وَمَآ ءَاتَيۡتُم مِّن رِّبًا لِّيَرۡبُوَاْ فِىٓ أَمۡوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرۡبُواْ عِندَ ٱللَّهِۖ وَمَآ ءَاتَيۡتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجۡهَ ٱللَّهِ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُضۡعِفُونَ ٣٩
وَمَآ ne ki ءَاتَيۡتُم verdiniz مِّن riba (faiz) رِّبٗا usury EN لِّيَرۡبُوَاْ artması için فِىٓ içinde أَمۡوَٰلِ malları ٱلنَّاسِ insanların فَلَا asla يَرۡبُواْ artmaz عِندَ katında ٱللَّهِۖ Allah EN وَمَآ ama ءَاتَيۡتُم verdiğiniz مِّن zekattan زَكَوٰةٖ zakah EN تُرِيدُونَ isteyerek وَجۡهَ yüzünü (rızasını) ٱللَّهِ Allah'ın فَأُوْلَـٰٓئِكَ işte هُمُ onlar ٱلۡمُضۡعِفُونَ kat kat artıranlardır
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Aynı kök19:31
Aynı hüküm2:275 2:275–276 2:275–280 2:276 3:130 4:161
Aynı konu2:275–276 3:130 9:103 35:40
Henüz sınıflandırılmamış2:43 2:272 2:279 3:129 7:156 16:38 16:75 22:19 30:38 57:11 74:6 76:9 Tümünü göster (+1)