بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَٱلۡمُرۡسَلَـٰتِ عُرۡفًا ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı kök4:163–165 7:199
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış23:44 51:1 52:1 57:27 79:1 +1 daha فَٱلۡعَـٰصِفَـٰتِ عَصۡفًا ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış3:133 14:18 18:45 51:1 89:5
وَٱلنَّـٰشِرَٰتِ نَشۡرًا ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış3:104 6:19 51:1 89:5
فَٱلۡفَـٰرِقَـٰتِ فَرۡقًا ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış8:29 51:1 89:5
فَٱلۡمُلۡقِيَـٰتِ ذِكۡرًا ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış2:159–162 3:186 5:63 5:79 7:164 +7 daha عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu7:164
Henüz sınıflandırılmamış5:63 5:79 7:164 9:124 11:116 +7 daha إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu51:5–6 75:8
Henüz sınıflandırılmamış51:1 81:2 82:2 89:5
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتۡ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu75:8 81:1 81:2 82:2
Henüz sınıflandırılmamış44:40 81:2 82:2
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتۡ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu69:16 75:8 78:19 82:1 84:1 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış44:40 81:2 82:2
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ نُسِفَتۡ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu18:47 20:105 20:105–107 75:8 81:3
Henüz sınıflandırılmamış20:105–106 27:88 44:40 56:5 56:6 +3 daha وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتۡ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu5:109 7:6 11:104 16:84 16:89 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:143 4:88 44:40 78:2
لِأَىِّ يَوۡمٍ أُجِّلَتۡ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Bu) hangi güne ertelenmiştir?
İlişkiler5 bağlantı · 4 tür
Aynı kök13:2
Aynı ibare52:11
Aynı konu11:104
Henüz sınıflandırılmamış7:187 44:40
لِيَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Devam eder77:38
Aynı kök13:2 42:21
Aynı ibare37:21 44:40 52:11 77:38 78:17
Aynı konu11:104
Henüz sınıflandırılmamış44:40 54:8 78:1–17
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Devam eder77:38
Aynı kök42:21
Aynı ibare52:11 77:38
Henüz sınıflandırılmamış34:26 36:59 44:40 54:8 82:15–19
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler15 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11 77:19 77:24 77:28 77:34 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış6:29 44:35 44:40 52:11 54:8
أَلَمۡ نُهۡلِكِ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz öncekileri helak etmedik mi?
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış22:19 54:8
ثُمَّ نُتۡبِعُهُمُ ٱلۡـَٔاخِرِينَ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu51:59
Henüz sınıflandırılmamış54:8
كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz suçlulara işte böyle yaparız.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış36:59–66 54:8
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11 77:15
Henüz sınıflandırılmamış54:8
Sayfa 581 Mürselat
أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare23:13 32:8 52:11
Aynı konu6:98 22:5 23:12–14 23:14
Henüz sınıflandırılmamış16:4 32:8 40:67 80:19
فَجَعَلۡنَـٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare23:13 23:13–14 52:11
Aynı konu6:98 22:5 23:14 40:67
Henüz sınıflandırılmamış16:4 21:30 32:8
إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعۡلُومٍ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare23:13 52:11
Aynı konu6:98 23:14
Henüz sınıflandırılmamış16:4 22:5 32:8 46:15 95:4
فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَـٰدِرُونَ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Aynı kök54:49 87:3
Aynı ibare52:11
Aynı konu6:98 23:14
Henüz sınıflandırılmamış3:6 16:4 46:15 55:7
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11 77:15
Aynı konu6:98 23:14
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
İlişkiler4 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu6:98
Henüz sınıflandırılmamış2:29 7:25
أَحۡيَآءً وَأَمۡوَٰتًا ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu6:98
Henüz sınıflandırılmamış3:27 10:31 20:55 30:19
وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَـٰمِخَـٰتٍ وَأَسۡقَيۡنَـٰكُم مَّآءً فُرَاتًا ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare41:10 52:11
Aynı konu16:15 31:10 50:7 56:68
Henüz sınıflandırılmamış2:60 13:3 15:19 16:16 21:31 +4 daha وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11 77:15
Henüz sınıflandırılmamış77:50
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare34:42 52:11
Henüz sınıflandırılmamış29:55 55:43
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَـٰثِ شُعَبٍ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu56:43
Henüz sınıflandırılmamış29:55
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغۡنِى مِنَ ٱللَّهَبِ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış29:55 56:42–43 56:43–44
إِنَّهَا تَرۡمِى بِشَرَرٍ كَٱلۡقَصۡرِ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış29:55
كَأَنَّهُۥ جِمَـٰلَتٌ صُفۡرٌ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış7:40 29:55
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11 77:15
Henüz sınıflandırılmamış27:85 29:55 45:24 64:7 77:50
هَـٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, konuşamayacakları gündür.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu27:85 30:57 36:65 40:52 66:7 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış16:84 23:108 27:85 30:57 40:52 +7 daha وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu16:84 45:34–35 55:39 66:7
Henüz sınıflandırılmamış11:105 16:84 23:108 27:85 30:57 +9 daha وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Henüz sınıflandırılmamış16:38 54:8
هَـٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَـٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Devam eder77:13–14
Aynı kök78:17
Aynı ibare37:21 44:40 52:11 77:13 77:14 +1 daha Aynı konu42:7 42:21 52:46 56:49–50
Henüz sınıflandırılmamış7:35–40 39:31 54:8 67:24 70:10–34
فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدٌ فَكِيدُونِ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11
Aynı konu52:46
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare52:11 77:15
Henüz sınıflandırılmamış6:150 77:50
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِى ظِلَـٰلٍ وَعُيُونٍ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11 69:24
Aynı konu4:57 13:35 15:45 51:15 76:14 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:2 3:172 36:56 55:60 76:22 +1 daha وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11 52:22 69:24
Aynı konu51:15 52:22–23 56:20
Henüz sınıflandırılmamış3:172 36:55 36:57 55:60 76:22 +1 daha كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm52:19
Aynı ibare2:187 52:11 52:19 69:24
Aynı konu51:15
Henüz sınıflandırılmamış2:177 3:172 55:60 76:22 88:12
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِى ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:84 52:11 69:24
Aynı konu51:15
Henüz sınıflandırılmamış3:133–136 3:172 12:54 12:100 55:60 +2 daha وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11 69:24 77:15
Aynı konu51:15
Henüz sınıflandırılmamış10:45 45:31–32 77:50
كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ ٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11 69:24
Aynı konu11:116 15:3 39:8 46:20 51:15
Henüz sınıflandırılmamış2:126
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:11 77:15
Aynı konu51:15
Henüz sınıflandırılmamış68:42 77:50
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ ٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, "Rüku edin (namaz kılın)" dendiği zaman rüku etmezler.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:43
Aynı ibare52:11
Aynı konu25:60 51:15 68:42–43 74:41–43
Henüz sınıflandırılmamış3:43 16:49 22:77 68:42 71:13
وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün vay yalanlayanların haline!
İlişkiler5 bağlantı · 4 tür
Devam eder77:50
Aynı ibare52:11 77:15
Aynı konu51:15
Henüz sınıflandırılmamış64:7
فَبِأَىِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ ٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar artık ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Devam eder77:49
Aynı hüküm7:185
Aynı ibare7:185 45:6 52:11
Aynı konu18:6 56:81
Henüz sınıflandırılmamış4:87 10:32 33:38 39:23 52:34 +5 daha