بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَٱلنَّـٰزِعَـٰتِ غَرۡقًا ١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun (kafirlerin ruhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara,
İlişkiler6 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَٱلنَّـٰشِطَـٰتِ نَشۡطًا ٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun (mü'minlerin ruhlarını) kolaylıkla alanlara,
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış
وَٱلسَّـٰبِحَـٰتِ سَبۡحًا ٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun yüzüp yüzüp gidenlere,
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha فَٱلسَّـٰبِقَـٰتِ سَبۡقًا ٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı kök+1 daha Henüz sınıflandırılmamış
فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرًا ٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nihayet işi çekip çevirenlere (ki, mutlaka tekrar diriltileceksiniz).
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış
يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Aynı konu
قُلُوبٌ يَوۡمَئِذٍ وَاجِفَةٌ ٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacaktır.
أَبۡصَـٰرُهَا خَـٰشِعَةٌ ٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların gözleri (korku ile) inecektir.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِى ٱلۡحَافِرَةِ ١٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisin geriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمًا نَّخِرَةً ١١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?"
İlişkiler21 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış+8 daha قَالُواْ تِلۡكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ ١٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
فَإِنَّمَا هِىَ زَجۡرَةٌ وَٰحِدَةٌ ١٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ١٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
İlişkiler5 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ١٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Musa'nın haberi sana geldi mi?
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha Sayfa 584 Naziat
إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى ١٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:
İlişkiler18 bağlantı · 5 tür
Açıklar
Paralel+4 daha Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ١٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel+1 daha Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ ١٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Paralel+1 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ ١٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Paralel+2 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha فَأَرَىٰهُ ٱلۡـَٔايَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ ٢٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Paralel+2 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ ٢١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel+1 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ ٢٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra sırt dönüp koşarak gitti.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel+1 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ ٢٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Devam eder
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ ٢٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
İlişkiler31 bağlantı · 3 tür
Paralel
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış+13 daha فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ ٢٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةً لِّمَن يَخۡشَىٰٓ ٢٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا ٢٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış
رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا ٢٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا ٢٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ ٣٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا ٣١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا ٣٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha Henüz sınıflandırılmamış+4 daha مَتَـٰعًا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَـٰمِكُمۡ ٣٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ ٣٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ مَا سَعَىٰ ٣٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ ٣٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha فَأَمَّا مَن طَغَىٰ ٣٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا ٣٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
İlişkiler19 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+8 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِىَ ٱلۡمَأۡوَىٰ ٣٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ ٤٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِىَ ٱلۡمَأۡوَىٰ ٤١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا ٤٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış+4 daha فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ ٤٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış+5 daha إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ ٤٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine aittir.
İlişkiler23 bağlantı · 5 tür
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış+5 daha إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا ٤٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha Henüz sınıflandırılmamış+4 daha كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا ٤٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
İlişkiler21 bağlantı · 5 tür
Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha