مَّا كَانَ ٱللَّهُ لِيَذَرَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ عَلَىٰ مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ ٱلۡخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِۗ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُطۡلِعَكُمۡ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ يَجۡتَبِى مِن رُّسُلِهِۦ مَن يَشَآءُۖ فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦۚ وَإِن تُؤۡمِنُواْ وَتَتَّقُواْ فَلَكُمۡ أَجۡرٌ عَظِيمٌ ١٧٩
مَّا değildir كَانَ is EN ٱللَّهُ Allah EN لِيَذَرَ bırakacak ٱلۡمُؤۡمِنِينَ mü'minleri عَلَىٰ (şu) üzerinde مَآ bulunduğunuz أَنتُمۡ sizin عَلَيۡهِ (hal) üzere حَتَّىٰ kadar يَمِيزَ ayırıncaya ٱلۡخَبِيثَ pis olanı مِنَ temizden ٱلطَّيِّبِۗ the good EN وَمَا ve değildir كَانَ is EN ٱللَّهُ Allah EN لِيُطۡلِعَكُمۡ sizi vâkıf kılacak عَلَى üzerine ٱلۡغَيۡبِ gayb وَلَـٰكِنَّ fakat ٱللَّهَ Allah EN يَجۡتَبِى seçer مِن elçilerinden رُّسُلِهِۦ His Messengers EN مَن kimi يَشَآءُۖ diliyorsa فَـَٔامِنُواْ o halde inanın بِٱللَّهِ Allah'a وَرُسُلِهِۦۚ ve elçilerine وَإِن eğer تُؤۡمِنُواْ inanır وَتَتَّقُواْ ve korunursanız فَلَكُمۡ sizin için vardır أَجۡرٌ bir mükafat عَظِيمٞ büyük
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare7:158 8:37 42:13
Aynı konu3:186 23:55 29:2–3 46:9 72:26–27
Henüz sınıflandırılmamış2:9 3:142 7:139 9:16 12:49 20:135 22:75 27:65 29:2 29:3 31:21 42:51 Tümünü göster (+7)