أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنۡهُمۡ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّـَٔاتِهِمۡ فِىٓ أَصۡحَـٰبِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَعۡدَ ٱلصِّدۡقِ ٱلَّذِى كَانُواْ يُوعَدُونَ ١٦
أُوْلَـٰٓئِكَ onlar ٱلَّذِينَ öyle kişilerdir ki نَتَقَبَّلُ kabul ederiz عَنۡهُمۡ onlardan أَحۡسَنَ en iyisini مَا yaptıklarının عَمِلُواْ they did EN وَنَتَجَاوَزُ ve geçeriz عَن onların kötülüklerinden سَيِّـَٔاتِهِمۡ their evil deeds EN فِىٓ arasındadırlar أَصۡحَـٰبِ halkı ٱلۡجَنَّةِۖ cennet وَعۡدَ sözdür ٱلصِّدۡقِ doğru ٱلَّذِى olunan كَانُواْ they were EN يُوعَدُونَ kendilerine va'd
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va'ddir.
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare7:44 31:14
Aynı konu9:121 11:42 16:96 18:80 29:7 39:35 39:74
Henüz sınıflandırılmamış4:31 4:125 6:160 9:55 14:23 17:23 24:38 25:70 31:15 47:2 84:8