5 55:17
Henüz sınıflandırılmamış2:142 2:258 10:100 20:28 20:61 +2 daha قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَـٰهًا غَيۡرِى لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِينَ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel20:48 20:49 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı konu7:127 20:62 25:36 28:38 43:51–53 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:61 20:93 23:45 79:23
قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَىۡءٍ مُّبِينٍ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?" dedi.
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Paralel7:106 7:107 20:48 20:49 20:56–77 +10 daha Aynı konu20:62 25:36
Henüz sınıflandırılmamış7:103–126 20:28 20:61 20:93 23:45 +3 daha قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel7:106 7:107 20:48 20:49 20:60 +7 daha Aynı konu20:13–70 20:62 25:36
Henüz sınıflandırılmamış20:28 20:61 20:93 23:45 25:36 +1 daha فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعۡبَانٌ مُّبِينٌ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Musa, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
İlişkiler37 bağlantı · 3 tür
Paralel7:107–110 7:107–112 7:107 7:107–108 20:19–20 +9 daha Aynı konu7:103 7:133 20:13–70 20:62 25:36
Henüz sınıflandırılmamış2:92 11:96 17:101 20:17–25 20:20 +13 daha وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيۡضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.
İlişkiler31 bağlantı · 3 tür
Paralel7:107–110 7:107–112 7:107 7:108 20:22–23 +11 daha Aynı konu20:62 25:36 28:32
Henüz sınıflandırılmamış7:107–108 17:101 20:22 20:23 20:56 +7 daha قَالَ لِلۡمَلَإِ حَوۡلَهُۥٓ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ عَلِيمٌ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, "Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır" dedi.
İlişkiler28 bağlantı · 5 tür
Aynı kök66:3
Paralel7:107–110 7:107–112 7:109 10:76 20:60 +9 daha Aynı ibare7:109–112
Aynı konu20:62 20:63 25:36
Henüz sınıflandırılmamış7:110 20:56 20:58 20:61 20:93 +4 daha يُرِيدُ أَن يُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِۦ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?"
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Paralel7:107–110 7:107–112 7:110 10:76 20:60 +8 daha Aynı ibare7:109–112
Aynı konu7:112 20:62 25:36
Henüz sınıflandırılmamış10:72–83 20:58 20:61 20:63 20:93 +1 daha قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَٱبۡعَثۡ فِى ٱلۡمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Paralel7:107–112 7:111 10:79 20:58 20:60 +8 daha Aynı ibare7:109–112
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:58 20:61 20:93 23:45
يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sana bütün usta sihirbazları getirsinler."
İlişkiler21 bağlantı · 5 tür
Aynı kök66:3
Paralel7:103–145 7:107–112 10:79 20:58 20:60 +8 daha Aynı ibare7:109–112
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:58 20:61 20:65 20:93 23:45
فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَـٰتِ يَوۡمٍ مَّعۡلُومٍ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel7:103–145 10:79 20:60 20:63 20:64 +4 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:58 20:59 20:61 20:65 20:93 +3 daha وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلۡ أَنتُم مُّجۡتَمِعُونَ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanlara da "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Paralel7:103–145 20:60 20:63 20:64 20:65 +3 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:58 20:61 20:65 20:93 23:45 +1 daha Sayfa 369 Şuara
لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُواْ هُمُ ٱلۡغَـٰلِبِينَ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız" (dediler.)
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel7:103–145 20:60 20:63 20:64 20:65 +3 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:109–112 7:113 20:57–60 20:58 20:61 +4 daha فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرۡعَوۡنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَـٰلِبِينَ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel7:113–114 7:113 20:60 20:63 20:64 +4 daha Aynı ibare10:80
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 7:113 20:58 20:61 20:65 +2 daha قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ إِذًا لَّمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel7:113–114 20:60 20:63 20:64 20:65 +3 daha Aynı ibare10:80
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 7:113–114 7:113 20:58 20:61 +3 daha قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلۡقُواْ مَآ أَنتُم مُّلۡقُونَ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa onlara, "Hadi ortaya atacağınız şeyi atın" dedi.
İlişkiler22 bağlantı · 5 tür
Devam eder20:65
Paralel7:115–118 7:116 10:80–81 20:60 20:63 +6 daha Aynı ibare10:80
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 10:80 20:58 20:61 20:65 +3 daha فَأَلۡقَوۡاْ حِبَالَهُمۡ وَعِصِيَّهُمۡ وَقَالُواْ بِعِزَّةِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡغَـٰلِبُونَ ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Devam eder20:65
Paralel7:115–118 10:80–81 10:80 20:60 20:63 +6 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 20:58 20:61 20:65 20:69 +2 daha فَأَلۡقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Devam eder20:65
Paralel7:115–118 7:117 10:80–81 20:9–72 20:60 +8 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:58 20:61 20:65 20:69 20:93 +1 daha فَأُلۡقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَـٰجِدِينَ ٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +3 daha Aynı ibare7:120–125 20:70 20:71
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 7:120 7:124–126 10:82 20:58 +6 daha قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Alemlerin Rabbine inandık" dediler.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel7:103–145 20:60 20:63 20:64 20:65 +4 daha Aynı ibare7:120–125 20:70 20:71
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:121 7:121–122 20:58 20:61 20:65 +3 daha رَبِّ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ ٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Musa'nın ve Harun'un Rabbi'ne."
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel7:103–145 20:60 20:63 20:64 20:65 +4 daha Aynı ibare7:120–125 20:70 20:71
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:121 7:121–122 20:58 20:61 20:65 +3 daha قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَ فَلَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ أَجۡمَعِينَ ٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.
İlişkiler24 bağlantı · 5 tür
Aynı kök5:38
Paralel7:124–125 7:124 20:60 20:63 20:64 +5 daha Aynı ibare5:33 7:120–125 20:71
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış2:156 7:103–145 7:123–124 20:58 20:61 +4 daha قَالُواْ لَا ضَيۡرَۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ ٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel7:124–125 20:60 20:63 20:64 20:65 +4 daha Aynı ibare7:120–125 20:71
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış2:156 7:29 7:103–145 7:125 20:58 +4 daha إِنَّا نَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَـٰيَـٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٥١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Aynı kök7:56 32:16
Paralel20:9–72 20:60 20:63 20:64 20:65 +4 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:120–126 20:58 20:61 20:65 20:70–73 +2 daha ۞ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَسۡرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ ٥٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz Musa'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.
İlişkiler22 bağlantı · 4 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +5 daha Aynı ibare7:103–145 20:77
Aynı konu10:90 20:62
Henüz sınıflandırılmamış17:1 20:61 20:76 20:77 23:45 +3 daha فَأَرۡسَلَ فِرۡعَوۡنُ فِى ٱلۡمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ ٥٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +3 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 20:61 20:77 23:45
إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَشِرۡذِمَةٌ قَلِيلُونَ ٥٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dedi ki, "Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur."
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +3 daha Aynı konu7:103–145 20:62 28:4
Henüz sınıflandırılmamış20:61 20:77 23:45
وَإِنَّهُمۡ لَنَا لَغَآئِظُونَ ٥٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar."
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +3 daha Aynı konu7:103–145 20:62
Henüz sınıflandırılmamış20:61 20:77 23:45
وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَـٰذِرُونَ ٥٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz."
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +3 daha Aynı konu7:103–145 20:62 54:44
Henüz sınıflandırılmamış20:61 20:77 23:45
فَأَخۡرَجۡنَـٰهُم مِّن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ٥٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(57-58) Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Paralel7:137 20:60 20:63 20:64 20:65 +5 daha Aynı konu20:62 40:46
Henüz sınıflandırılmamış20:61 20:77 23:45 44:28
وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ ٥٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(57-58) Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel7:137 20:60 20:63 20:64 20:65 +4 daha Aynı konu20:62 40:46
Henüz sınıflandırılmamış2:125 17:79 20:61 20:77 23:45 +2 daha كَذَٰلِكَ وَأَوۡرَثۡنَـٰهَا بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٥٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
İlişkiler28 bağlantı · 6 tür
Açıklar44:28
Devam eder7:128
Paralel7:136–137 7:137 10:93 20:60 20:63 +8 daha Aynı konu20:62 20:76–80
Genelleştirir28:5
Henüz sınıflandırılmamış5:21 7:136 10:93 20:61 20:77 +5 daha فَأَتۡبَعُوهُم مُّشۡرِقِينَ ٦٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Açıklar2:50
Paralel10:90 20:60 20:63 20:64 20:65 +5 daha Aynı konu8:54 20:62
Henüz sınıflandırılmamış10:90 10:93 20:61 20:77 20:77–78 +3 daha Sayfa 370 Şuara
فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلۡجَمۡعَانِ قَالَ أَصۡحَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدۡرَكُونَ ٦١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar2:50
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +4 daha Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış10:90 20:61 20:77 20:79 23:45 +3 daha قَالَ كَلَّآۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهۡدِينِ ٦٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Açıklar2:50
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +4 daha Aynı konu9:40 20:62 29:26
Henüz sınıflandırılmamış10:90 20:46 20:61 20:77 20:79 +7 daha فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٍ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ ٦٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
İlişkiler27 bağlantı · 6 tür
Açıklar2:50
Aynı kök4:34
Paralel2:50 8:54 10:90 20:60 20:63 +8 daha Aynı ibare20:77
Aynı konu20:62 20:78
Henüz sınıflandırılmamış10:90 13:38 17:101 20:61 20:77 +4 daha وَأَزۡلَفۡنَا ثَمَّ ٱلۡـَٔاخَرِينَ ٦٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
İlişkiler21 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:50
Paralel2:50 8:54 10:90 20:60 20:63 +7 daha Aynı ibare20:77
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış10:90 20:61 20:77 20:79 23:45 +1 daha وَأَنجَيۡنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ ٦٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
İlişkiler22 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:50
Paralel2:50 8:54 10:90 20:60 20:63 +7 daha Aynı ibare20:77
Aynı konu20:62 40:46
Henüz sınıflandırılmamış10:90 20:61 20:77 20:79 23:45 +1 daha ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِينَ ٦٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra ötekileri suda boğduk.
İlişkiler28 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:50
Paralel2:50 7:136 8:54 10:90 10:90–91 +8 daha Aynı ibare20:77
Aynı konu20:62 29:40 40:46
Henüz sınıflandırılmamış2:50 8:54 10:90 20:21 20:61 +5 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ٦٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Paralel20:60 20:63 20:64 20:65 20:66 +2 daha Aynı ibare26:121
Aynı konu20:62
Henüz sınıflandırılmamış7:103–145 20:61 23:45 26:8 26:103 +2 daha وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٦٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış26:227
وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ إِبۡرَٰهِيمَ ٦٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Onlara İbrahim'in haberini de oku.
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +2 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:41 19:46 22:43 37:83–87
Henüz sınıflandırılmamış2:197 9:114 19:41–42 19:42 19:48 +7 daha إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا تَعۡبُدُونَ ٧٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
İlişkiler45 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +7 daha Aynı ibare19:50 21:52 37:84 37:85 43:23 +1 daha Aynı konu11:109 13:14 16:122 19:46 22:12 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:170 7:28 9:114 10:18 10:78 +15 daha قَالُواْ نَعۡبُدُ أَصۡنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِينَ ٧١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.
İlişkiler41 bağlantı · 5 tür
Açıklar10:106
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +5 daha Aynı ibare19:50 37:84 43:23 46:32
Aynı konu11:109 13:14 16:122 19:46 22:12 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:170 7:28 7:138 9:114 10:18 +14 daha قَالَ هَلۡ يَسۡمَعُونَكُمۡ إِذۡ تَدۡعُونَ ٧٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"
İlişkiler47 bağlantı · 5 tür
Açıklar10:18 10:106
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +5 daha Aynı ibare19:50 37:84 43:23 46:32
Aynı konu6:71 7:191–195 10:18 10:106 11:109 +9 daha Henüz sınıflandırılmamış2:170 7:28 9:114 10:18 10:78 +12 daha أَوۡ يَنفَعُونَكُمۡ أَوۡ يَضُرُّونَ ٧٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"
İlişkiler43 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +5 daha Aynı ibare19:50 37:84 43:23 46:32
Aynı konu6:71 10:18 10:106 11:109 13:14 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:170 7:28 9:114 10:18 10:78 +12 daha قَالُواْ بَلۡ وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفۡعَلُونَ ٧٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
İlişkiler45 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +4 daha Aynı ibare19:50 37:84 43:23 46:32
Aynı konu10:78 11:109 13:14 16:122 19:46 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış2:170 5:104 7:28 9:114 10:18 +19 daha قَالَ أَفَرَءَيۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ ٧٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +2 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu13:14 16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış6:78 9:114 19:42 19:48 21:53 +4 daha أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلۡأَقۡدَمُونَ ٧٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +2 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu13:14 16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış9:114 19:42 19:48 21:53 26:104 +4 daha فَإِنَّهُمۡ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٧٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."
İlişkiler31 bağlantı · 4 tür
Paralel6:74 19:42 19:43 19:44 19:45 +2 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu13:14 16:122 19:46 22:12 22:43 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış6:1 6:74 6:80 9:114 12:42 +10 daha ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهۡدِينِ ٧٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 20:50 22:12 22:43 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış9:114 12:42 14:39 19:42 19:48 +7 daha وَٱلَّذِى هُوَ يُطۡعِمُنِى وَيَسۡقِينِ ٧٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, bana yediren ve içirendir."
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış9:114 12:42 14:39 19:42 19:48 +7 daha وَإِذَا مَرِضۡتُ فَهُوَ يَشۡفِينِ ٨٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hastalandığımda da O bana şifa verir."
İlişkiler30 bağlantı · 5 tür
Aynı kök10:57 41:44
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43 38:42
Henüz sınıflandırılmamış7:180 9:14 9:114 12:42 14:39 +9 daha وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحۡيِينِ ٨١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır."
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu2:28 16:122 19:46 22:12 22:43 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış9:114 10:31 14:39 19:42 19:48 +7 daha وَٱلَّذِىٓ أَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوۡمَ ٱلدِّينِ ٨٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."
İlişkiler26 bağlantı · 5 tür
Aynı kök7:56 32:16
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43 46:9
Henüz sınıflandırılmamış9:114 14:39 19:42 19:48 21:53 +5 daha رَبِّ هَبۡ لِى حُكۡمًا وَأَلۡحِقۡنِى بِٱلصَّـٰلِحِينَ ٨٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış8:29 9:114 14:39 19:42 19:48 +5 daha Sayfa 371 Şuara
وَٱجۡعَل لِّى لِسَانَ صِدۡقٍ فِى ٱلۡـَٔاخِرِينَ ٨٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl."
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış2:124 9:114 19:42 19:48 21:53 +3 daha وَٱجۡعَلۡنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ ٨٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43 39:74
Henüz sınıflandırılmamış9:114 19:42 19:48 21:53 26:104 +1 daha وَٱغۡفِرۡ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ ٨٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
İlişkiler28 bağlantı · 5 tür
Açıklar9:114
Paralel9:113–114 9:114 14:41 19:42 19:43 +5 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 19:47 22:12 22:43 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış3:147 9:114 19:42 19:47 19:48 +3 daha وَلَا تُخۡزِنِى يَوۡمَ يُبۡعَثُونَ ٨٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Paralel9:114 19:42 19:43 19:44 19:45 +3 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu3:194 16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış9:114 19:42 19:47 19:48 21:53 +3 daha يَوۡمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ ٨٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:84 46:32
Aynı konu3:10 3:116 16:122 19:46 22:12 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış9:114 18:44 19:48 21:53 26:104 +2 daha إِلَّا مَنۡ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلۡبٍ سَلِيمٍ ٨٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 37:83–89 37:84 46:32
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43
Henüz sınıflandırılmamış9:114 18:44 19:48 21:53 26:104 +2 daha وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِينَ ٩٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +1 daha Aynı ibare19:50 46:32 50:31
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43 81:13
Henüz sınıflandırılmamış19:48 19:72 21:53 50:30–31
وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِلۡغَاوِينَ ٩١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
İlişkiler29 bağlantı · 5 tür
Aynı kök79:36
Paralel6:22 19:42 19:43 19:44 19:45 +5 daha Aynı ibare19:50 46:32 79:36
Aynı konu16:122 19:46 22:12 22:43 81:12 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış15:42 18:47 19:48 19:68–70 21:53 +4 daha وَقِيلَ لَهُمۡ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ ٩٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
İlişkiler39 bağlantı · 4 tür
Paralel6:22 6:22–23 6:94 16:27 16:27–28 +12 daha Aynı ibare19:50 40:73 46:32
Aynı konu6:128 7:37 7:192 16:122 18:43 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış6:22 7:53 19:48 21:53 28:74 +3 daha مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلۡ يَنصُرُونَكُمۡ أَوۡ يَنتَصِرُونَ ٩٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
İlişkiler35 bağlantı · 4 tür
Paralel6:22 6:94 16:27 19:42 19:43 +7 daha Aynı ibare19:50 40:73 46:32
Aynı konu6:128 7:37 7:192 16:122 18:43 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış6:22 7:53 19:48 19:82 21:53 +4 daha فَكُبۡكِبُواْ فِيهَا هُمۡ وَٱلۡغَاوُۥنَ ٩٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Paralel6:22 6:94 19:42 19:43 19:44 +6 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 16:122 18:43 19:46 22:12 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış7:53 19:48 19:82 21:53 42:46 +2 daha وَجُنُودُ إِبۡلِيسَ أَجۡمَعُونَ ٩٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Paralel6:22 6:94 19:42 19:43 19:44 +6 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 7:18 16:122 18:43 19:46 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış7:53 19:48 19:82 21:53 42:46 +2 daha قَالُواْ وَهُمۡ فِيهَا يَخۡتَصِمُونَ ٩٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Paralel6:94 19:42 19:43 19:44 19:45 +4 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 14:21–22 16:122 18:43 19:46 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış6:24 7:38–39 7:53 16:86 19:48 +6 daha تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ ٩٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."
İlişkiler33 bağlantı · 4 tür
Paralel6:94 19:42 19:43 19:44 19:45 +3 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 16:122 18:43 19:46 22:12 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış6:24 7:53 12:73 12:85 16:56 +9 daha إِذۡ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٩٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Çünkü sizi, alemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk."
İlişkiler34 bağlantı · 4 tür
Paralel6:94 19:42 19:43 19:44 19:45 +3 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:1 6:128 6:150 16:122 18:43 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış2:21–22 2:165 6:24 7:53 16:86 +6 daha وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ٩٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +2 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 16:122 18:43 19:46 22:12 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış6:24 7:53 16:86 19:48 19:82 +6 daha فَمَا لَنَا مِن شَـٰفِعِينَ ١٠٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."
İlişkiler35 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +2 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu2:254 6:51 6:128 7:53 16:122 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 6:24 6:94 7:53 10:18 +8 daha وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ ١٠١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Candan bir dostumuz da yok."
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +2 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 16:122 18:43 19:46 22:12 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış7:53 11:40 16:86 19:48 19:82 +5 daha فَلَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٠٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."
İlişkiler35 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +2 daha Aynı ibare2:167 19:50 39:58 46:32
Aynı konu6:26–28 6:128 16:122 18:43 19:46 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış6:27 6:28 7:53 14:44 16:86 +7 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٠٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Paralel19:42 19:43 19:44 19:45 19:47 +2 daha Aynı ibare19:50 46:32
Aynı konu6:128 16:122 18:43 19:46 22:12 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış13:1 19:41 19:48 21:53 26:8 +6 daha وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٠٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Paralel37:30
Henüz sınıflandırılmamış2:124–132 2:255 3:65–68 11:69–76 14:35–41 +6 daha كَذَّبَتۡ قَوۡمُ نُوحٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٠٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:59
Paralel25:37
Aynı ibare22:42 26:162–164 26:178–180 38:12–14 40:5
Henüz sınıflandırılmamış10:71–73 23:23 25:37 54:9 71:1–28
إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٠٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel7:59–64 10:71–74 11:25–48 23:23 25:37
Aynı ibare26:162–164 26:178–180
Aynı konu11:61 29:14–15
Henüz sınıflandırılmamış7:65 10:31 23:23 23:23–29 37:75–83 +4 daha إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٠٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Paralel25:37
Aynı ibare26:125–127 26:143–145 26:162–164 26:178–180 44:18
Henüz sınıflandırılmamış23:23 26:227 54:9
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٠٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Paralel25:37 71:3
Aynı ibare26:125–127 26:143–145 26:162–164
Henüz sınıflandırılmamış3:31–32 6:131 23:23 43:63 54:9
وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٠٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Paralel11:29 25:37
Aynı ibare11:51 12:104 25:57 26:125–127 26:143–145 +2 daha Aynı konu34:47 42:23
Henüz sınıflandırılmamış6:90 10:72 11:24 23:23 26:127 +3 daha فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Paralel25:37
Henüz sınıflandırılmamış23:23 54:9
۞ قَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلۡأَرۡذَلُونَ ١١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Paralel11:27 11:29–32 25:37
Aynı konu6:52
Henüz sınıflandırılmamış11:27 11:29 19:73 23:23 54:9
Sayfa 372 Şuara
قَالَ وَمَا عِلۡمِى بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Paralel11:27 11:29–32 25:37
Aynı konu6:52
Henüz sınıflandırılmamış23:23 54:9
إِنۡ حِسَابُهُمۡ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّىۖ لَوۡ تَشۡعُرُونَ ١١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Paralel11:27 25:37
Aynı hüküm88:26
Aynı konu6:52
Henüz sınıflandırılmamış11:29–32 23:23 54:9
وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben inananları kovacak değilim."
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Paralel11:29 25:37
Aynı konu6:52 6:54 93:10
Henüz sınıflandırılmamış23:23 54:9
إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ ١١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel25:37
Aynı ibare51:50 51:51
Henüz sınıflandırılmamış11:28–30 15:89 23:23 33:45 54:9
قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمَرۡجُومِينَ ١١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey Nuh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!"
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Paralel25:37
Aynı ibare26:167
Aynı konu11:91 19:46 36:18
Henüz sınıflandırılmamış3:36 7:88 23:23 44:20 54:9
قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوۡمِى كَذَّبُونِ ١١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Paralel21:76 25:37 54:9
Henüz sınıflandırılmamış23:23 54:9
فَٱفۡتَحۡ بَيۡنِى وَبَيۡنَهُمۡ فَتۡحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Paralel21:76 25:37 71:1–28
Henüz sınıflandırılmamış7:89 23:23 54:9
فَأَنجَيۡنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ ١١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel7:64 10:73 25:37
Aynı ibare36:41
Henüz sınıflandırılmamış11:40–46 11:40 23:23 54:9
ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا بَعۡدُ ٱلۡبَاقِينَ ١٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da geride kalanları suda boğduk.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel7:64 11:43 25:37
Aynı ibare37:82
Henüz sınıflandırılmamış10:88–92 11:40 23:23 54:9
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Paralel25:37
Aynı ibare26:8 26:67 26:174
Henüz sınıflandırılmamış11:40 14:44–45 26:103 26:190 54:9
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
İlişkiler22 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış3:33 7:59–64 9:70 11:25–49 14:9–18 +17 daha كَذَّبَتۡ عَادٌ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ad kavmi de peygamberleri yalanladı.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:65
Paralel7:65 46:25 54:18
Aynı konu22:42 29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış1:7 7:65–67 11:50 11:50–53 23:31 +2 daha إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel7:65 46:25 54:18
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış11:50 23:31 46:21
إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Paralel7:65 7:67 46:25 54:18
Aynı ibare26:107–109 26:143–145 26:162–164
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış11:50 23:31 26:227 46:21
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Paralel7:65 46:25 54:18
Aynı ibare26:107–109 26:143–145 26:162–164
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış11:50 23:31 46:21
وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Paralel7:65 11:51 46:25 54:18
Aynı ibare26:107–109 26:143–145 26:162–164 26:178–180
Aynı konu11:29 29:38 34:47 36:21 89:6
Henüz sınıflandırılmamış6:90 10:72 11:50 12:104 23:31 +8 daha أَتَبۡنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعۡبَثُونَ ١٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Devam eder26:129
Paralel7:65 46:25 54:18
Aynı ibare26:162–164 26:178–180
Aynı konu11:50–60 29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış11:50 23:31 46:21
وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمۡ تَخۡلُدُونَ ١٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
İlişkiler14 bağlantı · 6 tür
Devam eder26:128 26:130
Aynı kök2:39
Paralel7:65 46:25 54:18
Aynı ibare26:162–164 26:178–180
Aynı konu7:65–72 29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış11:50 23:31 46:21
وَإِذَا بَطَشۡتُم بَطَشۡتُمۡ جَبَّارِينَ ١٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Devam eder26:129
Paralel46:25 54:18
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış9:109 23:31 41:15–16 46:21
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış6:42–44 23:31 26:227 46:21
وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعۡلَمُونَ ١٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu17:6 23:55 29:38 71:12 89:6
Henüz sınıflandırılmamış23:31 26:133–134 46:21
أَمَدَّكُم بِأَنۡعَـٰمٍ وَبَنِينَ ١٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu17:6 23:55 29:38 71:12 89:6
Henüz sınıflandırılmamış2:29 16:5 23:31 26:132 46:21
وَجَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ١٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu17:6 23:55 29:38 71:12 89:6
Henüz sınıflandırılmamış23:31 26:132 46:21 80:23–33
إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ ١٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum."
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Paralel46:21 46:25 54:18
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış23:31 46:21
قَالُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡنَآ أَوَعَظۡتَ أَمۡ لَمۡ تَكُن مِّنَ ٱلۡوَٰعِظِينَ ١٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir."
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu2:6 10:101 29:38 36:10 89:6
Henüz sınıflandırılmamış18:57 23:31 46:21 87:11
Sayfa 373 Şuara
إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu23:83 29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış23:31 38:6 46:21
وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ ١٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz azaba uğratılacak da değiliz."
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel46:25 54:18
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış6:107 23:31 45:24 46:21
فَكَذَّبُوهُ فَأَهۡلَكۡنَـٰهُمۡۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece onlar Hud'u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel7:72 46:25 51:41–42 54:18
Aynı konu29:38 89:6
Henüz sınıflandırılmamış23:31 46:21
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı konu89:6
Henüz sınıflandırılmamış9:70 11:50–60 14:9 23:31 23:31–41 +11 daha كَذَّبَتۡ ثَمُودُ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Semud kavmi de Peygamberleri yalanladı.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:73
Paralel11:61 11:65 27:45–53 91:14
Aynı konu15:80 22:42–43 22:42 26:153 29:38 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış7:73 11:24 17:59 27:45 54:23 +2 daha إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ صَـٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel7:73–79 11:61 11:65 91:14
Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 27:45 54:23 89:9
إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Paralel7:73–79 11:61 11:65 91:14
Aynı ibare26:107–109 26:125–127 26:162–164 26:178–180
Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 27:45 54:23 89:9
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Paralel7:73–79 11:61 11:65 91:14
Aynı ibare26:107–109 26:125–127 26:162–164 26:178–180
Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 26:227 27:45 54:23 89:9
وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı ibare26:107–109 26:125–127 26:162–164 26:178–180
Aynı konu29:38 34:47 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 26:227 27:45 54:23 89:9
أَتُتۡرَكُونَ فِى مَا هَـٰهُنَآ ءَامِنِينَ ١٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı ibare44:25–27
Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 11:61–68 27:45 54:23 89:9
فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ١٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı ibare44:25–27
Aynı konu27:45–53 29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 15:26 26:148 27:45 54:23 +2 daha وَزُرُوعٍ وَنَخۡلٍ طَلۡعُهَا هَضِيمٌ ١٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı ibare44:25–27
Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 26:147 27:45 54:23 85:19 +1 daha وَتَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا فَـٰرِهِينَ ١٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı ibare15:82 44:25–27
Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 27:45 54:23 89:9
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı konu3:149 29:38 41:17–18 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 26:227 27:45 54:23 89:9
وَلَا تُطِيعُوٓاْ أَمۡرَ ٱلۡمُسۡرِفِينَ ١٥١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı konu3:149 4:59 29:38 68:8–14 89:6 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış7:73 11:113 27:45 53:29 54:23 +1 daha ٱلَّذِينَ يُفۡسِدُونَ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَا يُصۡلِحُونَ ١٥٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı hüküm11:117 27:34 28:83 30:41
Aynı ibare2:11 27:48
Aynı konu7:142 29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 27:45 54:23 89:9
قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ ١٥٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 91:14
Aynı ibare26:185
Aynı konu26:141 29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 27:45 54:23 89:9
مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثۡلُنَا فَأۡتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ ١٥٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Paralel11:61 11:65 17:59 54:24 91:14
Aynı ibare11:27
Aynı konu13:7 14:9–10 17:94 29:38 38:8 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış7:73 14:10 14:10–11 21:2 21:3 +8 daha قَالَ هَـٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرۡبٌ وَلَكُمۡ شِرۡبُ يَوۡمٍ مَّعۡلُومٍ ١٥٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:249
Paralel11:61 11:64 11:64–68 11:65 17:59 +5 daha Aynı konu29:38 51:44 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 7:73–77 7:76 7:77 17:59 +6 daha وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابُ يَوۡمٍ عَظِيمٍ ١٥٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel11:61 11:64 11:65 17:59 91:13 +1 daha Aynı konu29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 7:76 7:77 17:59 27:45 +4 daha فَعَقَرُوهَا فَأَصۡبَحُواْ نَـٰدِمِينَ ١٥٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel7:73–79 11:61 11:65 17:59 91:14
Aynı konu11:63 29:38 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 7:77 7:78 17:59 27:45 +4 daha فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٥٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel11:61 11:65 27:52 51:43–45 91:14
Aynı konu29:38 54:23 89:6 89:9
Henüz sınıflandırılmamış7:73 7:78 11:63 11:67–68 17:59 +4 daha وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٥٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel11:65 91:14
Aynı konu89:6
Henüz sınıflandırılmamış7:73–79 9:70 17:59 22:42 25:38 +13 daha Sayfa 374 Şuara
كَذَّبَتۡ قَوۡمُ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٦٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut'un kavmi de peygamberleri yalanladı.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel7:80 27:54–57 27:55 51:33 51:34 +1 daha Aynı konu15:61 21:74 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış1:7 7:80–84 11:78 21:74 27:54 +3 daha إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٦١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kardeşleri Lut, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Paralel27:55 51:33 51:34 54:33
Aynı konu11:77–83 21:74 29:32 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış11:61 11:78 21:74 27:54 27:58 +3 daha إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٦٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Paralel27:55 51:33 51:34 54:33
Aynı ibare26:105–107 26:107–109 26:125–127 26:127–129 26:143–145
Aynı konu15:57–77 21:74 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 27:54 27:58 29:32 +2 daha فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٦٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Paralel27:55 51:33 51:34 54:33
Aynı ibare26:105–107 26:107–109 26:125–127 26:127–129 26:143–145
Aynı konu21:74 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış3:31–32 11:78 21:74 27:54 27:58 +3 daha وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٦٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel27:55 51:33 51:34 54:33
Aynı ibare26:105–107 26:107–109 26:125–127 26:127–129 26:143–145
Aynı konu21:74 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 26:227 27:54 27:58 +4 daha أَتَأۡتُونَ ٱلذُّكۡرَانَ مِنَ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٦٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel7:80 7:81 27:55 29:28 29:29 +3 daha Aynı konu21:74 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış11:78 15:71 21:74 27:54–58 27:54 +5 daha وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ ١٦٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Paralel7:80 7:81 27:55 51:33 51:34 +1 daha Aynı konu11:79 15:72 21:74 37:133 54:39
Henüz sınıflandırılmamış11:78 15:71 16:72 21:74 27:54 +6 daha قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُخۡرَجِينَ ١٦٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Paralel7:82 27:56 51:33 51:34 54:33
Aynı ibare26:116
Aynı konu37:133
Henüz sınıflandırılmamış7:88 11:78 21:74 27:54 27:58 +3 daha قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلۡقَالِينَ ١٦٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Lut, şöyle dedi: "Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım."
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök93:3
Paralel51:33 51:34 54:33
Aynı konu15:57–77 37:133
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 27:54 27:58 29:33 +1 daha رَبِّ نَجِّنِى وَأَهۡلِى مِمَّا يَعۡمَلُونَ ١٦٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel51:33 51:34 54:33
Aynı konu37:133
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 27:54 27:58 29:33 +2 daha فَنَجَّيۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ ١٧٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel37:134 51:33 51:34 51:35–37 54:33
Aynı konu37:133
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 27:54 27:58 29:33 +2 daha إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلۡغَـٰبِرِينَ ١٧١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Paralel11:81 29:32 51:33 51:34 54:33
Aynı konu37:133 66:10
Henüz sınıflandırılmamış7:83 11:78 21:74 27:54 27:58 +4 daha ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِينَ ١٧٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra diğerlerini helak ettik.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Paralel37:136 51:33 51:34 54:33
Aynı konu37:133
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 27:54 27:58 29:33 +2 daha وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِم مَّطَرًاۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِينَ ١٧٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel11:82 15:74 51:33 51:34 54:33 +1 daha Aynı ibare7:84 27:58
Aynı konu25:40 37:133
Henüz sınıflandırılmamış11:78 21:74 27:54 27:58 29:33 +3 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٧٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Paralel54:33
Aynı ibare26:121 26:190
Aynı konu15:75 15:77 37:133 51:37
Henüz sınıflandırılmamış11:78 12:111 21:74 26:8 26:67 +4 daha وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٧٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
İlişkiler6 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış7:80–84 11:78–83 15:62–74 26:227 27:54 +1 daha كَذَّبَ أَصۡحَـٰبُ لۡـَٔيۡكَةِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٧٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare15:78
Aynı konu7:85
Henüz sınıflandırılmamış1:7 7:85–93 7:85 11:24 11:84 +2 daha إِذۡ قَالَ لَهُمۡ شُعَيۡبٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٧٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Paralel7:85
Henüz sınıflandırılmamış7:85 9:70 11:84 29:36
إِنِّى لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٧٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare26:105–107 26:127–129 26:143–145
Aynı konu11:84–95
Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 26:227 29:36
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٧٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare26:105–107 26:127–129 26:143–145
Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 26:227 29:36
وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٨٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare26:105–107 26:127–129 26:143–145
Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 29:36 34:47
۞ أَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَلَا تَكُونُواْ مِنَ ٱلۡمُخۡسِرِينَ ١٨١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel7:85 11:84 11:85
Aynı hüküm6:152 17:35 55:8 55:9 83:1–4 +2 daha Aynı ibare7:85 11:85
Henüz sınıflandırılmamış4:29 7:85 11:84 17:35 29:36 +1 daha وَزِنُواْ بِٱلۡقِسۡطَاسِ ٱلۡمُسۡتَقِيمِ ١٨٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğru terazi ile tartın."
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Paralel7:85 11:84 11:85
Aynı hüküm6:152 17:35 55:9 83:3
Aynı ibare7:85 11:85
Henüz sınıflandırılmamış6:152 7:85 11:84 17:35 29:36 +1 daha وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِى ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ ١٨٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Paralel11:84
Aynı hüküm6:152 17:35 83:3
Aynı ibare7:85 11:85
Aynı konu2:188
Henüz sınıflandırılmamış2:60 7:74 7:85 11:84 11:85 +2 daha Sayfa 375 Şuara
وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِى خَلَقَكُمۡ وَٱلۡجِبِلَّةَ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٨٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."
İlişkiler3 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 29:36
قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ ١٨٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Paralel7:84–93
Aynı ibare26:153
Aynı konu7:88
Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 29:36
وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثۡلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلۡكَـٰذِبِينَ ١٨٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Paralel11:94
Aynı konu7:88 11:27 17:94 17:94–95 36:15 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 14:10–11 21:3 23:24 +4 daha فَأَسۡقِطۡ عَلَيۡنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ ١٨٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Paralel11:94
Aynı ibare17:92 34:9 52:44
Aynı konu7:88 8:32 26:204
Henüz sınıflandırılmamış7:85 11:84 25:7–8 25:8 29:36
قَالَ رَبِّىٓ أَعۡلَمُ بِمَا تَعۡمَلُونَ ١٨٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şu'ayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Paralel11:94
Aynı ibare22:68
Henüz sınıflandırılmamış7:85 7:91 10:61 11:84 29:36
فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ ١٨٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar Şu'ayb'ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel7:91–93 11:94
Aynı ibare29:37
Henüz sınıflandırılmamış7:85 7:91 11:84 15:79 29:36
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةًۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٩٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel11:94
Aynı ibare26:174
Henüz sınıflandırılmamış7:91 26:8 26:67 26:103 26:121 +1 daha وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٩١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
İlişkiler6 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış7:85–93 15:78–79 25:6 26:227 29:36–37 +1 daha وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ١٩٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu Kur'an, alemlerin Rabbi'nin indirmesidir.
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Aynı kök17:85
Aynı konu2:97 6:114 16:2 16:102 17:106 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış4:26 17:106 25:6 36:5 39:1 +10 daha نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلۡأَمِينُ ١٩٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
İlişkiler35 bağlantı · 3 tür
Aynı kök2:87 5:110 17:85 19:17 40:15 +1 daha Aynı konu2:97 2:97–99 6:114 16:2 16:102 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış2:98 2:185 2:253 4:26 16:102 +11 daha عَلَىٰ قَلۡبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُنذِرِينَ ١٩٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Aynı kök17:85 19:17
Aynı ibare46:12
Aynı konu2:97 2:97–99 6:114 16:2 16:102 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:97 4:26 7:179 16:102 16:103 +12 daha بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ ١٩٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Aynı kök43:3
Aynı ibare46:12
Aynı konu6:114 12:2 17:106 19:97 20:113 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:97 4:26 14:4 16:44 16:102 +13 daha وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٩٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu (Kur'an'ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.
İlişkiler36 bağlantı · 4 tür
Açıklar16:43
Aynı kök3:184 4:163 16:43–44 35:25
Aynı konu2:146 6:20 6:114 20:113 21:24 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış3:81 4:26 6:90 16:44 16:102 +14 daha أَوَلَمۡ يَكُن لَّهُمۡ ءَايَةً أَن يَعۡلَمَهُۥ عُلَمَـٰٓؤُاْ بَنِىٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ١٩٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök17:101
Aynı konu2:146 6:20 10:94 16:43 28:52–55 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış16:102 46:10 53:13 72:28 87:7
وَلَوۡ نَزَّلۡنَـٰهُ عَلَىٰ بَعۡضِ ٱلۡأَعۡجَمِينَ ١٩٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu41:44
Henüz sınıflandırılmamış7:146 10:33 16:102 17:93 17:110 +3 daha فَقَرَأَهُۥ عَلَيۡهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ مُؤۡمِنِينَ ١٩٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:25 6:109 6:111 17:93 41:44
Henüz sınıflandırılmamış6:35 7:146 10:33 10:97 15:13–15 +6 daha كَذَٰلِكَ سَلَكۡنَـٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ٢٠٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Aynı kök15:12
Aynı ibare15:12
Aynı konu10:96 41:44
Henüz sınıflandırılmamış16:102 72:28
لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُاْ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ ٢٠١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
İlişkiler14 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış6:7 7:146 7:187 10:50 15:13–15 +9 daha فَيَأۡتِيَهُم بَغۡتَةً وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ٢٠٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Aynı kök7:187
Aynı ibare43:66
Aynı konu6:31
Henüz sınıflandırılmamış6:7 6:47 7:146 10:50 12:107 +9 daha فَيَقُولُواْ هَلۡ نَحۡنُ مُنظَرُونَ ٢٠٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu42:44
Henüz sınıflandırılmamış10:50 39:25
أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ ٢٠٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare37:176
Aynı konu6:57 6:58 10:50–51 13:6 16:1 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış10:50
أَفَرَءَيۡتَ إِن مَّتَّعۡنَـٰهُمۡ سِنِينَ ٢٠٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:96 19:75 72:24
Henüz sınıflandırılmamış7:10 10:50
ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ ٢٠٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:96 19:75 72:24
Henüz sınıflandırılmamış10:50
Sayfa 376 Şuara
مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يُمَتَّعُونَ ٢٠٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:96 19:75 72:24 92:11
Henüz sınıflandırılmamış10:50
وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ ٢٠٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Açıklar20:134
Aynı hüküm17:15
Aynı konu6:131 10:47 17:16 17:58 20:134 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış6:130–131 6:131 8:33 10:50 11:117 +4 daha ذِكۡرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ ٢٠٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:131
Henüz sınıflandırılmamış6:131 8:33 9:115 10:47 10:50 +5 daha وَمَا تَنَزَّلَتۡ بِهِ ٱلشَّيَـٰطِينُ ٢١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Açıklar26:221
Aynı konu37:6–10 52:38 56:75–81
Henüz sınıflandırılmamış15:18 26:193 37:10 44:3 56:79 +3 daha وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمۡ وَمَا يَسۡتَطِيعُونَ ٢١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu37:6–10 52:38
Henüz sınıflandırılmamış15:18 37:10 56:79 72:26–28 72:27 +2 daha إِنَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّمۡعِ لَمَعۡزُولُونَ ٢١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
İlişkiler22 bağlantı · 2 tür
Aynı konu15:17 15:17–18 37:6–10 37:7–9 37:8 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış15:16 15:16–18 15:18 16:98 26:223 +9 daha فَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُعَذَّبِينَ ٢١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm23:117 28:88
Aynı ibare15:96 17:22 17:39 23:116–117 25:68 +4 daha Aynı konu27:59–64 37:6–10 39:11–14 72:20
وَأَنذِرۡ عَشِيرَتَكَ ٱلۡأَقۡرَبِينَ ٢١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Önce) en yakın akrabanı uyar.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış6:19 7:158 15:94 31:12–20 34:28 +5 daha وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٢١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.
İlişkiler9 bağlantı · 5 tür
Aynı kök17:24
Aynı hüküm15:88
Aynı ibare15:88
Aynı konu3:159 37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış9:128 35:1 41:34 73:20
فَإِنۡ عَصَوۡكَ فَقُلۡ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعۡمَلُونَ ٢١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare10:41
Aynı konu37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış109:2
وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ ٢١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Aynı konu37:6–10
ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ ٢١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı konu37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış4:102
وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّـٰجِدِينَ ٢١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:102 37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış10:61 52:48
إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ٢٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Aynı konu37:6–10
هَلۡ أُنَبِّئُكُمۡ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَـٰطِينُ ٢٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Açıklar26:210
Aynı konu7:27 37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış19:83 20:124 26:222 36:69 41:25 +1 daha تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ ٢٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı kök68:12 83:12
Aynı ibare45:7
Aynı konu7:27 16:98–100 19:83 37:6–10
Henüz sınıflandırılmamış7:27 19:83 20:124 26:221 41:25 +1 daha يُلۡقُونَ ٱلسَّمۡعَ وَأَكۡثَرُهُمۡ كَـٰذِبُونَ ٢٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış26:212
وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلۡغَاوُۥنَ ٢٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Açıklar36:69
Aynı kök15:42 21:5 37:36 52:30 69:41
Aynı konu61:2
Henüz sınıflandırılmamış3:188 21:5 26:227 36:69 52:30
أَلَمۡ تَرَ أَنَّهُمۡ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ ٢٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(225-226) Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı kök52:30 56:55
Aynı konu61:2
Henüz sınıflandırılmamış2:44 21:5 36:69 58:14 61:2–3
وَأَنَّهُمۡ يَقُولُونَ مَا لَا يَفۡعَلُونَ ٢٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(225-226) Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı kök52:30 61:2
Aynı konu2:44 3:188 61:2 61:2–3
Henüz sınıflandırılmamış21:5 36:69
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواْۗ وَسَيَعۡلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ ٢٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.
İlişkiler20 bağlantı · 2 tür
Aynı hüküm42:41
Henüz sınıflandırılmamış13:28 26:68 26:104 26:107 26:109 +14 daha