قَدۡ كَانَ لَكُمۡ ءَايَةٌ فِى فِئَتَيۡنِ ٱلۡتَقَتَاۖ فِئَةٌ تُقَـٰتِلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَأُخۡرَىٰ كَافِرَةٌ يَرَوۡنَهُم مِّثۡلَيۡهِمۡ رَأۡىَ ٱلۡعَيۡنِۚ وَٱللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصۡرِهِۦ مَن يَشَآءُۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةً لِّأُوْلِى ٱلۡأَبۡصَـٰرِ ١٣
قَدۡ muhakak كَانَ sizin için vardır لَكُمۡ for you EN ءَايَةٞ bir ibret فِى şu iki toplulukta فِئَتَيۡنِ (the) two hosts EN ٱلۡتَقَتَاۖ karşılaşan فِئَةٞ bir topluluk تُقَـٰتِلُ çarpışıyordu فِى yolunda سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِ Allah وَأُخۡرَىٰ öteki de كَافِرَةٞ nankördü يَرَوۡنَهُم onları görüyorlardı مِّثۡلَيۡهِمۡ kendilerinin iki katı رَأۡىَ görüşüyle ٱلۡعَيۡنِۚ gözlerinin وَٱللَّهُ Allah يُؤَيِّدُ destekler بِنَصۡرِهِۦ yardımıyle مَن kimseyi يَشَآءُۗ dilediği إِنَّ elbette فِى bunda ذَٰلِكَ that EN لَعِبۡرَةٗ bir ibret vardır لِّأُوْلِى olanlar için ٱلۡأَبۡصَـٰرِ gözleri
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Açıklar3:123 8:44
Paralel8:43–44 8:44
Aynı konu8:12 8:62
Henüz sınıflandırılmamış3:140 4:76 7:119 8:6–10 8:6 8:10 8:65 8:65–66 13:29 22:39