وَإِن كَانَ طَآئِفَةٌ مِّنكُمۡ ءَامَنُواْ بِٱلَّذِىٓ أُرۡسِلۡتُ بِهِۦ وَطَآئِفَةٌ لَّمۡ يُؤۡمِنُواْ فَٱصۡبِرُواْ حَتَّىٰ يَحۡكُمَ ٱللَّهُ بَيۡنَنَاۚ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡحَـٰكِمِينَ ٨٧
وَإِن ve eğer كَانَ ise طَآئِفَةٞ bir kısmı مِّنكُمۡ içinizden ءَامَنُواْ inanmış بِٱلَّذِىٓ kişiye أُرۡسِلۡتُ benimle gönderilen بِهِۦ ona وَطَآئِفَةٞ ve bir kısmı da لَّمۡ inanmamış ise يُؤۡمِنُواْ they believe EN فَٱصۡبِرُواْ sabredin حَتَّىٰ kadar يَحۡكُمَ hükmedinceye ٱللَّهُ Allah EN بَيۡنَنَاۚ aramızda وَهُوَ ve O خَيۡرُ en iyisidir ٱلۡحَـٰكِمِينَ hükmedenlerin
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
İlişkiler17 bağlantı · 7 tür
Açıklar29:36–37
Devam eder11:94
Aynı kök95:8
Paralel26:185 29:36
Aynı ibare10:109 14:13
Aynı konu8:19 42:10
Henüz sınıflandırılmamış11:67 11:84 11:91 11:95 12:80 26:176 26:191 29:36