وَلَوۡ أَنَّا كَتَبۡنَا عَلَيۡهِمۡ أَنِ ٱقۡتُلُوٓاْ أَنفُسَكُمۡ أَوِ ٱخۡرُجُواْ مِن دِيَـٰرِكُم مَّا فَعَلُوهُ إِلَّا قَلِيلٌ مِّنۡهُمۡۖ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ فَعَلُواْ مَا يُوعَظُونَ بِهِۦ لَكَانَ خَيۡرًا لَّهُمۡ وَأَشَدَّ تَثۡبِيتًا ٦٦
وَلَوۡ ve eğer أَنَّا biz كَتَبۡنَا yazsaydık عَلَيۡهِمۡ onlara أَنِ öldürün ٱقۡتُلُوٓاْ Kill EN أَنفُسَكُمۡ kendinizi أَوِ ya da ٱخۡرُجُواْ çıkın مِن yurtlarınızdan دِيَـٰرِكُم your homes EN مَّا bunu yapmazlardı فَعَلُوهُ they would have done it EN إِلَّا hariç قَلِيلٞ pek azı مِّنۡهُمۡۖ içlerinden وَلَوۡ eğer أَنَّهُمۡ onlar فَعَلُواْ yapsalardı مَا şeyi يُوعَظُونَ öğütlenen بِهِۦ kendilerine لَكَانَ elbette olurdu خَيۡرٗا daha iyi لَّهُمۡ kendileri için وَأَشَدَّ ve daha sağlam تَثۡبِيتٗا sağlamlıkta
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu24:49 47:20–21 59:11
Henüz sınıflandırılmamış2:54 2:249–250 2:286 47:20 47:21