سَيَقُولُ لَكَ ٱلۡمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ شَغَلَتۡنَآ أَمۡوَٰلُنَا وَأَهۡلُونَا فَٱسۡتَغۡفِرۡ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِأَلۡسِنَتِهِم مَّا لَيۡسَ فِى قُلُوبِهِمۡۚ قُلۡ فَمَن يَمۡلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔا إِنۡ أَرَادَ بِكُمۡ ضَرًّا أَوۡ أَرَادَ بِكُمۡ نَفۡعَۢاۚ بَلۡ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرَۢا ١١
سَيَقُولُ diyecekler ki لَكَ sana ٱلۡمُخَلَّفُونَ geri bırakılanlar مِنَ Araplardan ٱلۡأَعۡرَابِ the Bedouins EN شَغَلَتۡنَآ bizi alıkoydu أَمۡوَٰلُنَا mallarımız وَأَهۡلُونَا ve çocuklarımız فَٱسۡتَغۡفِرۡ mağfiret dile لَنَاۚ bizim için يَقُولُونَ onlar söylüyorlar بِأَلۡسِنَتِهِم dilleriyle مَّا bir şeyi لَيۡسَ olmayan فِى kalblerinde قُلُوبِهِمۡۚ their hearts EN قُلۡ de ki فَمَن kim? يَمۡلِكُ engel olabilir لَكُم sizin için مِّنَ karşı ٱللَّهِ Allah'a شَيۡـًٔا herhangi bir şeyle إِنۡ eğer أَرَادَ istese بِكُمۡ size ضَرًّا bir zarar vermek أَوۡ yahut أَرَادَ istese بِكُمۡ size نَفۡعَۢاۚ bir yarar vermek بَلۡ hayır كَانَ Allah ٱللَّهُ Allah EN بِمَا olduklarınızı تَعۡمَلُونَ yapıyor(lar) خَبِيرَۢا haber almaktadır
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O'na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare3:167 5:41
Aynı konu2:8–20 5:61 6:17 9:97 9:106 10:107 21:42 33:17 35:2
Henüz sınıflandırılmamış4:73 9:87 9:90 9:94 9:118 35:32 39:38 48:15 49:14