۞ وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةً مِّنۡهُ نَسِىَ مَا كَانَ يَدۡعُوٓاْ إِلَيۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِيلًاۖ إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَـٰبِ ٱلنَّارِ ٨
۞ وَإِذَا zaman مَسَّ dokunduğu ٱلۡإِنسَـٰنَ insana ضُرّٞ bir zarar دَعَا hemen du'a eder رَبَّهُۥ Rabbine مُنِيبًا içtenlikle yönelerek إِلَيۡهِ O'na ثُمَّ sonra إِذَا zaman خَوَّلَهُۥ ona verdiği نِعۡمَةٗ bir ni'met مِّنۡهُ kendisinden نَسِىَ unutur مَا olduğunu كَانَ he used to call EN يَدۡعُوٓاْ yalvarmakta إِلَيۡهِ O'na مِن önceden قَبۡلُ before EN وَجَعَلَ ve koşar لِلَّهِ Allah'a أَندَادٗا eşler لِّيُضِلَّ saptırmak için عَن O'nun yolundan سَبِيلِهِۦۚ His Path EN قُلۡ de ki تَمَتَّعۡ yaşa بِكُفۡرِكَ küfrünle قَلِيلًاۖ azıcık إِنَّكَ şüphesiz sen مِنۡ halkından(sın) أَصۡحَـٰبِ (the) companions EN ٱلنَّارِ ateş
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
İlişkiler37 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:165
Aynı ibare10:12 14:30 16:53–55 17:67 30:33 39:49 53:38
Aynı konu6:40 10:21–23 11:10 15:3 16:53 16:54 16:55 17:83 29:65–66 31:32 35:15 41:49 Tümünü göster (+4)
Henüz sınıflandırılmamış3:191 4:103 6:64 9:67 17:56 22:11 29:65 29:66 30:34 30:36 41:50 41:51 Tümünü göster (+1)