ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةً رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۚ فَأَتۡبَعۡنَا بَعۡضَهُم بَعۡضًا وَجَعَلۡنَـٰهُمۡ أَحَادِيثَۚ فَبُعۡدًا لِّقَوۡمٍ لَّا يُؤۡمِنُونَ ٤٤
ثُمَّ sonra أَرۡسَلۡنَا gönderdik رُسُلَنَا elçilerimizi تَتۡرَاۖ ardı ardına كُلَّ ne zaman مَا Every time EN جَآءَ geldiyse أُمَّةٗ bir ümmete رَّسُولُهَا elçileri كَذَّبُوهُۚ onlar onu yalanladılar فَأَتۡبَعۡنَا biz de onları devirdik بَعۡضَهُم birbiri ardınca بَعۡضٗا birbiri ardınca وَجَعَلۡنَـٰهُمۡ ve hepsini yaptık أَحَادِيثَۚ birer ibret hikayesi فَبُعۡدٗا uzak olsun لِّقَوۡمٖ toplum لَّا inanmayan يُؤۡمِنُونَ they believe EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare20:127 34:19
Aynı konu34:34 35:24 43:23
Henüz sınıflandırılmamış16:36 28:59 35:42 40:78 77:1 89:6