وَمَا يَسۡتَوِى ٱلۡبَحۡرَانِ هَـٰذَا عَذۡبٌ فُرَاتٌ سَآئِغٌ شَرَابُهُۥ وَهَـٰذَا مِلۡحٌ أُجَاجٌۖ وَمِن كُلٍّ تَأۡكُلُونَ لَحۡمًا طَرِيًّا وَتَسۡتَخۡرِجُونَ حِلۡيَةً تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ١٢
وَمَا ve olmaz يَسۡتَوِى eşit ٱلۡبَحۡرَانِ iki deniz هَـٰذَا şu عَذۡبٞ tatlıdır فُرَاتٞ susuzluğu keser سَآئِغٞ (boğazdan) kayar شَرَابُهُۥ içimi وَهَـٰذَا şu da مِلۡحٌ tuzludur أُجَاجٞۖ acıdır وَمِن ve كُلّٖ hepsinden تَأۡكُلُونَ yersiniz لَحۡمٗا et طَرِيّٗا taze وَتَسۡتَخۡرِجُونَ ve çıkarırsınız حِلۡيَةٗ süs تَلۡبَسُونَهَاۖ takındığınız وَتَرَى ve görürsün ٱلۡفُلۡكَ gemilerin فِيهِ orada مَوَاخِرَ (denizi) yarıp gittiğini لِتَبۡتَغُواْ payınızı aramanız için مِن lutfundan فَضۡلِهِۦ His Bounty EN وَلَعَلَّكُمۡ ve umulur ki تَشۡكُرُونَ şükredersiniz
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar55:22
Aynı ibare16:14 17:66 25:53 40:64 41:47 45:12
Aynı konu5:96 22:65 27:61 31:31 55:19 55:19–20 55:20
Henüz sınıflandırılmamış40:58 40:64 43:12 50:27 55:19–22