İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Müminun

al-Mu`minun · İnananlar · 118 ayet

Müminun
Sayfaya git

Bu sure 342–349. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

23:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

قَدۡ أَفۡلَحَ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mü'minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
23:2

ٱلَّذِينَ هُمۡ فِى صَلَاتِهِمۡ خَـٰشِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

İlişkiler18 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha
23:3

وَٱلَّذِينَ هُمۡ عَنِ ٱللَّغۡوِ مُعۡرِضُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
23:4

وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِلزَّكَوٰةِ فَـٰعِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ki, zekatı öderler.

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
23:5

وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِفُرُوجِهِمۡ حَـٰفِظُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ki, ırzlarını korurlar.

İlişkiler23 bağlantı · 5 tür

İstisna tanır
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha
23:6

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزۡوَٰجِهِمۡ أَوۡ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَـٰنُهُمۡ فَإِنَّهُمۡ غَيۡرُ مَلُومِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

İlişkiler36 bağlantı · 5 tür

İstisna tanır
Aynı hüküm
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+18 daha
23:7

فَمَنِ ٱبۡتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡعَادُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha
23:8

وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمۡ وَعَهۡدِهِمۡ رَٰعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.

İlişkiler30 bağlantı · 6 tür

Karşıtlık
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+9 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha
23:9

وَٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمۡ يُحَافِظُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡوَٰرِثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلۡفِرۡدَوۡسَ هُمۡ فِيهَا خَـٰلِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن سُلَـٰلَةٍ مِّن طِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

İlişkiler40 bağlantı · 4 tür

Açıklar+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

ثُمَّ جَعَلۡنَـٰهُ نُطۡفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.

İlişkiler43 bağlantı · 4 tür

Açıklar+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+10 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

ثُمَّ خَلَقۡنَا ٱلنُّطۡفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقۡنَا ٱلۡعَلَقَةَ مُضۡغَةً فَخَلَقۡنَا ٱلۡمُضۡغَةَ عِظَـٰمًا فَكَسَوۡنَا ٱلۡعِظَـٰمَ لَحۡمًا ثُمَّ أَنشَأۡنَـٰهُ خَلۡقًا ءَاخَرَۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحۡسَنُ ٱلۡخَـٰلِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

İlişkiler64 bağlantı · 5 tür

Açıklar+2 daha
Aynı kök+5 daha
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+19 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

ثُمَّ إِنَّكُم بَعۡدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ثُمَّ إِنَّكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ تُبۡعَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلۡخَلۡقِ غَـٰفِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

Sayfa 343 Müminun

وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءَۢ بِقَدَرٍ فَأَسۡكَنَّـٰهُ فِى ٱلۡأَرۡضِۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابِۭ بِهِۦ لَقَـٰدِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

İlişkiler11 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَنشَأۡنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّـٰتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعۡنَـٰبٍ لَّكُمۡ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنۡهَا تَأۡكُلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَشَجَرَةً تَخۡرُجُ مِن طُورِ سَيۡنَآءَ تَنۢبُتُ بِٱلدُّهۡنِ وَصِبۡغٍ لِّلۡـَٔاكِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَإِنَّ لَكُمۡ فِى ٱلۡأَنۡعَـٰمِ لَعِبۡرَةًۖ نُّسۡقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهَا وَلَكُمۡ فِيهَا مَنَـٰفِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنۡهَا تَأۡكُلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَعَلَيۡهَا وَعَلَى ٱلۡفُلۡكِ تُحۡمَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَقَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَـٰهٍ غَيۡرُهُۥٓۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Allah'a karşı gelmekten hala sakınmaz mısınız?" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı ibare+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَقَالَ ٱلۡمَلَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ مَا هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثۡلُكُمۡ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيۡكُمۡ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَـٰٓئِكَةً مَّا سَمِعۡنَا بِهَـٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

İlişkiler41 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+6 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+16 daha

إِنۡ هُوَ إِلَّا رَجُلُۢ بِهِۦ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُواْ بِهِۦ حَتَّىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz."

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِى بِمَا كَذَّبُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Nuh), "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِ أَنِ ٱصۡنَعِ ٱلۡفُلۡكَ بِأَعۡيُنِنَا وَوَحۡيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُۙ فَٱسۡلُكۡ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوۡجَيۡنِ ٱثۡنَيۡنِ وَأَهۡلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيۡهِ ٱلۡقَوۡلُ مِنۡهُمۡۖ وَلَا تُخَـٰطِبۡنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْۖ إِنَّهُم مُّغۡرَقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nuh'a) dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır."

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

Sayfa 344 Müminun

فَإِذَا ٱسۡتَوَيۡتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلۡفُلۡكِ فَقُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَقُل رَّبِّ أَنزِلۡنِى مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡمُنزِلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın."

İlişkiler18 bağlantı · 5 tür

Aynı kök+2 daha
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبۡتَلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

ثُمَّ أَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قَرۡنًا ءَاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَرۡسَلۡنَا فِيهِمۡ رَسُولًا مِّنۡهُمۡ أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَـٰهٍ غَيۡرُهُۥٓۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَأَتۡرَفۡنَـٰهُمۡ فِى ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا مَا هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثۡلُكُمۡ يَأۡكُلُ مِمَّا تَأۡكُلُونَ مِنۡهُ وَيَشۡرَبُ مِمَّا تَشۡرَبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."

İlişkiler32 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَلَئِنۡ أَطَعۡتُم بَشَرًا مِّثۡلَكُمۡ إِنَّكُمۡ إِذًا لَّخَـٰسِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أَيَعِدُكُمۡ أَنَّكُمۡ إِذَا مِتُّمۡ وَكُنتُمۡ تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَنَّكُم مُّخۡرَجُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"

İlişkiler30 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+3 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

۞ هَيۡهَاتَ هَيۡهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنۡ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنۡيَا نَمُوتُ وَنَحۡيَا وَمَا نَحۡنُ بِمَبۡعُوثِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."

İlişkiler17 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنۡ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحۡنُ لَهُۥ بِمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِى بِمَا كَذَّبُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصۡبِحُنَّ نَـٰدِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ بِٱلۡحَقِّ فَجَعَلۡنَـٰهُمۡ غُثَآءًۚ فَبُعۡدًا لِّلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ثُمَّ أَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قُرُونًا ءَاخَرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 345 Müminun

مَا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةً رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۚ فَأَتۡبَعۡنَا بَعۡضَهُم بَعۡضًا وَجَعَلۡنَـٰهُمۡ أَحَادِيثَۚ فَبُعۡدًا لِّقَوۡمٍ لَّا يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَـٰرُونَ بِـَٔايَـٰتِنَا وَسُلۡطَـٰنٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦ فَٱسۡتَكۡبَرُواْ وَكَانُواْ قَوۡمًا عَالِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَقَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لِبَشَرَيۡنِ مِثۡلِنَا وَقَوۡمُهُمَا لَنَا عَـٰبِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُواْ مِنَ ٱلۡمُهۡلَكِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَـٰبَ لَعَلَّهُمۡ يَهۡتَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَجَعَلۡنَا ٱبۡنَ مَرۡيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةً وَءَاوَيۡنَـٰهُمَآ إِلَىٰ رَبۡوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

İlişkiler15 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُواْ مِنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ وَٱعۡمَلُواْ صَـٰلِحًاۖ إِنِّى بِمَا تَعۡمَلُونَ عَلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَإِنَّ هَـٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمۡ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمۡ فَٱتَّقُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.

İlişkiler32 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

فَتَقَطَّعُوٓاْ أَمۡرَهُم بَيۡنَهُمۡ زُبُرًاۖ كُلُّ حِزۡبِۭ بِمَا لَدَيۡهِمۡ فَرِحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَذَرۡهُمۡ فِى غَمۡرَتِهِمۡ حَتَّىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أَيَحۡسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٍ وَبَنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

نُسَارِعُ لَهُمۡ فِى ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ بَل لَّا يَشۡعُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنۡ خَشۡيَةِ رَبِّهِم مُّشۡفِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمۡ يُؤۡمِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rablerinin ayetlerine inananlar,

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّهِمۡ لَا يُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rablerine ortak koşmayanlar,

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

Sayfa 346 Müminun

وَٱلَّذِينَ يُؤۡتُونَ مَآ ءَاتَواْ وَّقُلُوبُهُمۡ وَجِلَةٌ أَنَّهُمۡ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ رَٰجِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أُوْلَـٰٓئِكَ يُسَـٰرِعُونَ فِى ٱلۡخَيۡرَٰتِ وَهُمۡ لَهَا سَـٰبِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَلَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۖ وَلَدَيۡنَا كِتَـٰبٌ يَنطِقُ بِٱلۡحَقِّۚ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

بَلۡ قُلُوبُهُمۡ فِى غَمۡرَةٍ مِّنۡ هَـٰذَا وَلَهُمۡ أَعۡمَـٰلٌ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمۡ لَهَا عَـٰمِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış

حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذۡنَا مُتۡرَفِيهِم بِٱلۡعَذَابِ إِذَا هُمۡ يَجۡـَٔرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لَا تَجۡـَٔرُواْ ٱلۡيَوۡمَۖ إِنَّكُم مِّنَّا لَا تُنصَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَدۡ كَانَتۡ ءَايَـٰتِى تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَكُنتُمۡ عَلَىٰٓ أَعۡقَـٰبِكُمۡ تَنكِصُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

مُسۡتَكۡبِرِينَ بِهِۦ سَـٰمِرًا تَهۡجُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

أَفَلَمۡ يَدَّبَّرُواْ ٱلۡقَوۡلَ أَمۡ جَآءَهُم مَّا لَمۡ يَأۡتِ ءَابَآءَهُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ لَمۡ يَعۡرِفُواْ رَسُولَهُمۡ فَهُمۡ لَهُۥ مُنكِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkar ediyorlar?

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ يَقُولُونَ بِهِۦ جِنَّةُۢۚ بَلۡ جَآءَهُم بِٱلۡحَقِّ وَأَكۡثَرُهُمۡ لِلۡحَقِّ كَـٰرِهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

وَلَوِ ٱتَّبَعَ ٱلۡحَقُّ أَهۡوَآءَهُمۡ لَفَسَدَتِ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَن فِيهِنَّۚ بَلۡ أَتَيۡنَـٰهُم بِذِكۡرِهِمۡ فَهُمۡ عَن ذِكۡرِهِم مُّعۡرِضُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

أَمۡ تَسۡـَٔلُهُمۡ خَرۡجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيۡرٌۖ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلرَّٰزِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّكَ لَتَدۡعُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسۡتَقِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَـٰكِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 347 Müminun

۞ وَلَوۡ رَحِمۡنَـٰهُمۡ وَكَشَفۡنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّواْ فِى طُغۡيَـٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَلَقَدۡ أَخَذۡنَـٰهُم بِٱلۡعَذَابِ فَمَا ٱسۡتَكَانُواْ لِرَبِّهِمۡ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

İlişkiler6 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمۡ فِيهِ مُبۡلِسُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَـٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۚ قَلِيلًا مَّا تَشۡكُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَهُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sadece O'nun huzurunda toplanacaksınız.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَهُوَ ٱلَّذِى يُحۡىِۦ وَيُمِيتُ وَلَهُ ٱخۡتِلَـٰفُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O'na aittir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Açıklar
Aynı ibare+5 daha
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

بَلۡ قَالُواْ مِثۡلَ مَا قَالَ ٱلۡأَوَّلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır onlar, öncekilerin söyledikleri sözler gibi sözler ettiler.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُوٓاْ أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?"

İlişkiler30 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+4 daha
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

لَقَدۡ وُعِدۡنَا نَحۡنُ وَءَابَآؤُنَا هَـٰذَا مِن قَبۡلُ إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.

İlişkiler22 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+5 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

قُل لِّمَنِ ٱلۡأَرۡضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Yer ve yerde bulunanlar kime aittir?"

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?" de.

İlişkiler22 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ ٱلسَّبۡعِ وَرَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş'ın Rabbi kimdir?"

İlişkiler31 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+4 daha
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ أَفَلَا تَتَّقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

قُلۡ مَنۢ بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىۡءٍ وَهُوَ يُجِيرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيۡهِ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?"

İlişkiler26 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+1 daha
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ فَأَنَّىٰ تُسۡحَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?" de.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

Sayfa 348 Müminun

بَلۡ أَتَيۡنَـٰهُم بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّهُمۡ لَكَـٰذِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.

İlişkiler19 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنۡ إِلَـٰهٍۚ إِذًا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَـٰهِۭ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍۚ سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

عَـٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ فَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشۡرِكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّى مَا يُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma."

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı ibare
Aynı konu

رَبِّ فَلَا تَجۡعَلۡنِى فِى ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma."

İlişkiler3 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمۡ لَقَـٰدِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.

İlişkiler4 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ٱدۡفَعۡ بِٱلَّتِى هِىَ أَحۡسَنُ ٱلسَّيِّئَةَۚ نَحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَصِفُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنۡ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَـٰطِينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım."

İlişkiler15 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحۡضُرُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلۡمَوۡتُ قَالَ رَبِّ ٱرۡجِعُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.

İlişkiler58 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+16 daha
Henüz sınıflandırılmamış+28 daha

لَعَلِّىٓ أَعۡمَلُ صَـٰلِحًا فِيمَا تَرَكۡتُۚ كَلَّآۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَاۖ وَمِن وَرَآئِهِم بَرۡزَخٌ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.

İlişkiler61 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+11 daha
Henüz sınıflandırılmamış+36 daha

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَلَآ أَنسَابَ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَئِذٍ وَلَا يَتَسَآءَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.

İlişkiler67 bağlantı · 5 tür

Karşıtlık
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+15 daha
Henüz sınıflandırılmamış+36 daha

فَمَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

İlişkiler39 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+21 daha

وَمَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ فِى جَهَنَّمَ خَـٰلِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

İlişkiler44 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+26 daha

تَلۡفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمۡ فِيهَا كَـٰلِحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.

İlişkiler40 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+19 daha

Sayfa 349 Müminun

أَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَـٰتِى تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.

İlişkiler44 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+17 daha

قَالُواْ رَبَّنَا غَلَبَتۡ عَلَيۡنَا شِقۡوَتُنَا وَكُنَّا قَوۡمًا ضَآلِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+13 daha

رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡهَا فَإِنۡ عُدۡنَا فَإِنَّا ظَـٰلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."

İlişkiler34 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+15 daha

قَالَ ٱخۡسَـُٔواْ فِيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.

İlişkiler46 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+27 daha

إِنَّهُۥ كَانَ فَرِيقٌ مِّنۡ عِبَادِى يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغۡفِرۡ لَنَا وَٱرۡحَمۡنَا وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلرَّٰحِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَٱتَّخَذۡتُمُوهُمۡ سِخۡرِيًّا حَتَّىٰٓ أَنسَوۡكُمۡ ذِكۡرِى وَكُنتُم مِّنۡهُمۡ تَضۡحَكُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

إِنِّى جَزَيۡتُهُمُ ٱلۡيَوۡمَ بِمَا صَبَرُوٓاْ أَنَّهُمۡ هُمُ ٱلۡفَآئِزُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَـٰلَ كَمۡ لَبِثۡتُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ عَدَدَ سِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٍ فَسۡـَٔلِ ٱلۡعَآدِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَـٰلَ إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلًاۖ لَّوۡ أَنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَفَحَسِبۡتُمۡ أَنَّمَا خَلَقۡنَـٰكُمۡ عَبَثًا وَأَنَّكُمۡ إِلَيۡنَا لَا تُرۡجَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"

İlişkiler21 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

فَتَعَـٰلَى ٱللَّهُ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡحَقُّۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡكَرِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare+4 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَمَن يَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرۡهَـٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَـٰفِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla kurtuluşa eremezler.

İlişkiler26 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare+3 daha
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَقُل رَّبِّ ٱغۡفِرۡ وَٱرۡحَمۡ وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلرَّٰحِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"

İlişkiler4 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış
Sure içi ayet haritası

…