رَبَّنَا وَأَدۡخِلۡهُمۡ جَنَّـٰتِ عَدۡنٍ ٱلَّتِى وَعَدتَّهُمۡ وَمَن صَلَحَ مِنۡ ءَابَآئِهِمۡ وَأَزۡوَٰجِهِمۡ وَذُرِّيَّـٰتِهِمۡۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٨
رَبَّنَا Rabbimiz وَأَدۡخِلۡهُمۡ ve onları sok جَنَّـٰتِ cennetlerine عَدۡنٍ Adn ٱلَّتِى onlara söz verdiğin وَعَدتَّهُمۡ You have promised them EN وَمَن ve kimseleri صَلَحَ iyi olan مِنۡ babalarından ءَابَآئِهِمۡ their fathers EN وَأَزۡوَٰجِهِمۡ ve eşleri(nden) وَذُرِّيَّـٰتِهِمۡۚ ve çocukları(ndan) إِنَّكَ şüphesiz sen أَنتَ sensin ٱلۡعَزِيزُ üstün olan ٱلۡحَكِيمُ hüküm ve hikmet sahibi olan
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare13:23 18:31 19:61 42:5 61:12
Aynı konu4:64 7:206 14:41 21:19 22:14 43:70 45:30 52:21
Henüz sınıflandırılmamış9:72 16:31 20:76 21:20 35:33 38:50 38:51 43:69–70 53:26 59:10 84:9 98:8