قُلۡ إِن تُخۡفُواْ مَا فِى صُدُورِكُمۡ أَوۡ تُبۡدُوهُ يَعۡلَمۡهُ ٱللَّهُۗ وَيَعۡلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ قَدِيرٌ ٢٩
قُلۡ de ki إِن eğer تُخۡفُواْ gizleseniz مَا olanı فِى göğüslerinizde صُدُورِكُمۡ your breasts EN أَوۡ veya تُبۡدُوهُ açığa vursanız onu يَعۡلَمۡهُ onu bilir ٱللَّهُۗ Allah EN وَيَعۡلَمُ ve bilir مَا olanı فِى göklerde ٱلسَّمَـٰوَٰتِ the heavens EN وَمَا ve olanı فِى yerde ٱلۡأَرۡضِۗ the earth EN وَٱللَّهُ Allah عَلَىٰ her كُلِّ every EN شَىۡءٖ şeye قَدِيرٞ kadirdir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."
İlişkiler22 bağlantı · 2 tür
Aynı konu11:5 40:19
Henüz sınıflandırılmamış2:33 2:284 4:108 5:61 5:99 6:3 13:10 14:38 20:7 21:4 21:110 24:29 Tümünü göster (+8)