بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
هَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَـٰنِ حِينٌ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ يَكُن شَيۡـًٔا مَّذۡكُورًا ١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha إِنَّا خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ أَمۡشَاجٍ نَّبۡتَلِيهِ فَجَعَلۡنَـٰهُ سَمِيعَۢا بَصِيرًا ٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
İlişkiler40 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha إِنَّا هَدَيۡنَـٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا ٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.
İlişkiler30 bağlantı · 3 tür
Aynı kök
Aynı konu+6 daha Henüz sınıflandırılmamış+13 daha إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَـٰفِرِينَ سَلَـٰسِلَاْ وَأَغۡلَـٰلًا وَسَعِيرًا ٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
İlişkiler18 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış+5 daha إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ يَشۡرَبُونَ مِن كَأۡسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا ٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Açıklar
Devam eder
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
Sayfa 579 İnsan
عَيۡنًا يَشۡرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفۡجِيرًا ٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Devam eder
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha يُوفُونَ بِٱلنَّذۡرِ وَيَخَافُونَ يَوۡمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسۡتَطِيرًا ٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı kök
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış
وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا ٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Karşıtlık
Aynı konu+9 daha Henüz sınıflandırılmamış+5 daha إِنَّمَا نُطۡعِمُكُمۡ لِوَجۡهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمۡ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا ٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Karşıtlık
Aynı konu+9 daha Henüz sınıflandırılmamış+7 daha إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوۡمًا عَبُوسًا قَمۡطَرِيرًا ١٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Karşıtlık
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış+5 daha فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمِ وَلَقَّىٰهُمۡ نَضۡرَةً وَسُرُورًا ١١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.
İlişkiler21 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+10 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُواْ جَنَّةً وَحَرِيرًا ١٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.
İlişkiler18 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış+5 daha مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِۖ لَا يَرَوۡنَ فِيهَا شَمۡسًا وَلَا زَمۡهَرِيرًا ١٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَدَانِيَةً عَلَيۡهِمۡ ظِلَـٰلُهَا وَذُلِّلَتۡ قُطُوفُهَا تَذۡلِيلًا ١٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
İlişkiler15 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+4 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَيُطَافُ عَلَيۡهِم بِـَٔانِيَةٍ مِّن فِضَّةٍ وَأَكۡوَابٍ كَانَتۡ قَوَارِيرَا۠ ١٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+7 daha Henüz sınıflandırılmamış
قَوَارِيرَاْ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقۡدِيرًا ١٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış+4 daha وَيُسۡقَوۡنَ فِيهَا كَأۡسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا ١٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada kendilerine, katkısı zencefil olan içecekle dolu bir kaseden içirilir.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha Henüz sınıflandırılmamış+3 daha عَيۡنًا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلۡسَبِيلًا ١٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada bir pınar ki ona "selsebil" adı verilir.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış
۞ وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤًا مَّنثُورًا ١٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış
وَإِذَا رَأَيۡتَ ثَمَّ رَأَيۡتَ نَعِيمًا وَمُلۡكًا كَبِيرًا ٢٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış+4 daha عَـٰلِيَهُمۡ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضۡرٌ وَإِسۡتَبۡرَقٌۖ وَحُلُّوٓاْ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ شَرَابًا طَهُورًا ٢١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.
İlişkiler18 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+6 daha Henüz sınıflandırılmamış+2 daha إِنَّ هَـٰذَا كَانَ لَكُمۡ جَزَآءً وَكَانَ سَعۡيُكُم مَّشۡكُورًا ٢٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış
إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ تَنزِيلًا ٢٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Açıklar
Aynı konu+1 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha فَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعۡ مِنۡهُمۡ ءَاثِمًا أَوۡ كَفُورًا ٢٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha Henüz sınıflandırılmamış
وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ بُكۡرَةً وَأَصِيلًا ٢٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sabah akşam Rabbinin adını an.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha Sayfa 580 İnsan
وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَٱسۡجُدۡ لَهُۥ وَسَبِّحۡهُ لَيۡلًا طَوِيلًا ٢٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha Henüz sınıflandırılmamış+11 daha إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمۡ يَوۡمًا ثَقِيلًا ٢٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha Henüz sınıflandırılmamış
نَّحۡنُ خَلَقۡنَـٰهُمۡ وَشَدَدۡنَآ أَسۡرَهُمۡۖ وَإِذَا شِئۡنَا بَدَّلۡنَآ أَمۡثَـٰلَهُمۡ تَبۡدِيلًا ٢٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+7 daha Henüz sınıflandırılmamış
إِنَّ هَـٰذِهِۦ تَذۡكِرَةٌۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا ٢٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا ٣٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha يُدۡخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحۡمَتِهِۦۚ وَٱلظَّـٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمۡ عَذَابًا أَلِيمَۢا ٣١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha