وَأَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيۡنَـٰهُمۡ فَٱسۡتَحَبُّواْ ٱلۡعَمَىٰ عَلَى ٱلۡهُدَىٰ فَأَخَذَتۡهُمۡ صَـٰعِقَةُ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡهُونِ بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ١٧
وَأَمَّا gelince ثَمُودُ Semud(kavmin)e فَهَدَيۡنَـٰهُمۡ onlara yol gösterdik فَٱسۡتَحَبُّواْ fakat onlar yeğlediler ٱلۡعَمَىٰ körlüğü عَلَى doğru yolu bulmağa ٱلۡهُدَىٰ the guidance EN فَأَخَذَتۡهُمۡ böylece onları yakaladı صَـٰعِقَةُ yıldırımı ٱلۡعَذَابِ azab ٱلۡهُونِ alçaltıcı بِمَا yüzünden كَانُواْ oldukları يَكۡسِبُونَ yapıyor(lar)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Semud kavmine gelince, biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Aynı kök6:50 14:3
Paralel11:61–68 51:43–44 51:43 51:45 54:31
Aynı konu26:150 27:80–81
Henüz sınıflandırılmamış2:16 9:23 11:61 13:13 16:107 26:159 27:45 38:13–15 41:13 51:43–45 51:43 69:5 Tümünü göster (+3)