بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Birbirlerine neyi soruyorlar?
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare38:67
Henüz sınıflandırılmamış6:67 38:88 77:13
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare38:67
Henüz sınıflandırılmamış6:67 22:69 38:65 38:67–68 38:88 +2 daha ٱلَّذِى هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare38:67
Henüz sınıflandırılmamış2:85 6:67 10:37–43 18:36 22:69 +5 daha كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, ileride bilecekler.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare38:67
Aynı konu102:3–4
Henüz sınıflandırılmamış6:67 7:7 38:88 77:13
ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine hayır; ileride bilecekler.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu102:3–4
Henüz sınıflandırılmamış6:67 36:52 38:88 41:53 77:13
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَـٰدًا ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare20:53 43:10
Aynı konu50:7
Henüz sınıflandırılmamış2:22 7:10 16:15 37:4 55:6 +4 daha وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادًا ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:15 21:31 31:10 50:7 79:32 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış41:10 77:13 89:10
وَخَلَقۡنَـٰكُمۡ أَزۡوَٰجًا ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı kök13:3
Aynı konu30:21 36:36 39:6 49:13 51:49
Henüz sınıflandırılmamış4:1 7:11 10:11 23:99–100 30:20 +4 daha وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتًا ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Aynı kök30:21
Aynı ibare25:47
Aynı konu6:60 6:96 10:67
Henüz sınıflandırılmamış2:30 8:43 10:11 40:61 77:13
وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسًا ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Aynı kök7:27
Aynı ibare25:47
Aynı konu10:67 28:71–73 28:73
Henüz sınıflandırılmamış40:61 77:13
وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare25:47
Aynı konu10:67 28:73 30:23
Henüz sınıflandırılmamış14:33 40:61 77:13
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعًا شِدَادًا ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu22:65 50:6 65:12 71:15
Henüz sınıflandırılmamış2:29 17:44 23:17 23:86 41:12 +3 daha وَجَعَلۡنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Açıklar71:16
Aynı konu25:61
Henüz sınıflandırılmamış10:5 36:39 67:5 77:13
وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı kök12:36
Aynı konu6:99 7:57 50:9
Henüz sınıflandırılmamış77:13 103:1
لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:99
Henüz sınıflandırılmamış14:32 77:13
وَجَنَّـٰتٍ أَلۡفَافًا ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:99
Henüz sınıflandırılmamış36:33–34 77:13
إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَـٰتًا ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz hüküm ve ayırma günü belirlenmiş bir vakittir.
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Aynı kök15:38 37:21 77:38
Aynı ibare44:40 77:13 77:38
Aynı konu7:187 34:30 56:50
Henüz sınıflandırılmamış20:15 30:14 44:40 77:13 85:2 +1 daha يَوۡمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجًا ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, sura üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel20:102 27:87 36:51 99:6
Aynı konu23:101
Henüz sınıflandırılmamış6:73 18:99 39:68 44:40 50:20 +1 daha وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبًا ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gök açılır ve kapı kapı olur.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı kök54:11
Aynı konu14:48 25:25 54:11 77:9
Henüz sınıflandırılmamış21:30 82:2
وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Açıklar18:47
Aynı kök81:3
Aynı konu18:47 20:105 20:105–107 27:88 52:10 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış56:5 77:10
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادًا ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
İlişkiler3 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış26:91 69:37 79:36
لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًا ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu38:55–64 38:55–56
Henüz sınıflandırılmamış26:91–95 69:37
لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابًا ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
İlişkiler11 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış2:39 4:168 4:169 5:37 6:128 +6 daha لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدًا وَلَا شَرَابًا ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu7:50 14:16–17 38:57
Henüz sınıflandırılmamış69:37
إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare38:55–58 38:57
Aynı konu14:16 56:55
Henüz sınıflandırılmamış6:70 18:29 38:37 69:37 113:3
جَزَآءً وِفَاقًا ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:160
Henüz sınıflandırılmamış32:14 69:37
إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابًا ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
İlişkiler4 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış39:23 45:34–35 69:37 74:30
وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًا ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
İlişkiler3 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış18:49 39:23 69:37
وَكُلَّ شَىۡءٍ أَحۡصَيۡنَـٰهُ كِتَـٰبًا ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare36:12
Aynı konu17:13–14 18:49 19:94 23:62 50:17 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış13:11 39:23 54:53 57:22 69:37 +1 daha فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı kök16:88
Henüz sınıflandırılmamış27:89–90 39:23 69:37
Sayfa 583 Nebe
إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış2:1–5 39:73–74
حَدَآئِقَ وَأَعۡنَـٰبًا ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış27:60
وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابًا ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı kök5:6 5:95 5:97 78:40
Aynı konu55:58 56:36 56:37
Henüz sınıflandırılmamış27:60 44:54 55:56 56:7 56:60–62 +1 daha وَكَأۡسًا دِهَاقًا ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare19:62
Aynı konu52:23 56:17–18 76:16 88:11
Henüz sınıflandırılmamış37:47 76:5
لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوًا وَلَا كِذَّٰبًا ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare19:62
Aynı konu52:23 76:16 88:11
Henüz sınıflandırılmamış7:43 37:47 56:25 56:26
جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
İlişkiler8 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış6:160 8:60 10:27 16:126 27:90 +3 daha رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَـٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابًا ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
İlişkiler4 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare19:65
Aynı konu18:48
Henüz sınıflandırılmamış11:105 77:35
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّاۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
İlişkiler34 bağlantı · 3 tür
Aynı kök18:48 89:22
Aynı konu2:48 11:105 18:48 21:28 34:23 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:123 2:255 3:49 6:51 6:70 +17 daha ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare73:19 76:29
Aynı konu18:48 69:1–3 74:54–55 74:55 80:11–12 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış6:153 15:8 18:27–29 69:18 81:27
إِنَّآ أَنذَرۡنَـٰكُمۡ عَذَابًا قَرِيبًا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَـٰلَيۡتَنِى كُنتُ تُرَٰبَۢا ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, "Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Aynı kök78:33
Paralel18:49
Aynı konu3:30 4:42 6:130–131 14:45 17:13 +14 daha Henüz sınıflandırılmamış2:267 25:13 25:14 40:10 69:25–27 +6 daha