بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:52 18:28 93:10
Henüz sınıflandırılmamış4:106 6:52 8:62 11:27 33:21 +1 daha أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
İlişkiler5 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış4:106 6:52 33:21 74:22 74:23–24
وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık80:7
Aynı kök20:75–76
Aynı konu9:43
Henüz sınıflandırılmamış4:106 12:103 24:37 28:56 31:4 +2 daha أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:43 47:18 50:45 51:55 87:9
Henüz sınıflandırılmamış4:106 33:21 93:8–10
أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı kök96:7
Aynı konu9:43
Henüz sınıflandırılmamış4:106 33:21 53:29 96:6–7
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:43
Henüz sınıflandırılmamış4:106 33:21
وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Karşıtlık80:3
Aynı konu2:272 9:43 24:54 28:56 51:54
Henüz sınıflandırılmamış4:106 5:99 11:45 33:21
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:43
Henüz sınıflandırılmamış4:106 32:30 33:21 50:8
وَهُوَ يَخۡشَىٰ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:43
Henüz sınıflandırılmamış2:2 4:106 7:93 33:21 87:9–10
فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
İlişkiler5 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış4:106 6:52 33:21 78:40 93:10
كَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةٌ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu56:77–79 76:29 78:39
Henüz sınıflandırılmamış7:2 43:4 52:2 74:55 76:29 +4 daha فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare74:55
Aynı konu56:77–79 73:19 74:54 76:29 78:39 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:256 13:19 18:29 43:4 52:2 +8 daha فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı kök98:2–3
Aynı konu56:77–79 56:77–80 81:19–21 85:21 98:2–3
Henüz sınıflandırılmamış2:2 43:4 52:2 56:77–79 56:78 +2 daha مَّرۡفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةِۭ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı kök98:2–3
Aynı konu56:77–79 56:77–80 85:21 98:2–3 98:2
Henüz sınıflandırılmamış2:2 26:192–195 43:4 52:2 56:78 +2 daha بِأَيۡدِى سَفَرَةٍ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı kök62:5 80:38 98:2–3
Aynı konu56:77–79 56:77–80 81:21 85:21 98:2–3
Henüz sınıflandırılmamış2:2 3:30 18:49 43:4 52:2 +5 daha كِرَامِۭ بَرَرَةٍ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök98:2–3
Aynı konu56:77–79 56:77–80 81:19–21 81:21 85:21 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:2 43:4 52:2 56:78 98:2
قُتِلَ ٱلۡإِنسَـٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
İlişkiler18 bağlantı · 2 tür
Aynı konu18:37 70:19 70:39 100:6
Henüz sınıflandırılmamış6:2 14:34 15:20 16:4 23:15 +9 daha مِنۡ أَىِّ شَىۡءٍ خَلَقَهُۥ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
İlişkiler20 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:4 18:37 23:12–14 70:39 86:6
Henüz sınıflandırılmamış6:2 15:20 16:4 23:15 23:80 +10 daha مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Aynı kök87:3
Aynı konu16:4 18:37 22:5 23:12–16 25:54 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış6:2 15:20 16:4 23:15 23:80 +12 daha ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
İlişkiler25 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:4 18:37 20:50 70:39 76:2–3 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış15:20 16:4 23:15 23:80 29:66 +14 daha ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
İlişkiler18 bağlantı · 2 tür
Aynı konu18:37 70:39 82:4 100:9
Henüz sınıflandırılmamış15:20 16:4 20:55 23:15 23:80 +9 daha ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
İlişkiler19 bağlantı · 2 tür
Aynı konu18:37 70:39 82:4 100:9
Henüz sınıflandırılmamış6:95 7:25 15:20 16:4 20:55 +10 daha كَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı konu18:37 70:39
Henüz sınıflandırılmamış15:20 16:4 23:15 23:80 26:134 +10 daha فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu86:12
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 26:134 29:66 +3 daha أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبًّا ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu36:34 86:12
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 26:134 29:66 +2 daha ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقًّا ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu36:34 86:12
Henüz sınıflandırılmamış15:20 22:5 23:15 23:80 26:134 +3 daha فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبًّا ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:99 36:33 36:34 50:9 86:12
Henüz sınıflandırılmamış13:3–4 15:20 23:15 23:80 26:134 +2 daha وَعِنَبًا وَقَضۡبًا ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu36:34
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 25:49 26:134 +2 daha وَزَيۡتُونًا وَنَخۡلًا ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu36:34
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 26:134 29:66 +1 daha وَحَدَآئِقَ غُلۡبًا ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu27:60–63 36:34
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 26:134 27:60 +2 daha وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu36:34
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 26:134 29:66 +1 daha مَّتَـٰعًا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَـٰمِكُمۡ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm79:33
Aynı ibare79:27–33
Henüz sınıflandırılmamış15:20 23:15 23:80 26:134 29:66 +1 daha فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:111 23:101 79:34
Henüz sınıflandırılmamış16:77 22:1–2 23:15 23:80 23:101 +2 daha يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
İlişkiler23 bağlantı · 3 tür
Paralel23:101
Aynı konu16:111 22:2 23:101 60:3 70:10–14 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:254 16:111 19:95 23:15 23:80 +11 daha وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Paralel23:101
Aynı konu16:111 22:2 23:101 60:3 70:14
Henüz sınıflandırılmamış2:254 16:111 23:15 23:80 23:101 +8 daha وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Paralel23:101
Aynı konu16:111 22:2 23:101 70:14
Henüz sınıflandırılmamış2:254 16:111 23:15 23:80 23:101 +9 daha لِكُلِّ ٱمۡرِئٍ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٍ شَأۡنٌ يُغۡنِيهِ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Paralel23:101
Aynı konu16:111 22:2 70:10 70:14
Henüz sınıflandırılmamış16:111 23:15 23:80 23:101 26:88 +5 daha وُجُوهٌ يَوۡمَئِذٍ مُّسۡفِرَةٌ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı kök80:15
Aynı konu3:106 10:26 22:2 57:12 75:22 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış3:106–107 3:106 3:107 10:26 23:15 +2 daha ضَاحِكَةٌ مُّسۡتَبۡشِرَةٌ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu3:106 10:26 22:2 57:12 76:11 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış3:106 3:107 10:26 23:15 23:80 +3 daha وَوُجُوهٌ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٌ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
İlişkiler18 bağlantı · 5 tür
Açıklar7:46 55:41
Karşıtlık10:26
Paralel75:24
Aynı konu3:106 22:2 68:43 70:44 88:2
Henüz sınıflandırılmamış3:106 10:26 10:27 14:49–51 23:15 +4 daha تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları bir siyahlık bürür.
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Açıklar55:41
Karşıtlık10:26
Paralel75:24
Aynı konu22:2 68:43 70:44 88:2
Henüz sınıflandırılmamış3:106 10:27 23:15 23:80 67:27 +2 daha أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar, kafirlerdir, günaha dalanlardır.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Açıklar55:41
Aynı konu22:2 71:27 88:2
Henüz sınıflandırılmamış10:27 23:15 23:80 54:43 83:7