فَخَسَفۡنَا بِهِۦ وَبِدَارِهِ ٱلۡأَرۡضَ فَمَا كَانَ لَهُۥ مِن فِئَةٍ يَنصُرُونَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُنتَصِرِينَ ٨١
فَخَسَفۡنَا nihayet batırdık بِهِۦ onu وَبِدَارِهِ ve evini barkını ٱلۡأَرۡضَ yere فَمَا olmadı كَانَ was EN لَهُۥ onun مِن hiçbir فِئَةٖ topluluğu يَنصُرُونَهُۥ ona yardım edecek مِن karşı دُونِ besides EN ٱللَّهِ Allah'a وَمَا ve كَانَ değildi مِنَ kendini kurtaranlardan ٱلۡمُنتَصِرِينَ those who (could) defend themselves EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
İlişkiler23 bağlantı · 7 tür
Açıklar16:45 29:39
Aynı kök16:45 34:9
Paralel19:52 19:53
Aynı ibare13:26 18:43 42:46
Aynı konu16:45 17:68 19:51 46:20 67:16 67:20
Genelleştirir39:49
Henüz sınıflandırılmamış6:46 22:45 29:40 30:9 39:50 42:27 92:8