فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤۡمِنُونَ حَتَّىٰ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيۡنَهُمۡ ثُمَّ لَا يَجِدُواْ فِىٓ أَنفُسِهِمۡ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيۡتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسۡلِيمًا ٦٥
فَلَا hayır وَرَبِّكَ Rabin hakkı için لَا olmazlar يُؤۡمِنُونَ inanmış حَتَّىٰ seni hakem yaparak يُحَكِّمُوكَ they make you judge EN فِيمَا işlerde شَجَرَ çekişmeli بَيۡنَهُمۡ aralarında çıkan ثُمَّ sonra da لَا bulunmadan يَجِدُواْ they find EN فِىٓ içlerinde أَنفُسِهِمۡ kendilerinin حَرَجٗا bir burukluk مِّمَّا senin verdiğin hükme قَضَيۡتَ you (have) decided EN وَيُسَلِّمُواْ ve teslim olmadıkça تَسۡلِيمٗا tam bir teslimiyetle
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Aynı kök7:19 17:60 37:146 48:18
Aynı hüküm4:60 5:42 5:48–49 24:51 42:10
Aynı konu2:213 4:61 4:105 5:44–45 5:47 6:114 24:49
Henüz sınıflandırılmamış2:35 4:59 5:43 5:48 10:109 16:43 16:64 18:26 24:48 33:36 33:56