وَأَصۡبَحَ ٱلَّذِينَ تَمَنَّوۡاْ مَكَانَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَقُولُونَ وَيۡكَأَنَّ ٱللَّهَ يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦ وَيَقۡدِرُۖ لَوۡلَآ أَن مَّنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَا لَخَسَفَ بِنَاۖ وَيۡكَأَنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَـٰفِرُونَ ٨٢
وَأَصۡبَحَ ve başladılar ٱلَّذِينَ ve isteyenler تَمَنَّوۡاْ (had) wished EN مَكَانَهُۥ onun yerinde olmayı بِٱلۡأَمۡسِ dün يَقُولُونَ demeğe وَيۡكَأَنَّ vay demek ki ٱللَّهَ Allah EN يَبۡسُطُ bollaştırıyor ٱلرِّزۡقَ rızkı لِمَن kimseye يَشَآءُ dilediği مِنۡ kullarından عِبَادِهِۦ His slaves EN وَيَقۡدِرُۖ ve kısıyor لَوۡلَآ olmasaydı أَن lutfetmesi مَّنَّ Allah had favored EN ٱللَّهُ Allah'ın عَلَيۡنَا bize لَخَسَفَ yere batırırdı بِنَاۖ bizi de وَيۡكَأَنَّهُۥ demekki gerçekten لَا iflah olmaz يُفۡلِحُ will succeed EN ٱلۡكَـٰفِرُونَ kafirler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kafirler iflah olmayacak" demeye başladılar.
İlişkiler24 bağlantı · 7 tür
Açıklar29:39
Aynı kök16:45 17:68 34:9
Paralel19:52 19:53
Aynı ibare13:26 29:62 34:39
Aynı konu19:51 42:27–28 46:20 67:16
Genelleştirir39:49
Henüz sınıflandırılmamış6:46 17:8 17:30 30:37 34:36 39:52 42:12 42:27 53:48 92:8