İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Saffat

as-Saffat · Saf Tutuşturanlar · 182 ayet

Saffat
Sayfaya git

Bu sure 446–452. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

37:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

وَٱلصَّـٰٓفَّـٰتِ صَفًّا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
37:2

فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجۡرًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
37:3

فَٱلتَّـٰلِيَـٰتِ ذِكۡرًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
37:4

إِنَّ إِلَـٰهَكُمۡ لَوَٰحِدٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
37:5

رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
37:6

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
37:7

وَحِفۡظًا مِّن كُلِّ شَيۡطَـٰنٍ مَّارِدٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha
37:8

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha
37:9

دُحُورًاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ وَاصِبٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

İlişkiler30 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha

إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

İlişkiler28 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَآۚ إِنَّا خَلَقۡنَـٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبِۭ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

بَلۡ عَجِبۡتَ وَيَسۡخَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِذَا ذُكِّرُواْ لَا يَذۡكُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِذَا رَأَوۡاْ ءَايَةً يَسۡتَسۡخِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَقَالُوٓاْ إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّا سِحۡرٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

İlişkiler31 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

İlişkiler20 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَٰخِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَإِنَّمَا هِىَ زَجۡرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَقَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَا هَـٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+16 daha

هَـٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.

İlişkiler40 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+24 daha

۞ ٱحۡشُرُواْ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَأَزۡوَٰجَهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Paralel
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Devam eder
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

İlişkiler23 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

Sayfa 447 Saffat

مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, "Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?" denir.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ يَتَسَآءَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Karşıtlık
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالُواْ بَل لَّمۡ تَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَـٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمًا طَـٰغِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَحَقَّ عَلَيۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَآۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَأَغۡوَيۡنَـٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَإِنَّهُمۡ يَوۡمَئِذٍ فِى ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte biz suçlulara böyle yaparız.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِنَّهُمۡ كَانُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسۡتَكۡبِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓاْ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجۡنُونِۭ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

بَلۡ جَآءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّكُمۡ لَذَآئِقُواْ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak Allah'ın halis kulları başka.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ رِزۡقٌ مَّعۡلُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَوَٰكِهُۖ وَهُم مُّكۡرَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar Naim cennetlerindedirler.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

يُطَافُ عَلَيۡهِم بِكَأۡسٍ مِّن مَّعِينِۭ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

بَيۡضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّـٰرِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

لَا فِيهَا غَوۡلٌ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا يُنزَفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَعِندَهُمۡ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ عِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

كَأَنَّهُنَّ بَيۡضٌ مَّكۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ يَتَسَآءَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَالَ قَآئِلٌ مِّنۡهُمۡ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

Sayfa 448 Saffat

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?" derdi.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?"

İlişkiler28 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Konuşan o kimse, yanındakilere, "Bakar mısınız, hali ne oldu?" der.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum."

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

أَفَمَا نَحۡنُ بِمَيِّتِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

لِمِثۡلِ هَـٰذَا فَلۡيَعۡمَلِ ٱلۡعَـٰمِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أَذَٰلِكَ خَيۡرٌ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنَّا جَعَلۡنَـٰهَا فِتۡنَةً لِّلظَّـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخۡرُجُ فِىٓ أَصۡلِ ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَـٰطِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَإِنَّهُمۡ لَـَٔاكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَيۡهَا لَشَوۡبًا مِّنۡ حَمِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡاْ ءَابَآءَهُمۡ ضَآلِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.

İlişkiler23 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

فَهُمۡ عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِمۡ يُهۡرَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.

İlişkiler28 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِيبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Nuh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَنَجَّيۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 449 Saffat

وَجَعَلۡنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِى ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Alemler içinde Nuh'a selam olsun!

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِى ٱلۡمُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü o, bizim mü'min kullarımızdandı.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبۡرَٰهِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz İbrahim de O'nun taraftarlarından idi.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِذۡ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبٍ سَلِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

أَئِفۡكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'ı bırakıp da birtakım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O halde, alemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?"

İlişkiler18 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَنَظَرَ نَظۡرَةً فِى ٱلنُّجُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَتَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ مُدۡبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَرَاغَ عَلَيۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡيَمِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَأَقۡبَلُوٓاْ إِلَيۡهِ يَزِفُّونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالُواْ ٱبۡنُواْ لَهُۥ بُنۡيَـٰنًا فَأَلۡقُوهُ فِى ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَأَرَادُواْ بِهِۦ كَيۡدًا فَجَعَلۡنَـٰهُمُ ٱلۡأَسۡفَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهۡدِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

رَبِّ هَبۡ لِى مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَبَشَّرۡنَـٰهُ بِغُلَـٰمٍ حَلِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡىَ قَالَ يَـٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلۡمَنَامِ أَنِّىٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

İlişkiler21 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

Sayfa 450 Saffat

فَلَمَّآ أَسۡلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلۡجَبِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَنَـٰدَيۡنَـٰهُ أَن يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

قَدۡ صَدَّقۡتَ ٱلرُّءۡيَآۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِى ٱلۡمُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡبَلَـٰٓؤُاْ ٱلۡمُبِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَفَدَيۡنَـٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِى ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim'e selam olsun.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

كَذَٰلِكَ نَجۡزِى ٱلۡمُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü o mü'min kullarımızdandı.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَبَشَّرۡنَـٰهُ بِإِسۡحَـٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَبَـٰرَكۡنَا عَلَيۡهِ وَعَلَىٰٓ إِسۡحَـٰقَۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحۡسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفۡسِهِۦ مُبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

İlişkiler12 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَنَجَّيۡنَـٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

İlişkiler10 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَنَصَرۡنَـٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَـٰلِبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

وَءَاتَيۡنَـٰهُمَا ٱلۡكِتَـٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَهَدَيۡنَـٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları doğru yola ilettik.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِى ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِى ٱلۡمُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar mü'min kullarımızdan idiler.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

أَتَدۡعُونَ بَعۡلًا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَـٰلِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 451 Saffat

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِى ٱلۡـَٔاخِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِلۡ يَاسِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlyas'a selam olsun.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِى ٱلۡمُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

İlişkiler2 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.

وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِذۡ نَجَّيۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلۡغَـٰبِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da diğerlerini yok ettik.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَيۡهِم مُّصۡبِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَبِٱلَّيۡلِۗ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَلَوۡلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

لَلَبِثَ فِى بَطۡنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

۞ فَنَبَذۡنَـٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنۢبَتۡنَا عَلَيۡهِ شَجَرَةً مِّن يَقۡطِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَرۡسَلۡنَـٰهُ إِلَىٰ مِاْئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ يَزِيدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onu yüz bin, yahut daha fazla insana peygamber olarak gönderdik.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Paralel
Henüz sınıflandırılmamış

فَـَٔامَنُواْ فَمَتَّعۡنَـٰهُمۡ إِلَىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Onlara sor: Kız çocukları Rabbinin de, erkek çocukları onların mı?

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+8 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ إِنَـٰثًا وَهُمۡ شَـٰهِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa biz melekleri dişi olarak yaratmışız da onlar şahid mi bulunuyorlarmış?

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَلَآ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَيَقُولُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَـٰذِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+11 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa Allah kızları erkeklere tercih mi etti?

İlişkiler25 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+12 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

Sayfa 452 Saffat

مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiç düşünmüyor musunuz?

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ لَكُمۡ سُلۡطَـٰنٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَأۡتُواْ بِكِتَـٰبِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبًاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları bunlar gibi değildir.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

فَإِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ بِفَـٰتِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعۡلُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Melekler derler ki:) "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır."

İlişkiler6 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلصَّآفُّونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız."

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡمُسَبِّحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz biz (Allah'ı) tespih edip yüceltenleriz."

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِن كَانُواْ لَيَقُولُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَوۡ أَنَّ عِندَنَا ذِكۡرًا مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَكَفَرُواْ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat (kitap gelince) onu inkar ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ سَبَقَتۡ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı konu+8 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onlara mutlaka yardım edilecektir."

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı konu+8 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلۡغَـٰلِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz ordularımız galip gelecektir."

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Devam eder
Aynı konu+10 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَبۡصِرۡهُمۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

İlişkiler3 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمۡ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلۡمُنذَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

وَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

İlişkiler4 bağlantı · 3 tür

Devam eder
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَبۡصِرۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

سُبۡحَـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.

وَسَلَـٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Peygamberlere selam olsun.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
Sure içi ayet haritası

…