هَـٰٓأَنتُمۡ أُوْلَآءِ تُحِبُّونَهُمۡ وَلَا يُحِبُّونَكُمۡ وَتُؤۡمِنُونَ بِٱلۡكِتَـٰبِ كُلِّهِۦ وَإِذَا لَقُوكُمۡ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوۡاْ عَضُّواْ عَلَيۡكُمُ ٱلۡأَنَامِلَ مِنَ ٱلۡغَيۡظِۚ قُلۡ مُوتُواْ بِغَيۡظِكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ١١٩
هَـٰٓأَنتُمۡ işte siz أُوْلَآءِ öyle kimselersiniz ki تُحِبُّونَهُمۡ onları seversiniz وَلَا halbuki onlar sizi sevmezler يُحِبُّونَكُمۡ they love you EN وَتُؤۡمِنُونَ ve inanırsınız بِٱلۡكِتَـٰبِ Kitabın كُلِّهِۦ hepsine وَإِذَا zaman لَقُوكُمۡ sizinle karşılaştıkları قَالُوٓاْ derler ءَامَنَّا inandık وَإِذَا ve zaman خَلَوۡاْ yalnız kaldıkları عَضُّواْ ısırırlar عَلَيۡكُمُ size karşı ٱلۡأَنَامِلَ parmak uçlarını مِنَ öfkeden ٱلۡغَيۡظِۚ [the] rage EN قُلۡ de ki مُوتُواْ ölün بِغَيۡظِكُمۡۗ öfkenizden إِنَّ şüphesiz ٱللَّهَ Allah EN عَلِيمُۢ bilir بِذَاتِ özünü ٱلصُّدُورِ göğüslerin
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "inandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün!" Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.
İlişkiler23 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:14 2:76 5:41 5:61
Aynı konu3:72 3:72–73 3:149 5:82 9:56 60:1
Henüz sınıflandırılmamış2:8 2:120 3:100 3:118 4:109 9:8 9:67 29:46 40:19 54:43 58:14 58:22 Tümünü göster (+1)